<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>DIL VE ANLATIM</title>
	<atom:link href="http://www.dilveanlatim.com/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.dilveanlatim.com</link>
	<description>DIL VE ANLATIM,TÜRK EDEBİYATI VE İLKÖĞRETİM TÜRKÇE DERSLERİ KAYNAK SİTESİ</description>
	<lastBuildDate>Wed, 07 Jul 2010 13:04:48 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0</generator>
		<item>
		<title>CÜMLE ÇEŞİTLERİ</title>
		<link>http://www.dilveanlatim.com/cumle-cesitleri</link>
		<comments>http://www.dilveanlatim.com/cumle-cesitleri#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 24 May 2010 00:23:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[CÜMLE ÇEŞİTLERİ]]></category>
		<category><![CDATA[YÜKLEMLERİNE GÖRE CÜMLELER]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dilveanlatim.com/cumle-cesitleri</guid>
		<description><![CDATA[Cümleler, kendini oluşturan sözcüklerin anlamlarına, cümlede bulundukları yerlere, türlerine göre değişik özellikler gösterir. İşte bu özelliklere göre cümleler değişik gruplar altında incelenir. A. YÜKLEMLERİNE GÖRE CÜMLELER Buna “yükleminin türüne göre” de denebilir. Çünkü cümleyi yüklemine göre incelerken yüklemi oluşturan sözcüklerin türüne bakılır. 1. Fiil (Eylem) Cümlesi Yüklem durumunda bulunan söz, çekimlenmiş bir fiilse, cümle fiil [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Cümleler, kendini oluşturan sözcüklerin anlamlarına, cümlede bulundukları yerlere, türlerine göre değişik özellikler gösterir. İşte bu özelliklere göre cümleler değişik gruplar altında incelenir.<br />
<a name="more"></a></p>
<p>A. YÜKLEMLERİNE GÖRE CÜMLELER<span id="more-3527"></span></p>
<p>Buna “yükleminin türüne göre” de denebilir. Çünkü cümleyi yüklemine göre incelerken yüklemi oluşturan sözcüklerin türüne bakılır.</p>
<p>1. Fiil (Eylem) Cümlesi</p>
<p>Yüklem durumunda bulunan söz, çekimlenmiş bir fiilse, cümle fiil cümlesidir.</p>
<p>“Salondaki konuşmacıyı dinledi.”</p>
<p>cümlesinde “dinledi” yüklemdir. Bu yüklem “dinlemek” fiilinin bilinen geçmiş zamanda çekimlenmesiyle oluştuğundan, cümle, yüklemine göre fiil cümlesi olur.</p>
<p>“Kardeşim hasta oldu.”</p>
<p>“Bu işi bugün yapabilirim.”</p>
<p>“Geziye gitmekten vazgeçti.”</p>
<p>cümlelerindeki yüklemler de fiil olduğundan bu cümleler eylem cümlesidir.</p>
<p>2. İsim (Ad) Cümlesi</p>
<p>Yüklem çekimli bir fiil değilse, ister isimden ister edattan, isterse fiilimsiden oluşsun isim cümlesi sayılır. Bu cümleleri, adına aldanıp sadece ismin yüklem olduğu cümleler olarak anlamamak gerekir</p>
<p>“Bugün hava güzel.”</p>
<p>cümlesinde yüklem “güzel” sözcüğüdür. Bu sözcük ek eylem alarak yüklem olmuş bir isimdir. Yani fiil değildir. Öyleyse bu cümle isim cümlesidir.</p>
<p>“Onun birçok kitabı var.”</p>
<p>“Bu soru zor değil.”</p>
<p>“Dün akşam deniz kenarındaydık.”</p>
<p>“Bütün öğrenciler okulun bahçesinde.”</p>
<p>“Burası eski bir okuldur.”</p>
<p>B. ÖGE DİZİLİŞİNE GÖRE CÜMLELER</p>
<p>Türkçe&#8217;de cümleyi oluşturan ögeler belli bir mantık dizilişine göre sıralanır. Hatta tamlamayı oluşturan sözcüklerin bile bir sıraya göre dizilmesi gerekir.</p>
<p>Ögelerin sıralanışına göre cümleler iki grupta incelenir.</p>
<p>1. Kurallı Cümle</p>
<p>Yüklemi sonda bulunan, yani ögelerin Türkçe&#8217;nin kurallarına göre sıralandığı cümlelerdir.</p>
<p>“Sanat eseri, halkın sorunlarını anlatır.”</p>
<p>cümlesinde “anlatır” yüklemi sonda bulunduğu için cümle kurallıdır.</p>
<p>“Bu ayakkabılar eskimiş.”</p>
<p>“Bu resim çok güzelmiş.”</p>
<p>“Bu kitabı ben de okudum.”</p>
<p>cümlelerinde yüklemler sonda olduğundan, bu cümleler kurallıdır.</p>
<p>2. Devrik Cümle</p>
<p>Yüklemi sonda bulunmayan cümlelerdir.</p>
<p>“Ayırma gözlerini gözlerimden bu akşam.”</p>
<p>cümlesinde yüklem “ayırma” sözcüğüdür. Diğer bütün ögeler yüklemden sonra geldiğinden bu cümle devriktir.</p>
<p>“Seni almadan gitmeyeceğim buradan.”</p>
<p>“Kuşlar buralara gelmiyor artık.”</p>
<p>“Çayınızı hazırlarım şimdi.”</p>
<p>cümlelerinde yüklemler sonda olmadığından bu cümleler devriktir.</p>
<p>C. ANLAMINA GÖRE CÜMLELER</p>
<p>Her cümlenin bir anlamı vardır. Ancak cümleler bu anlamı değişik yapılarla bildirir. Bazen bir yargıyı haber verir. Bazen anlamı, soruyla bildirir. Bazense bir duyguyu aktararak ifade eder. İşte bu bildirme şekillerine göre cümleyi üç grupta inceliyoruz.</p>
<p>1. Haber Cümlesi</p>
<p>Bir yargıyı olumlu ya da olumsuz biçimde aktaran cümlelerdir.</p>
<p>Bir eylemin yapıldığını, yapılabileceğini, bir varlığın bulunduğunu ifade eden cümleler olumlu, tersini ifade edenler olumsuzdur. Olumlu cümlelerde mantıkça istenen bir durumun bulunması gerekir. Aşağıdaki yüklemleri inceleyerek bunu açıklayalım.</p>
<p>Olumlu</p>
<p>Konuştu</p>
<p>Gelse</p>
<p>Gidiyor</p>
<p>Var</p>
<p>Akıllı</p>
<p>İyi</p>
<p>®</p>
<p>®</p>
<p>®</p>
<p>®</p>
<p>®</p>
<p>®</p>
<p>Olumsuz</p>
<p>Konuşmadı</p>
<p>Gelmese</p>
<p>Gidiyor değil</p>
<p>Yok</p>
<p>Akılsız</p>
<p>İyi değil</p>
<p>Görüldüğü gibi olumlu yüklemler “-ma, -me” olumsuzluk ekiyle “değil”, olumsuzluk edatıyla, “-sız” gibi olumsuz anlam veren eklerle olumsuz hâle getirilebiliyor.</p>
<p>Bazı cümlelerde ise yapıca yukarıdaki olumsuzluklar bulunduğu hâlde cümle anlamca olumlu olabilir. Bu, çoğu kez iki olumsuzluğun bir arada bulunduğu yargılarda görülür. Örneğin;</p>
<p>“Bu kitapları okumamış değilim.”</p>
<p>cümlesinde “okumamış değilim” yükleminde iki olumsuzluk vardır. Bunlar yüklemin “tanıyor” şeklinde olumlu bir yargı vermesini sağlamışlardır.</p>
<p>Bazı cümlelerde ise olumsuzluk, soru yoluyla sağlanır.</p>
<p>“Ben oraya gider miyim hiç?”</p>
<p>cümlesinde yüklem olumlu olduğu hâlde cümlenin anlamı soru yoluyla olumsuz hâle getirilmiştir. “Gitmem” denmek istenmiştir.</p>
<p>Bazı cümlelerde olumsuzluk bağlaçlarla sağlanır.</p>
<p>“Ne sinemaya gitmiş ne tiyatroya.”</p>
<p>cümlesine ne&#8230; ne&#8230;. bağlacı, “gitmemiş” anlamı kazandırmıştır.</p>
<p>“Sanki o benden yüksek not aldı.”</p>
<p>cümlesinde “sanki” bağlacı cümleye olumsuz anlam katmıştır: Almadı.</p>
<p>2. Soru Cümlesi</p>
<p>Cevap almak amacıyla hazırlanan cümlelerdir. Bunlar değişik soru sözcükleriyle sağlanır.</p>
<p>“Soruları çözdünüz mü?</p>
<p>“Bu kitabı kim okudu?”</p>
<p>“Sınavlar ne zaman başlayacak?”</p>
<p>“Okula giderken beni neden beklemediniz?</p>
<p>cümleleri birer soru cümlesidir.</p>
<p>3. Ünlem Cümlesi</p>
<p>Yargıyı bir duygu aktararak ortaya koyan cümlelerdir. Çoğu zaman kızgınlık, sevinme, alınma, heyecan gibi bir duygu aktarır ya da seslenme bildirir.</p>
<p>“Eyvah, kitaplarımı yine evde unuttum!”</p>
<p>“Bu şehir ne kadar da güzelmiş!”</p>
<p>cümleleri ünlem cümlesidir.</p>
<p>Bunların dışında istek cümlesi, şart cümlesi, emir cümlesi, gereklilik cümlesi gibi anlamına göre cümleler de verilmiştir. Ancak bu, cümlenin yapısıyla ilgili olmayan sadece anlama bağlı özelliktir. Eğer bunu göz önüne alırsak, her cümleye bir ad bulmak gerekebilir.</p>
<p>“Plânlı çalışırsan başarıya ulaşırsın.”</p>
<p>cümlesi şart (koşul),</p>
<p>“Hep birlikte sinemaya gidelim.”</p>
<p>cümlesi istek,</p>
<p>“Hemen gidip ödevlerini bitir.”</p>
<p>cümlesi emir,</p>
<p>“Her gün kitap okumalısın.”</p>
<p>cümlesi gereklilik anlamı veren cümlelerdir.</p>
<p>D. YAPILARINA GÖRE CÜMLELER</p>
<p>Her cümle bir yargı bildirir. Ancak bazı cümlelerde birden fazla yargı bildiren unsur bulunur. Bunlar bazen iki ayrı yüklemle, bazen yan cümleciklerle sağlanır. Cümlenin yapısına geçmeden önce yapıyı belirleyen temel ve yan cümleleri görelim.</p>
<p>Temel Cümle</p>
<p>Bir cümlenin yüklemi temel cümledir. Cümlenin bildirmek istediği asıl yargı da bu cümleyle verilir. Diğer ögeler temel cümleyi açıklayan tamamlayıcı ögelerdir. Örneğin;</p>
<p>“Bu çiçeği çok sevdim.”</p>
<p>cümlesinde “sevdim” yüklemi temel öge, diğer ögeler ise onun tamamlayıcısıdır.</p>
<p>Yan Cümle</p>
<p>Tam bir yargı bildirmeyen, temel cümlenin bir ögesi durumunda bulunan ve kendi içinde değişik tamamlayıcı ögeler de alabilen söz öbeğidir.</p>
<p>Yan cümleler iki şekilde yapılabilir: Fiilimsilerle ve çekimli fiillerle.</p>
<p>• Fiilimsilerle yapılanlar:</p>
<p>Cümle içinde temel cümlenin bir ögesi olan ya da bir ögenin tamamlayıcısı olan fiilimsiler yan cümlecik yapar. Örneğin;</p>
<p>“Kitap okuyunca kendimi iyi hissediyorum.”</p>
<p>cümlesinde “hissediyorum” yüklemdir. “Ne zaman hissediyorum?” sorusuna “Kitap okuyunca” cevabı geliyor. Cümlede zarf tümleci olan bu öge “okuyunca” bağ fiili üzerine kuruludur. Görüldüğü gibi fiilimsi, bir öge durumundadır. Öyleyse zarf tümleci bir yan cümleciktir.</p>
<p>“Ödevlerini yapan öğrencilere hediye vereceğim.”</p>
<p>cümlesinde ise “vereceğim” yüklemdir. “Kime vereceğim?” sorusuna “Ödevlerini yapan öğrencilere” dolaylı tümleci cevap verir. Cümlede “yapan” sıfat &#8211; fiilini görüyoruz. Bu söz “öğrenciler” isminin sıfatı durumundadır. Yani dolaylı tümlecin tamamlayıcı ögesidir. Tamamladığı ögeyle birlikte yan cümle yapmış ve dolaylı tümleç görevini üstlenmiştir.</p>
<p>• Çekimli Fiillerle yapılanlar :</p>
<p>Fiilin yüklem olabilmesi için çekimli olması gerektiğini söylemiştik. Ancak her çekimli fiil yüklem olmaz, bazen cümlenin tamamlayıcı ögesi olur. İşte bu durumda, yani çekimli bir fiilin bir öge olduğu durumda, bu fiil yan cümlecik olur. Örneğin;</p>
<p>“Hava soğursa dışarıya çıkamam.”</p>
<p>cümlesinde “çıkamam” yüklemdir; “hava soğursa” zarf tümlecidir. Bu tümleci oluşturan “soğursa” sözcüğü “soğumak” fiilinin geniş zamanının şartıyla çekimlenmiştir. Görüldüğü gibi çekimli bir fiil temel cümlenin ögesi durumundadır ve yan cümlecik oluşturmuştur.</p>
<p>Şimdi cümleleri yapılarına göre inceleyerek konuyu daha da pekiştirelim.</p>
<p>1. Basit Cümle</p>
<p>İçinde yan cümlecik bulunmayan cümlelerdir. Bu cümleler tek bir yargı bildirir.</p>
<p>“Bütün öğrencilerimi çok seviyorum.”</p>
<p>cümlesi basit bir cümledir. Çünkü “seviyorum” yükleminden başka yargı bildiren öge yoktur. Yan cümlecik kullanılmayan bir cümle basit demektir.</p>
<p>“İşe erkenden giderim.”</p>
<p>“Bu yarışı mutlaka kazanacağım.”</p>
<p>“Bizim sınıf çok başarılıdır.”</p>
<p>“Dayımların evi bizimkinden büyük.”</p>
<p>cümleleri yapısına göre basit cümlelerdir.</p>
<p>2. Birleşik Cümle</p>
<p>Tek bir yüklemi olan ve içinde yan cümlecik bulunan cümlelerdir.</p>
<p>Yan cümlenin özelliğine ve yükleme bağlanışına göre değişik gruplara ayrılır.</p>
<p>a. Girişik birleşik cümle : Yan cümleciğin fiilimsi olduğu cümlelerdir.</p>
<p>“Ülkemizin gelişmesi için çalışıyoruz.”</p>
<p>cümlesinde “çalışıyoruz” yüklemdir. Diğer söz öbeği zarf tümlecidir. Bu tümleç içindeki “gelişmesi” isim-fiili yan cümle yapmıştır. Fiilimsi hangi öge içindeyse, görevi o ögeyle özdeştir. Bu cümlede zarf tümleci içinde olduğundan kendisi de zarf tümlecidir.</p>
<p>“Sınavı kazanan öğrencileri tebrik ettik.”</p>
<p>cümlesinde “tebrik ettik” yüklemdir. “Sınavı kazanan öğrencileri” nesnedir. Nesne içindeki “kazanan” sıfat-fiili yan cümlecik yapmış, yan cümleciğin görevi de nesnedir.</p>
<p>“Bu zamana kadar kimse oturarak başarılı olmamıştır.”</p>
<p>cümlesinde “başarılı olmamıştır” yüklem, “oturarak” zarf tümlecidir. “Oturarak” zarf -fiil olduğundan yan cümleciktir.</p>
<p>b. Şart (Koşul) cümlesi : Temel cümleye şart koşan bir yan cümlecikten oluşan cümlelerdir. Yan cümle daima -sa, -se şart kipiyle çekimlenir.</p>
<p>“Öğretmenlerinizi dinlerseniz başarılı olursunuz.”</p>
<p>cümlesinde “başarılı olursunuz” yüklemdir. “Öğretmeninizi dinlerseniz” ögesi ise şart bildiren yan cümleciktir.</p>
<p>“Biraz hızlı giderse otobüse yetişir.”</p>
<p>cümlesinde “yetişir” yüklemdir, “Biraz hızlı giderse” ögesi ise temel cümleye şart koşan bir yan cümleciktir.</p>
<p>3. Sıralı Cümle</p>
<p>En az iki yüklemi bulunan cümlelerdir. Sıralı cümleler birbirine virgülle bağlanır. Örneğin;</p>
<p>“Eve gitti, yatıp uyudu.”</p>
<p>cümlesinde “gitti” ve “uyudu” yüklemleri birbirinin ögesi durumunda bulunmayan ayrı yüklemlerdir ve sıralı cümle oluşturmuşlardır.</p>
<p>“Mart kapıdan baktırır, kazma kürek yaktırır.”</p>
<p>cümlesinde “baktırır” ve “yaktırır” yüklemleri birbirine virgülle bağlanmıştır.</p>
<p>Sıralı cümleler kendi içinde ikiye ayrılır:</p>
<p>a. Bağımlı sıralı cümle : Sıralı cümlelerde yüklemlerin ortak ögesi bulunabilir. Bu tür cümlelere bağımlı sıralı cümle denir. Örneğin;</p>
<p>“Görevliler balonları aldılar, çocuklara dağıttılar.”</p>
<p>cümlesinde “aldılar” birinci cümlenin yüklemidir. “görevliler” özne, “balonları” nesnedir. İkinci cümlenin yüklemi “dağıttılar” dır. Bu cümlenin de öznesi “görevliler”; nesnesi “balonları”dır. Görüldüğü gibi hem “aldılar” hem “dağıttılar” yüklemlerinin özneleri ve nesneleri ortaktır. Bu nedenle cümle bağımlı sıralı cümledir.</p>
<p>b. Bağımsız sıralı cümle : Sıralı cümlede yüklemlerin hiçbir ortak ögesi yoksa cümle “bağımsız sıralı cümle” adını alır.</p>
<p>“Kitap okumayı çok severim, her gün kitap okurum.”</p>
<p>cümlesinde “severim” ve “okurum” yüklemlerinin hiçbir ortak ögesinin olmadığını görüyoruz. Dolayısıyla cümle bağımsız sıralı cümledir.</p>
<p>4. Bağlı Cümle</p>
<p>Birden fazla yüklemi olan cümlelerdir. Sıralı cümlelerden farkı, yüklemlerin birbirine bağlaçlarla bağlanmasıdır.</p>
<p>“İçeri girdi bize selâm verdi.”</p>
<p>cümlesi sıralı cümledir. Çünkü yüklemler birbirine virgülle bağlanmıştır.</p>
<p>“İçeri girdi ve bize selâm verdi.”</p>
<p>cümlesi ise bağlıdır. Çünkü yüklemler birbirine “ve” bağlacı ile bağlanmıştır.</p>
<p>“Hem annemi hem babamı özledim.”</p>
<p>“Kırları çok seviyorum ama kırlara çıkamıyorum.”</p>
<p>“Ne kızı verir ne dünürü küstürür.”</p>
<div class="blogger-post-footer"><script type="text/javascript">// <![CDATA[
google_ad_client = "pub-3333397344182406";
/* 336x280, oluşturulma 01.12.2008 */
google_ad_slot = "7351974886";
google_ad_width = 336;
google_ad_height = 280;
// ]]&gt;</script><br />
<script src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js" type="text/javascript">
</script></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dilveanlatim.com/cumle-cesitleri/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>CÜMLE ANLAMI</title>
		<link>http://www.dilveanlatim.com/cumle-anlami-3</link>
		<comments>http://www.dilveanlatim.com/cumle-anlami-3#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 23 May 2010 20:22:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[CÜMLE ANLAMI]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dilveanlatim.com/cumle-anlami-3</guid>
		<description><![CDATA[Cümle, yargı bildiren sözcük ya da söz öbeğidir. Bir sözün yargı bildirmesi, şahıs ve kip bildirecek biçimde çekimlenmesine bağlıdır. Bu özelliği gösteren tek bir sözcük cümle olabileceği gibi, birbirini tamamlayan birçok sözcük de cümle özelliği gösterebilir. Bu açıdan, &#8220;Çalışıyorum.&#8221; sözcüğü, &#8220;Çalışkanım.&#8221; sözcüğü de cümledir. &#8220;Yarınki sınava hazırlanıyorum.&#8221; da cümledir. Cümle anlamında cümlelerin anlamca eşleştirilmesi, cümle [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Cümle, yargı bildiren sözcük ya da söz öbeğidir.</p>
<p>Bir sözün yargı bildirmesi, şahıs ve kip bildirecek biçimde çekimlenmesine bağlıdır. Bu özelliği gösteren tek bir sözcük cümle olabileceği gibi, birbirini tamamlayan birçok sözcük de cümle özelliği gösterebilir.<a name="more"></a><span id="more-3526"></span></p>
<p>Bu açıdan,</p>
<p>&#8220;Çalışıyorum.&#8221; sözcüğü,</p>
<p>&#8220;Çalışkanım.&#8221; sözcüğü de cümledir.</p>
<p>&#8220;Yarınki sınava hazırlanıyorum.&#8221; da cümledir.</p>
<p>Cümle anlamında cümlelerin anlamca eşleştirilmesi, cümle tamamlama ve cümle oluşturma gibi konular üzerinde duracağız.</p>
<p>Şimdi cümlelerin anlamsal özellikleri üzerinde duralım.</p>
<p>TANIMLAMA</p>
<p>Bir şeyin ne olduğunu anlatan cümleler tanım cümleleridir.</p>
<p>Tanım cümleleri, &#8220;Bu nedir?&#8221; sorusuna cevap verir.</p>
<p>&#8220;İsimlerin özelliğini belirten sözcüklere sıfat denir.&#8221;</p>
<p>cümlesinde tanım yapılmıştır. Bu cümleye sorduğumuz, &#8220;Sıfat nedir?&#8221; sorusuna cevap alabiliyoruz: İsimlerin özelliğini belirten sözcüklerdir.</p>
<p>&#8220;Sıfatlar çekim eklerini almaz.&#8221;</p>
<p>cümlesinde ise tanım yoktur. Çünkü bu cümleye &#8220;Sıfat nedir?&#8221; sorusun yönelttiğimizde cevap alamıyoruz.</p>
<p>ÜSLÛP</p>
<p>Sanatçının dili kullanma biçimi, anlatım şekli üslûbu oluşturur.</p>
<p>Bir eserin cümlelerin uzunluğu, kısalığı; sanatçının sözcük seçimi, sanatlı ya da yalın anlatımı üslûp ile ilgilidir.</p>
<p>&#8220;Yazar, öykülerinde anlattığı yörenin konuşma dilini kullanmayı tercih etmiş.&#8221;</p>
<p>cümlesi üslûpla ilgilidir. Çünkü bu cümlede yazarın öykülerinin dilinden; yani anlatımdan söz edilmiştir. Bu da üslûpla ilgilidir.</p>
<p>&#8220;Sanatçı, bu öyküsünde gerçekleri kısa, yalın cümlelerle dile getirmiş.&#8221;</p>
<p>sözü üslûpla ilgilidir. Çünkü bu cümlede yazarın eseri oluşturuş şeklinden söz edilmiştir. Bu da üslup ile ilgilidir.</p>
<p>KARŞILAŞTIRMA</p>
<p>Bir düşünceyi ya da kavramı daha anlaşılır hâle getirmek için onu başka bir düşünce ya da kavramla herhangi bir yönden değerlendirmeye karşılaştırma denir.</p>
<p>&#8220;Eski İstanbul şimdikine göre daha güzeldi.&#8221;</p>
<p>cümlesinde &#8220;İstanbul&#8221; önceki ve sonraki hâli ile karşılaştırılmıştır.</p>
<p>Karşılaştırma, ortak ya da farklı yönlerden yapılabilir. Örneğin,</p>
<p>&#8220;Selim, derslerde Elif kadar başarılıdır.&#8221;</p>
<p>cümlesinde Selim ve Elif derslerdeki başarıları yönünden karşılaştırılmışlardır.</p>
<p>&#8220;Selim, gezmeyi çok sever, Elif ise kitap okumayı sever.&#8221;</p>
<p>cümlesinde de karşılaştırma vardır. Bu cümlede iki kişi sevdikleri durumlar yönünden karşılaştırılmışlardır.</p>
<p>YORUM</p>
<p>Söyleyenin bir konu ile ilgili düşüncelerine, sözlerine kendi duygu ve görüşlerini kattığı anlatıma yoruma dayalı anlatım denir.</p>
<p>Yorumlar kişinin kendi beğenisini, kendi görüşünü anlattığından özneldir, kişiye özeldir.</p>
<p>&#8220;Evimin balkonundan bakınca Boğaz&#8217;ın muhteşem güzelliği beni mest ediyor.&#8221;</p>
<p>cümlesinde &#8220;muhteşem güzellik&#8221; sözleri kişinin manzarayı beğendiğini bildirir.<br />
Bu manzarayı herkesin beğenmesi gerekmez ve bu muhteşemliğin kanıtlanmasına da gerek yoktur. Çünkü bu, benim Boğaz&#8217;a bakışımın ifadesidir. Benim Boğaz&#8217;ı değerlendirişimdir. O hâlde bu cümlede yorum söz konusudur.</p>
<p>&#8220;Taraftarlar, şampiyonları havaalanında karşıladı.&#8221;</p>
<p>cümlesinde görülenler anlatılmış, şampiyonların gelişi ile ilgili kişi kendi görüşünü belirtmemiştir. Bu nedenle bu cümlede yorum yapılmamıştır.</p>
<p>ÖZNEL VE NESNEL YARGILAR</p>
<p>Kimi yargıların kişiden kişiye değişen bir yanı vardır. Bu yargıların doğruluğu ya da yanlışlığı kanıtlanamaz.</p>
<p>İşte, söyleyenin kendi görüşünü yansıtan bu tür yargılara öznel yargılar denir.</p>
<p>&#8220;En ilgi çekici edebiyat türü öyküdür.&#8221;</p>
<p>cümlesinde beğeni ifadesi, söyleyenin yorumuna bağlıdır ve bu yorum kişiden kişiye değişir. Bu cümledeki yargıyı kanıtlamak mümkün değildir. kimisi romanı, kimisi tiyatroyu ilgi çekici bulabilir.</p>
<p>Kimi yargılar ise kanıtlanabilir bir nitelik taşır. Bu tür yargıların doğruluğu ya da yanlışlığı kişiden kişiye değişmez. Söyleyenin yorumunu içermeyen bu tür yargılara nesnel yargı denir.</p>
<p>&#8220;Yüzüklerin Efendisi filmi gişe rekorları kırdı.&#8221;</p>
<p>cümlesi nesneldir. Çünkü filmin çok izlenip izlenmediği çok rahat kanıtlanabilir.</p>
<p>&#8220;En güzel renk pembedir.&#8221;</p>
<p>&#8220;Bu sanatçının sesine bayılıyorum.&#8221;</p>
<p>&#8220;Bu sanatçının romanlarında insanı büyüleyen bir anlatım var.&#8221;</p>
<p>cümleleri söyleyenin kişisel görüşünü anlatan öznel yargılardır.</p>
<p>&#8220;İstanbul Türkiye&#8217;nin en kalabalık şehridir.&#8221;</p>
<p>&#8220;Sanatçının son kitabı çok sattı.&#8221;</p>
<p>&#8220;Yazar romanlarındaki kahramanları çoğunlukla kadınlardan seçmiş.&#8221;</p>
<p>cümleleri ise kanıtlanabilir bir nitelik taşıyan nesnel yargılardır.</p>
<p>KOŞUL CÜMLESİ</p>
<p>Bir yargının ya da eylemin gerçekleşebilmesi için öne sürülen şartın olduğu cümlelere koşul cümleleri denir.</p>
<p>Bu tür cümlelerde söz konusu yargının gerçekleşmesi bir şarta bağlanmıştır. Bu şart gerçekleşmezse yargı da gerçekleşmez.</p>
<p>&#8220;Biraz düşünürsen nerede yanıldığını anlarsın.&#8221;</p>
<p>cümlesinde &#8220;nerede yanıldığını anlama&#8221;, &#8220;düşünme&#8221; şartına bağlanmıştır.</p>
<p>Bu cümleye göre yargının gerçekleşmesi &#8220;düşünme&#8221; nin gerçekleşmesine bağlıdır. Kişi düşünmezse bu da geçekleşmeyecektir.</p>
<p>&#8220;Çim makinesini yarın vermek üzere aldım.&#8221;</p>
<p>&#8220;Ödevini yaparsan gezmeye gideriz.&#8221;</p>
<p>&#8220;Bu konuyu hepiniz anlayacaksınız, yalnız beni dikkatle dinlemelisiniz.&#8221;</p>
<p>&#8220;Mektubu okuyunca ne demek istediğimi anlarsın.&#8221;</p>
<p>cümlelerinde koşul anlamı vardır.</p>
<p>GEREKÇELİ YARGI</p>
<p>Herhangi bir davranışın, eylemin, isteğin yapılmasını gerekli kılan nedenle verilmesi ile oluşan yargılara gerekçeli yargılar denir.</p>
<p>Gerekçeli anlatıma nedene bağlı anlatım da denir. Bu tür yargılar eyleme sorulan &#8220;niçin&#8221; sorusu ile bulunabilir.</p>
<p>&#8220;Derslerine düzenli çalıştığından sınavda başarılı oldu.&#8221;</p>
<p>&#8220;Uyanamadığından derse geç kalmış.&#8221;</p>
<p>&#8220;Bu akşam toplantıya katılamayacağım, misafirlerim gelecek.&#8221;</p>
<p>&#8220;Bugün pazar olmasaydı bütün mağazalar açık olurdu.&#8221;</p>
<p>cümlelerinde neden &#8211; sonuç ilişkisi vardır.</p>
<p>ÖNERİ</p>
<p>Herhangi bir şeyde görülen eksikliğin nasıl giderilebileceğini bildiren cümlelere öneri denir.</p>
<p>&#8220;Kitabın sonuna yararlanılan kaynaklar eklenirse, okuyucuya daha yararlı olur.&#8221;</p>
<p>cümlesinde kitabın sonunda kaynakların olmaması bir eksiklik olarak görülmüş ve bunun giderilmesi için öneride bulunulmuştur.</p>
<p>&#8220;Plânınızın yeniden gözden geçirmenizin doğru olacağı düşüncesindeyim.&#8221;</p>
<p>&#8220;Günün belli saatlerinde, belli aralıklarla ders çalışırsan daha iyi olur.&#8221;</p>
<p>&#8220;Sanatçı, kişisel konuların yanında toplumsal konulara da yer vermelidir.&#8221;</p>
<p>cümlelerinde öneri söz konusudur.</p>
<p>VARSAYIM</p>
<p>Varsayıma bir olayın gerçek olup olmadığını bilmeden gerçek saymaya varsayım denir.</p>
<p>Bu cümleler &#8220;varsayalım, tut ki, diyelim ki&#8221; sözleri ile oluşturulur.</p>
<p>&#8220;Diyelim ki bu sınavı kazandın.&#8221;</p>
<p>&#8220;Tut ki yüz elli yıl yaşadın.&#8221;</p>
<p>&#8220;Diyelim ki insanlar uzaya şehirler kurdu.&#8221;</p>
<p>cümleleri birer varsayımdır. Burada gerçekleşmeyen bir durum gerçekleşmiş kabul edilip,<br />
o durum üzerinden düşünceler belirtilmiştir.</p>
<p>TAHMİN</p>
<p>Bir kişinin sonucunu bilmediği bir olay ya da durum ile ilgili nasıl sonuçlanacağına dair kendi görüşünü bildirmeye tahmin denir.</p>
<p>&#8220;Geç kaldık, sanırım Selim gitmiştir.&#8221;</p>
<p>cümlesini düşünelim. Burada henüz Selim&#8217;in gidip gitmediği bilinmiyor. Sadece &#8220;gitmesi&#8221; ile ilgili bir tahminde bulunulmuştur.</p>
<p>&#8220;Kardeşim bu soruların hepsini çözer.&#8221;</p>
<p>&#8220;Bizim oralara bahar gelmiştir artık.&#8221;</p>
<p>cümlelerinde de tahmin anlamı vardır.</p>
<p>ATASÖZLERİ</p>
<p>Atasözleri, geniş halk yığınlarının yüzyıllar boyunca geçirdikleri denemelerden ve bunlara dayanan düşüncelerden doğmuş özlü sözlerdir.</p>
<p>Ulusun ortak düşünce, kanış ve tutumunu belirtir, bize yol gösterir atasözleri.</p>
<p>Atasözleri kalıplaşmış sözlerdir.</p>
<p>Her atasözü, belli bir kalıp içinde, belli sözcüklerle söylenmiş olan donmuş bir biçimdir. Sözcükler değiştirilip yerlerine -aynı anlamda da olsa- başka sözcükler konulamayacağı gibi söz diziminin biçimi de bozulamaz. Örneğin,</p>
<p>&#8220;Derdini söylemeyen derman bulamaz.&#8221;</p>
<p>sözündeki &#8220;derman&#8221; yerine &#8220;ilâç&#8221; getirilemez.</p>
<p>&#8220;Çalma elin kapısını, çalarlar kapını.&#8221;</p>
<p>sözü de, sözcüklerin sırası değiştirilerek:</p>
<p>&#8220;Elin kapısını çalma, kapını çalarlar.&#8221;</p>
<p>biçiminde söylenemez.</p>
<p>Atasözleri kısa ve özlüdür; az sözcükle çok şey anlatır:</p>
<p>&#8220;Dikensiz gül olmaz.&#8221;</p>
<p>&#8220;Alet işler, el övünür.&#8221;</p>
<p>&#8220;Taşıma su ile değirmen dönmez.&#8221; gibi.</p>
<p>Atasözleri çoğunlukla mecaz anlamlıdır.</p>
<p>&#8220;Balık baştan kokar.&#8221;</p>
<p>&#8220;Ak akçe kara gün içindir.&#8221;</p>
<p>atasözlerinde olduğu gibi.</p>
<p>Gerçek anlamını koruyan atasözleri de vardır.</p>
<p>&#8220;Son pişmanlık fayda etmez.&#8221;</p>
<p>&#8220;Dost ile ye iç, alış veriş etme.&#8221;</p>
<p>atasözlerinde olduğu gibi.</p>
<p>CÜMLEDE ANLATILMAK İSTENEN</p>
<p>Her yargı belli bir anlamı aktarmak için kurulur. Bu yargıyı aktaran kişinin karşısındakine anlatmak istediği bir anlamı mutlaka vardır. Bu bazen açık olarak verilir, bazen de bir olayın, bir öykünün arkasına gizlenerek verilir. Yani cümlede söylenenle anlatılmak istenen farklı olabilir.</p>
<p>Söylenmek istenen anlam cümlenin ana fikridir diyebiliriz. Bu düşünceyi bulabilmek için cümleye &#8220;Yazar bu cümlede bize ne anlatmak istiyor?&#8221; sorusunu sorabiliriz.</p>
<p>&#8220;Şiire yaşlı bir şair gibi başlamalı, onu genç bir şair gibi devam ettirmeli.&#8221;</p>
<p>Bu cümlede anlatılmak istenen nedir? Burada öncelikle &#8220;yaşlı şair gibi başlama&#8221; ve &#8220;genç şair gibi devam ettirme&#8221; sözlerine açıklık getirmeliyiz. O zaman esas anlatılmak istenen, ortaya çıkacaktır.</p>
<p>&#8220;Yaş&#8221; tecrübenin, &#8220;genç&#8221; de coşkunun, heyecanın sembolüdür. O hâlde şiire başlayan biri tecrübe kazanmalı, deneyimli olmalı, aynı zamanda şiir anlayışını devam ettirecek coşkuya sahip olmalı. Son olarak şunu söyleyebiliriz:</p>
<p>&#8220;Şiirde deneyim ve coşku esastır.&#8221;</p>
<p>YAKIN ANLAMLI CÜMLELER</p>
<p>Anlatılmak istenen bir düşünce değişik biçimlerde ifade edilebilir. Bunu ifade ediş biçimi, içinde bulunulan durum, seslenilen kişi gibi birçok etkene göre değişir.</p>
<p>Söyleyişleri farklı, anlatılmak istenenin aynı olduğu bu tür cümlelere yakın anlamlı cümleler denir.</p>
<p>&#8220;Hiçbir suçlu, kendi yargıçlığından kurtulamaz.&#8221;</p>
<p>cümlesini biz aynı anlamı koruyacak şekilde farklı sözcüklerle oluşturabiliriz:</p>
<p>“Suçlular yaşamları boyunca kendilerini yargılar.”</p>
<p>“Suç işleyen her insan bu suçu başkaları bilmese de bu suçun vicdanındaki baskısından kurtulamaz.”</p>
<p>CÜMLE TAMAMLAMA</p>
<p>Cümle yargı bildiren söz ya da söz öbeğidir. Bir yargının tam olabilmesi için verilmek istenen düşünceyi tam aktarması gerekir. Bunun için de yargı yardımcı unsurlarla zenginleştirilip tamamlanır.</p>
<p>&#8220;Bu durumu ona anlatıncaya kadar&#8230;&#8221; cümlesi aşağıdakilerden hangi sözle tamamlanırsa, anlatılanların güçlükle kabul ettirildiği anlamı oluşur?</p>
<p>Burada yapacağımız, cümleyi düşünmek ve cümleyi hangi sözlerle tamamlarsak istenen anlamı oluşturacağımızı ortaya çıkarmaktır.</p>
<p>Cümlede bir durumun zor kabul ettirilmesi anlamı olacağına göre, bu cümle &#8220;akla karayı seçtim&#8221; sözleri ile tamamlanabilir. Çünkü bu sözler, cümleye &#8220;bir şeyin güçlükle kabul ettirilmesi&#8221; anlamı katmaktadır.</p>
<p>CÜMLENİN KONUSU</p>
<p>Bir yazının olduğu gibi cümlenin de konusu vardır. Cümlenin genelinde üzerinde durulan duygu ya da düşünceler o cümlenin konusunu oluşturur.</p>
<p>“Bu cümlede neyden söz ediliyor?” sorusu, bize o cümlenin konusunu verecektir.</p>
<p>Çocuğa ana dilini, bir işçi elindeki âlet gibi nasıl kullanıldığını ilk öğreten, ona bu dilin türlü hünerlerini; kıvraklığını, zenginliğini, inceliğini ilk öğreten masaldır.</p>
<p>Bu cümlenin genelinde “masal” ın ana dil eğitimindeki yerinden söz edilmektedir. O hâlde bu cümlenin konusu “masalın dil öğrenimine katkısı”dır.</p>
<p>Küçüklükte öğrenilen taş üzerine yazı yazmaya, yaşlılıkta öğrenilen ise su üzerine yazı yazmaya benzer.</p>
<p>Konu: Eğitimin yaşı</p>
<p>İnsan yedisinde ne ise yetmişinde de odur.</p>
<p>Konu: Alışkanlık.</p>
<div class="blogger-post-footer"><script type="text/javascript">// <![CDATA[
google_ad_client = "pub-3333397344182406";
/* 336x280, oluşturulma 01.12.2008 */
google_ad_slot = "7351974886";
google_ad_width = 336;
google_ad_height = 280;
// ]]&gt;</script><br />
<script src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js" type="text/javascript">
</script></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dilveanlatim.com/cumle-anlami-3/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ANLATIM BOZUKLUKLARI</title>
		<link>http://www.dilveanlatim.com/anlatim-bozukluklari-5</link>
		<comments>http://www.dilveanlatim.com/anlatim-bozukluklari-5#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 23 May 2010 20:21:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[ANLATIM BOZUKLUKLARI]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dilveanlatim.com/anlatim-bozukluklari-5</guid>
		<description><![CDATA[ANLATIM BOZUKLUKLARI Her cümle belli bir düşünceyi, duyguyu aktarmak için kurulur. Bu cümlenin, ifade edeceği anlamı açık ve anlaşılır bir biçimde ortaya koyması gerekir. Ayrıca cümle mümkün olduğunca gereksiz unsurlardan arındırılmış olmalıdır bu cümle. İşte bu özelliği göstermeyen cümleler, anlatım bakımından bozuktur. 1. Gereksiz Sözcüklerin Kullanılması Cümlede gereksiz sözcük kullanılması anlatım bozukluğuna yol açar. Bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>ANLATIM BOZUKLUKLARI</p>
<p>Her cümle belli bir düşünceyi, duyguyu aktarmak için kurulur. Bu cümlenin, ifade edeceği anlamı açık ve anlaşılır bir biçimde ortaya koyması gerekir. Ayrıca cümle mümkün olduğunca gereksiz unsurlardan arındırılmış olmalıdır bu cümle. İşte bu özelliği göstermeyen cümleler, anlatım bakımından bozuktur.<br />
<a name="more"></a><span id="more-3525"></span></p>
<p>1. Gereksiz Sözcüklerin Kullanılması</p>
<p>Cümlede gereksiz sözcük kullanılması anlatım bozukluğuna yol açar. Bir cümlede gereksiz sözcük bulunduğunu anlamak için, sözcük cümleden çıkarılır. Bu durumda cümlenin anlam ve anlatımında bir bozulma oluyorsa o sözcük gerekli, olmuyorsa gereksizdir.</p>
<p>“Satıcı burnu havada, kendini beğenmiş biri.”</p>
<p>cümlesinde “burnu havada” sözünün verdiği anlamla “kendini beğenmiş” sözünün verdiği anlam aynıdır. Öyleyse bu cümlede bu iki sözden biri gereksizdir. Cümleden çıkarılmalıdır.</p>
<p>“Yaklaşık beş yıl kadar bu Edirne&#8217;de oturduk.”</p>
<p>cümlesindeki “yaklaşık” sözcüğü ile “kadar” sözcüğü cümleye aynı anlamı katmıştır. Bu nedenle bu iki sözcükte biri cümleden çıkarılarak anlatım bozukluğu giderilmelidir.</p>
<p>Bir cümlenin anlamı içinde bulunan başka bir sözü cümlede kullanmak da gereksiz sözcük kullanımına girer. Cümlede böyle bir sözcük varsa, o cümle de anlatım bakımından bozuktur.</p>
<p>“Dışarı çıkmak istediğini kulağıma alçak sesle fısıldadı.”</p>
<p>cümlesindeki “fısıldadı” sözcüğü zaten “alçak sesle” yapılan bir eylemdir. Bu nedenle ayrıca bir “alçak sesle” sözüne gerek yoktur. Bu nedenle bu söz cümleden çıkarılarak anlatım bozukluğu giderilmelidir.</p>
<p>“Eve arkadaşı ile birlikte geldi.”</p>
<p>cümlesindeki ile edatı cümleye birliktelik anlamı kattığı için ayrıca bir birlikte sözcüğüne gerek yoktur. Bu nedenle bu sözcük cümleden çıkarılarak anlatım bozukluğu giderilmelidir.</p>
<p>2. Sözcüklerin Yanlış Anlamda Kullanılması</p>
<p>Bazen sözcükleri yanlış şekilde başka bir anlama gelen bir sözcüğü o anlamının dışında kullanırız. Bu tür kullanımlar cümlenin anlamını etkiler.</p>
<p>“Futbolcu, attığı muhteşem golle takımının galip gelmesine neden oldu.”</p>
<p>cümlesindeki “neden olmak” eylemi daima olumsuz anlamlar verecek biçimde kullanılır. Oysa maçın kazanılması olumlu bir durumdur. Öyleyse “neden oldu” sözü bu cümlede yanlış kullanılmıştır. Bunun yerine cümle “&#8230;gelmesini sağladı.” şeklinde bitirilebilir.</p>
<p>“Tanımadıkları bir ortama gelen kişiler ilk başlarda çekimser olur.”</p>
<p>cümlesindeki “çekimser” sözcüğü yanlış anlamda kullanılmıştır. Bu sözcük görüş bildirmekten çekinmek anlamındadır. Oysa cümlede verilmek istenen anlam “ürkek, sıkılgan”dır. Öyleyse bu cümlede “çekingen” sözcüğü kullanılmalıdır.</p>
<p>3. Deyim Yanlışlığı</p>
<p>Bir cümlede deyimin yanlış yerde kullanılması da cümlenin anlamını bozar.</p>
<p>“Başarılı çalışmalarıyla kısa sürede yöneticilerinin gözüne batmayı bilmişti.”</p>
<p>cümlesinde “göze batmak” deyimi yanlış kullanılmıştır. Çünkü bu deyim “başkalarının çekemeyeceği bir yüksekliğe erişmek veya görünüşüyle başkalarını tedirgin etmek” anlamındadır. Yani olumsuz durumları anlatmakta kullanılır. Oysa cümlede, kişinin olumlu bir özelliği anlatılmaktadır. Öyleyse cümlede “çalışkanlığı, becerikliliği ile büyüğünün sevgi ve güvenini kazanmak” anlamına gelen “gözüne girmek” deyimi kullanılmalıydı.</p>
<p>4. Sözcüklerin Yanlış Yerde Kullanılması</p>
<p>Bazen sözcük doğrudur ancak cümlede bulunduğu yer doğru değildir. Bu durum cümlenin anlamını bozar.</p>
<p>“Yeni durağa varmıştım ki otobüs geldi.”</p>
<p>cümlesinde “yeni” sözünün yeri anlatımda bozukluğa yol açmıştır. Çünkü burada söylenmek istenen, durağın yeniliği değil, durağa varmanın yeni, henüz yapıldığıdır. Cümlenin doğrusu:</p>
<p>“Durağa yeni varmıştım ki otobüs geldi.”</p>
<p>şeklinde olmalıdır.</p>
<p>5. Anlamca Çelişen Sözcüklerin Kullanılması</p>
<p>Anlamca çelişen sözcüklerin aynı cümlede kullanılması anlatım bozukluğuna yol açar.</p>
<p>“Şüphesiz Türkiye geleceğin süper bir ülkesi olabilir.”</p>
<p>cümlesindeki “şüphesiz” kelimesi kesinlik anlamında olmasına rağmen; “olabilir” sözcüğü olasılık, ihtimal anlamındadır. Bu nedenle ülkemiz hakkındaki kişinin görüşünde bir çelişki ortaya çıkmaktadır. Bu iki sözcükten biri cümleden çıkarılarak anlatım bzoukluğu giderilebilir.</p>
<p>6. Tümleç Eksiklikleri</p>
<p>Cümlede, kullanılması gereken bir ögenin bulunmaması, anlatım bozukluğuna yol açar. Bu, daha çok ortak kullanılan ögelerde görülür. Çünkü Türkçe’de her fiil, ögeleri aynı eklerle kendine bağlamaz.</p>
<p>“Türkçe öğretmeninin yanına gitti, bir soru sordu.”</p>
<p>cümlesindeki ögeleri inceleyelim: “gitti” ve “sordu” yüklemdir. Giden ve soran kişi yani “o” gizli öznedir. Yani “o” ögesi her iki yüklemin ortak ögesidir. Bu ortak ögeyi yüklemlerle kullanalım. “Türkçe öğretmeninin yanına gitti.” doğrudur; ancak “Türkçe öğretmeninin yanına soru sordu.” denemez, “Türkçe öğretmenine soru sordu veya ona soru sordu.” olmalı. Yani ikinci cümleye bir dolaylı tümleç gerekmektedir.</p>
<p>“Bebeğe sevgiyle baktı, sevdi.”</p>
<p>cümlesinde nesne eksikliğinden kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır. Bu bozukluk ikinci cümleye “onu” sözcüğü getirilerek giderilir:</p>
<p>“Bebeğe sevgiyle baktı, onu sevdi.”</p>
<p>Sıralı isim cümlelerinde ekfiilin kullanılması da bazen bozukluğa yol açar.</p>
<p>“Kardeşimin boyu uzun, kilosu fazla değildi.”</p>
<p>cümlesinde iki yargı vardır: Kardeşimin boyunun uzun olduğu, aynı zamanda kilosunun fazla olmadığı, yani kilosunun az olduğu. Oysa cümlede “uzun” sözcüğü yüklem gibi kullanılmadığından “değildi” edatına bağlanıyor ve böylece çocuğun uzun boylu olmadığı anlamı çıkıyor. Bunu düzeltmek için “uzun” sözcüğü “uzundu” şekline getirilmelidir.</p>
<p>7. Özne &#8211; Yüklem Uyumsuzluğu</p>
<p>Türkçe&#8217;de bazı özneler olumlu, bazıları olumsuz anlamlar verir. Buna göre yüklemlerin de olumlu, olumsuz çekimlenmesi gerekir.</p>
<p>“Kimse gelmemiş, maça gitmiş.”</p>
<p>cümlesinde “gelmemiş” olanlar ile “gitmiş” olanlar aynı ancak “kimse” olumsuz bir öznedir ve yüklemi daima olumsuz çekimlenir. Oysa “gitmiş” olumlu bir çekimdir. Yani ikinci cümle özneyle uyum sağlamamıştır. Buna “hepsi” şeklinde bir özne getirilmelidir.</p>
<p>Cümlede öznenin ifade ettiği şahıslarla yüklemin bildirdiği şahıs arasında bir uyum olmalıdır.</p>
<p>“Bu soruyu ancak ben ve sen çözebiliriz.”<br />
(biz)</p>
<p>“Ödülü sadece ben ve sınıf arkadaşım kazanmıştık.”<br />
(biz)</p>
<p>“Sen ve kardeşin hangi okulda okuyorsunuz?”<br />
(siz)</p>
<p>“Sen hatta hepiniz bana yardım edin.”<br />
(siz)</p>
<p>“Sen ve arkadaşların beni iyi dinleyin.”<br />
(siz)</p>
<p>“Kardeşim ve annem okula gitti.”<br />
(onlar)</p>
<p>cümleleri buna örnektir.</p>
<p>Öznenin insan ya da başka varlıklar olması da yüklemin tekil veya çoğulluğunu etkiler. Eğer özne bitkiler, hayvanlar, cansız varlıklar ya da soyut kavramlarsa, yüklem daima tekil olur. İnsanlar çoğul özne olduğunda ise yüklem tekil veya çoğul olabilir.</p>
<p>“Kuşlar ağaçlarda ötüyorlar.”</p>
<p>değil,</p>
<p>“Kuşlar ağaçlarda ötüyor.”</p>
<p>olmalı.</p>
<p>“Korkular üzerine gidildikçe azalırlar.”</p>
<p>değil “azalır.” olacak.</p>
<p>“Öğrenciler öğretmeni dinliyor.”</p>
<p>şeklinde de doğrudur, “dinliyorlar.” şeklinde de.</p>
<p>Türkçe&#8217;de sıfatlar çoğul anlam verirse isimler çoğul eki almaz. Bu özellik genellikle belgisiz sıfatlarda görülür.</p>
<p>“Birçok insanlar bu kitabı beğendi.”</p>
<p>cümlesinde “birçok” sıfatı çoğul bir anlam verdiği hâlde “insanlar” sözü de çoğul eki almıştır. Cümleden çoğul eki çıkarılmalıdır.</p>
<div class="blogger-post-footer"><script type="text/javascript">// <![CDATA[
google_ad_client = "pub-3333397344182406";
/* 336x280, oluşturulma 01.12.2008 */
google_ad_slot = "7351974886";
google_ad_width = 336;
google_ad_height = 280;
// ]]&gt;</script><br />
<script src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js" type="text/javascript">
</script></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dilveanlatim.com/anlatim-bozukluklari-5/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>GENEL EDEBİYAT BİLGİLERİ</title>
		<link>http://www.dilveanlatim.com/genel-edebiyat-bilgileri</link>
		<comments>http://www.dilveanlatim.com/genel-edebiyat-bilgileri#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 23 May 2010 20:14:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[edebiyat bilgileri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dilveanlatim.com/genel-edebiyat-bilgileri</guid>
		<description><![CDATA[EDEBİYAT BİLGİLERİ Bu konuyla nesir ve şiir bilgisini inceleyeceğiz. I. NESİR (DÜZ YAZI) BİLGİSİ Cümleler hâlinde ortaya konan sözlerin belli kalıplar içinde sıkıştırılmadığı anlatım türleri olup bunlara kompozisyon türü de denir. Kompozisyon türleri yazılı ve sözlü olmak üzere ikiye ayrılır. A. YAZILI KOMPOZİSYON TÜRLERİ 1. Roman İnsanların başlarından geçen veya geçmesi mümkün görülen olayların yer [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>EDEBİYAT BİLGİLERİ</p>
<p>Bu konuyla nesir ve şiir bilgisini inceleyeceğiz.</p>
<p><a name="more"></a></p>
<p>I. NESİR (DÜZ YAZI) BİLGİSİ</p>
<p>Cümleler hâlinde ortaya konan sözlerin belli kalıplar içinde sıkıştırılmadığı anlatım türleri olup bunlara kompozisyon türü de denir. Kompozisyon türleri yazılı ve sözlü olmak üzere ikiye ayrılır.<span id="more-3524"></span></p>
<p>A. YAZILI KOMPOZİSYON TÜRLERİ</p>
<p>1. Roman</p>
<p>İnsanların başlarından geçen veya geçmesi mümkün görülen olayların yer ve zaman belirterek bütün ayrıntılarıyla ele alınan uzun yazılara denir.</p>
<p>Romanın ögeleri olay, kişi, çevre ve fikirdir. Bir romanda temel unsur “kişi”dir.</p>
<p>2. Hikâye</p>
<p>İnsanları duygulandırmak ve heyecanlandırmak için onların başlarından geçmiş veya geçebilecek olayları sanatlı bir dille ve kısa biçimde anlatan yazılara denir.</p>
<p>Hikâyenin ögeleri olay, zaman ve çevre olmakla birlikte temel unsur “olay”dır.</p>
<p>3. Masal</p>
<p>Halkın hayal gücünden doğan gerçek dışı ve olağanüstü olaylarla süslü hikâyelere denir.</p>
<p>Hayal ürünü, gerçek dışı ve olağanüstü olayları anlatır. Zaman ve çevrenin belirsiz olduğu masallarda evrensel konular işlenir ve kahramanlar insanüstü nitelikler taşır. Eğiticilik esastır.</p>
<p>4. Makale</p>
<p>Herhangi bir konuda bilgi vermek, bir konuyu veya düşünceyi açıklamak ya da ispatlamak amacıyla yazılan fikir yazılarına denir.</p>
<p>Makalede temel unsur “fikir”dir. Gazete veya dergilerde yayınlanır.</p>
<p>5. Fıkra</p>
<p>Günlük olayları özel bir görüş ve düşünceye bağlayarak yorumlayan ciddî veya nükteli fikir yazılarına denir.</p>
<p>Gazete yazıları olan fıkralarda serbestçe seçilmiş güncel konular, sohbet havasında, ispatlamaya kalkmadan fakat bir sonuca ulaşılarak işlenir.</p>
<p>6. Sohbet (Söyleşi)</p>
<p>Bir konunun fazla derinleştirilmeden, okuyucuyla konuşuyormuş gibi bir anlatımla yazarın kişisel duygu ve düşüncelerini dile getirdiği fikir yazılarıdır.</p>
<p>Herkesi ilgilendiren güncel konuları, okuyucuyla konuşuyormuş gibi, sıcak ve samimi bir üslûpla işleyen gazete yazılarıdır.</p>
<p>7. Deneme</p>
<p>Herhangi bir konu üzerinde, kesin yargılara varmadan, özel görüş ve düşüncelerin kanıtlamaya kalkmadan, serbestçe ortaya konulduğu fikir yazılarıdır.</p>
<p>Bir birikime sahip olan yazar, düşüncelerini kendi kendisiyle konuşuyormuş gibi yazar. Temel unsur “düşünce”dir.</p>
<p>8. Eleştri (Tenkit)</p>
<p>Herhangi bir sanat eseri veya sanatçı üzerinde olumlu veya olumsuz görüşlerin ortaya konulduğu, bunların değerleri hakkındaki düşüncelerin belirtildiği, kısacası bir yargıya varıldığı yazılara denir. Tarafsız olunmalıdır.</p>
<p>9. Gezi (Seyahat) Yazısı</p>
<p>Gezilip görülen yerlerle ilgili bilgi, gözlem ve anıları yansıtan yazılara denir.</p>
<p>Gezilen yerlerdeki insanların yaşamı, gelenek görenekleri, o yörenin tarihî, coğrafî ve ekonomik özellikleri anlatır. Gerçeklere dayanmalıdır.</p>
<p>10. Anı (Hatıra)</p>
<p>Bir kimsenin kendisinin yaşadığı ya da tanık olduğu olayları sanat değeri taşıyan bir üslûpla anlattığı yazılardır.</p>
<p>11. Günlük</p>
<p>Ne gün yazıldığını hatırlamak için tarih atılan, çoğu zaman her günün sonunda olup bitenin sıcağı sıcağına anlatıldığı, olaylarla ilgili yorumlar değerlendirmeler yapıldığı yazılardır.</p>
<p>Yazılan defterlere “günlük” veya “günce” denir.</p>
<p>Günlük günü gününe yaşarken, anı ise yaşadıktan sonra akılda kaldığıyla yazılır.</p>
<p>12. Biyografi</p>
<p>Bir kimsenin özellikle insanlığa çeşitli yararları dokunmuş ünlü kişilerin hayatlarını anlatan yazılara denir.</p>
<p>Biyografilerde kişinin yaşadığı dönem, çevresi, hayat şartları, eserleri, düşünce yapısı, kişiliği ve yaptığı işler tarafsız ve gerçeklere dayanarak kronolojik bir sıraya (tarih sırası) göre işlenir.</p>
<p>13. Mektup</p>
<p>Genel anlamda mektup, birbirinden uzakta bulunan kişilerin duygu, düşünce, istek, dilek ve olayları duyurmada başvurdukları bir yazıdan oluşan haberleşme aracıdır.</p>
<p>Herhangi bir düşüncenin, görüşün veya bir tezin savunulması halka duyurulması amacıyla gazete ve dergilerde yayınlanan edebî metkuplar da vardır.</p>
<p>14. Tiyatro</p>
<p>Hayatta yaşanmış ve yaşanması mümkün olayları sahnede canlandırmak için yazılan eserlere denir.</p>
<p>Diğer yazı türlerinden farkı somut olmasıdır.</p>
<p>15. Fabl</p>
<p>İnsan dışındaki bitki, hayvan gibi canlı varlıklara ve eşya gibi cansız varlıklara insan kişiliği vererek, onları konuşturarak başlarından geçen olayları bir ibret dersi verecek biçimde anlatan yazılara denir.</p>
<p>B. SÖZLÜ KOMPOZİSYON TÜRLERİ</p>
<p>1. Konferans</p>
<p>Bir konuya açıklık kazandırmak veya bir konuda bilgi vermek amacıyla bilim, sanat ve fikir adamlarınca salonlarda dinleyicilere karşı yapılan öğretici, hazırlıklı konuşmalara denir.</p>
<p>2. Açık oturum</p>
<p>Toplumun tümünü yakından ilgilendiren bir konunun, belirli bir sürede bir başkanın yönetiminde, yetkili kişilerce, sırayla, çeşitli yönlerden tartışılmasına ve incelenmesine denir.</p>
<p>3. Panel ve Forum</p>
<p>Bir konunun karara varmaktan çok, çeşitli yönlerden aydınlatılması için, küçük bir topluluk önünde bir sohbet havası içinde tartışılmasına “panel” denir. Panel sonunda tartışma dinleyelere de geçerse tartışma “forum” hâlini alır.</p>
<p>4. Sempozyum</p>
<p>Bir konu üzerinde değişik kişiler tarafından belirli bir sürede yapılan seri konuşmalara denir.</p>
<p>5. Nutuk (Söylev)</p>
<p>Bir topluluğa heyecan vermek veya belirli bir düşünceyi aşılamak için yapılan konuşmalara denir. Diğer bir adı da “hitabet”tir.</p>
<p>II. NAZIM (ŞİİR) BİLGİSİ</p>
<p>Duygu, düşünce ve istekleri ölçülü, ahenkli bir biçimde iletmeyi amaçlayan anlatım yoludur.</p>
<p>A. ŞİİRİN UNSURLARI</p>
<p>1. Vezin (Ölçü)</p>
<p>Sözün birtakım bölümlere ayrılarak her bölümünün hece sayısında ya da hem sayı hem de hecelerin açıklık kapalılık, uzunluk kısalık yönünden denkliğidir. İki tür vezin (ölçü) vardır. Bir de ölçüsüz şiirler vardır. Bunlara serbest tarzdaki şiirler de diyoruz.</p>
<p>a. Hece ölçüsü : Dizelerdeki hece sayısının denkliğine dayanan ölçü türüdür. Parmak hesabı da denen bu ölçü, Türklerin ulusal ölçüsüdür. Bu ölçünün esası hece sayısındaki denklik olup bu sayısal denklik o dizenin kalıbını da verir.</p>
<p>*</p>
<p>Kalıp, şiirin bütün mısralarında kullanılan ortak ölçüdür.<br />
*</p>
<p>Bu sayısal denkliğin söyleyişte tek düzeliğe yol açmaması için her kalıp iki ya da daha fazla bölümlere ayrılarak okunur. Bu bölümlere durak denir.</p>
<p>Mert da ya nır, na mert ka çar</p>
<p>1     2   3   4     5     6     7   8</p>
<p>Mey dan güm bür güm bür le nir</p>
<p>1    2    3    4    5     6    7  8</p>
<p>Şah lar şa hı di van a çar</p>
<p>1    2   3   4  5   6   7   8</p>
<p>Di van güm bür güm bür le nir</p>
<p>1    2     3     4     5     6   7   8</p>
<p>Yukarıdaki dörtlüğü oluşturan her bir mısradaki heceler sayıldığında mısraların 8’er heceden oluştuğu görülmektedir. Bu mısralar okunurken her 4 heceden sonra bir nefes almak için durulur. Bu bölümlere de durak denir. Dörtlükteki duraklar bölüm (/) işareti ile gösterilmiştir.</p>
<p>Durak, sözcükler bölünerek yapılmaz, sözcüklerden sonra yapılır. Yukarıdaki dörtlük 4 + 4 = 8 heceden oluşan bir hece kalıbıyla yazılmıştır. Altıncı heceden sonra durak yapılmıştır.</p>
<p>Hece ölçüsünde bu kalıbın dışında 7’li, 8’li &#8230; gibi başka kalıplar da kullanılır.</p>
<p>b. Aruz ölçüsü : Hecelerin uzunluk ve kısalık değerlerine göre çeşitli ses kalıplarından oluşan bir tür şiir ölçüsüdür. Araplar bulmuştur.</p>
<p>Bu konuyu lisede göreceğinizden burada ayrıntılara girmeyeceğiz.</p>
<p>c. Serbest tarz : Aslında bu bir ölçü çeşidi değildir. Şiirlerde hece ölçüsünün dikkate alınmaması ile serbest tarz karşımıza çıkmaktadır.</p>
<p>Düşün bir kere çiçek içindesin</p>
<p>Bir kız alıp göğsüne takmış</p>
<p>Düşün bir kere meyve vermişsin</p>
<p>Çocuklar üstüne çıkmış</p>
<p>Yukarıdaki dörtlüğün birinci dizesi 11, ikinci dizesi 9, üçüncü dizesi 10, dördüncü dizesi ise 8 heceden oluşmuştur. Dolayısıyla belli bir hece kalıbıyla yazılmamıştır. Aruz kalıbıyla da yazılmadığına göre bu dörtlük serbest yazılmıştır. Yani ölçüsü yoktur.</p>
<p>2. Redif</p>
<p>Şiirlerdeki dizelerin sonunda bulunan, anlamları ve görevleri aynı olan eklerin, kelime veya kelime gruplarının tekrarına denir. Kafiyede ses birliği varken, redifte görev ve anlam birliği vardır.</p>
<p>Evcilik oynardın telli duvaklı</p>
<p>Ben uzaktan seyrederdim, meraklı</p>
<p>Yıldızlardan inme bir gül yanaklı,</p>
<p>Seni bekliyorum o gün bugündür.</p>
<p>Bu dörtlükteki mısraların sonunda yer alan “duvaklı”, kelimelerinde bulunan “-lı” sesi isimden isim yapma eki olduğundan yani görev ve anlamları aynı olduğundan rediftir. Bu kelimelerdeki “-ak” sesleri görev ve anlamları aynı olmayan fakat ses birliği bulunan unsurlar olduğu için kendi aralarında “kafiye” oluşturur.</p>
<p>3. Kafiye (Uyak)</p>
<p>En az iki dize sonundaki kelime ve eklerde bulunan ses benzerliğidir. Kafiyeyi oluşturan unsurların yazılışları ve okunuşları aynı, anlamları ve görevleri ise farklıdır.</p>
<p>Ölüm akla gelmez insan sevince</p>
<p>Sonunu düşünmez inceden ince</p>
<p>Ne gündüzün gündüz ne gecen gece</p>
<p>Seni bekliyorum, o gün bugündür</p>
<p>Dörtlükte “sevince, ince ve gece” sözcüklerindeki “-ce” sesleri kafiyeyi oluşturmaktadır.</p>
<p>B. KAFİYE TÜRLERİ</p>
<p>Kafiyeyi oluşturan seslerin sayısına göre kafiye türleri dörde ayrılır:</p>
<p>1. Yarım Kafiye</p>
<p>Mısra sonlarındaki tek ses benzerliğine dayanan kafiye türüdür.</p>
<p>Çiçek açar dal verir</p>
<p>Kimi uzar, birbirine el verir</p>
<p>Kimi meyve verir kimi gül verir</p>
<p>Ağaç üstünde dillenir kuşlar</p>
<p>Dörtlükte bulunan “verir” sözcükleri rediftir. Dörtlükteki “dal, el ve gül” sözcükleridindeki “-l” sesleri ise yarım kafiyeyi oluşturur.</p>
<p>2. Tam Kafiye</p>
<p>Mısra sonlarındaki iki ses benzerliğine dayanan kafiye türüdür.</p>
<p>Kalbimiz çırpınır yurdu andıkça</p>
<p>Gözlerde zaferin nuru yandıkça</p>
<p>Üstünde bu bayrak dalgalandıkça</p>
<p>Gönlümüz rahattır toprak altında</p>
<p>Bu dörtlükte bulunan “andıkça, yandıkça ve dalgalandıkça” sözcüklerindeki “-dıkça” ekleri zarf fiil ekidir. Yani görev ve anlamları ayrı olduğundan rediftir. Bu sözcüklerdeki “-an” sesleri ise sadece ses benzerliğinden oluştuğu için tam kafiyedir.</p>
<p>3. Zengin Kafiye</p>
<p>Mısra sonlarındaki ikiden fazla ses benzerliğinden oluşan kafiye türüdür.</p>
<p>Yıllarca gurbetle çektiği çile</p>
<p>Canlanır yeniden gelerek dile</p>
<p>Aksini arayan birkaç ah ile</p>
<p>Göğsü boşalırken gözleri dalar</p>
<p>Dörtlükte bulunan “çile, dile ve ile” kelimelerindeki “-ile” sesleri (üç harften oluşmuş) zengin kafiyeyi oluşturmuştur.</p>
<p>4. Cinaslı Kafiye</p>
<p>Mısralardaki anlamları ayrı, fakat yazılışı ve okunuşları aynı olan (sesteş) iki sözün mısra sonunda kullanılmasına cinaslı kafiye denir.</p>
<p>Dönülmez akşamın ufkundayız vakit çok geç</p>
<p>Bu son fasıldır ey ömrüm nasıl geçersen geç</p>
<p>Beyitte birinci “geç” kelimesi “zaman, vaktin ileri olması” anlamında ikinci “geç” kelimesi ise “sürmesi, devam etmesi” anlamında kullanılmış farklı iki sözcüktür. “Yazıma” sözcükleri yazılış ve okunuşları aynı; fakat anlam ve görevleri farklı olduğu için cinaslı kafiyeyi oluşturmuştur.</p>
<p>C. KAFİYE ÖRGÜSÜ (DÜZENİ)</p>
<p>Bir mısranın hangi mısra ile kafiyeli olduğunun gösterilmesine kafiye düzeni denir. Kafiye düzeninde her mısra bir çizgiyle, kafiyeler de harflerle gösterilir. Üçe ayrılır.</p>
<p>1. Düz Kafiye</p>
<p>Birinci mısra ile ikinci mısranın, üçüncü mısra ile de dördüncü mısranın birbirleriyle kafiyeli olmasıdır. aabb şeklinde gösterilir.</p>
<p>Kandilli yüzerken uykularda</p>
<p>Mehtabı sürekledik sularda</p>
<p>Bir yolcu parıldayan gümüşten</p>
<p>Gittik bahs açmadık dönüşten</p>
<p>2. Çapraz Kafiye</p>
<p>Birinci mısra ile üçüncü mısranın, ikinci mısra ile de dördüncü mısranın birbirleriyle kafiyeli olmasıdır. abab şeklinde gösterilir.</p>
<p>Gurbet o kadar acı</p>
<p>Ki ne varsa içimde</p>
<p>Hepsi bana yabancı</p>
<p>Hepsi başka biçimde</p>
<p>3. Sarma Kafiye</p>
<p>Birinci mısra ile dördüncü mısranın, ikinci mısra ile üçüncü mısranın birbirleriyle kafiyeli olmasıdır. abba şeklinde gösterilir.</p>
<p>Her şey yerli yerinde bir dolap uzaklarda</p>
<p>Uzakda bir ruh gibi gıcırdıyor durmadan</p>
<p>Bir şeyler hatırlıyor belki maceramızdan</p>
<p>Kuru güz yaprakları uçuşuyor rüzgârda</p>
<p>Bunların dışında a a x a şeklinde oluşan “mani” kafiye şekliyle, a a a b şeklinde oluşan “koşma” kafiye şekli de vardır.</p>
<p>D. ŞİİR TÜRLERİ</p>
<p>Konularına göre şiirler beşe ayrılır.</p>
<p>1. Lirik Şiir</p>
<p>İçten gelen heyecanları coşkulu bir dille anlatan duygusal şiir türüdür.</p>
<p>Bu nasıl ayrılık, bu nasıl veda</p>
<p>Gözlerin kal diyor, dudakların git</p>
<p>Bakışın anahtar gözlerin kilit</p>
<p>Ellerin aç diyor, dudakların git</p>
<p>dörtlüğü lirik bir şiirdir.</p>
<p>2. Epik Şiir</p>
<p>Savaş, kahramanlık ve yiğitlik gibi konuları coşkulu bir anlatımla işleyen şiirlere denir.</p>
<p>Dadaloğlu’m yarın kavga kurulur</p>
<p>Öter tüfek davlumbazlar vurulur</p>
<p>Nice koç yiğitler yere serilir</p>
<p>Ölen ölür kalan sağlar bizimdir</p>
<p>dörtlüğü epik şiirdir.</p>
<p>3. Didaktik Şiir</p>
<p>Belli bir düşünceyi aşılamak ya da belli bir konuda öğüt, bilgi vermek, ahlâkî bir ders çıkarmak amacıyla öğretici nitelikte yazılan duygu yönü zayıf şiir türüdür.</p>
<p>İlim, kula açılmış bir kucaktır;</p>
<p>Aydınlıktır, meşaledir, ocaktır.</p>
<p>İlmin yüzü samimidir, sıcaktır;</p>
<p>Cehaletin yüzü soğuk, buz oğul</p>
<p>dörtlüğü konusuna göre didaktik şiirdir.</p>
<p>4. Pastoral Şiir</p>
<p>Doğa güzelliklerini, orman, yayla, dağ, köy ve çoban yaşamını ve bunlara duyulan özlemleri anlatan şiir türüdür.</p>
<p>Sarı, yeşil, mavi renk renk</p>
<p>Çiçekler açmış ovada</p>
<p>Kelebekler benek benek</p>
<p>Dolaşıyorlar orada</p>
<p>dörtlüğü konusuna göre pastoral şiirdir.</p>
<p>5. Satirik Şiir</p>
<p>Toplum hayatındaki aksayan yönleri, düzensizlikleri, insanın değişik konulardaki eksikliklerini ve hatalarını eleştiren şiir türüdür.</p>
<p>Bir vakte erdi ki bizim günümüz</p>
<p>Yiğit belli değil, mert belli değil</p>
<p>Herkes yarasına derman arıyor</p>
<p>Deva belli değil, dert belli değil</p>
<p>dörtlüğü konusuna göre satirik şiirdir.</p>
<p>E. EDEBİ SANATLAR</p>
<p>Anlatıma güzellik ve çekicilik katmak amacıyla kullanılan sanatlardır. Şiirlerin iyi anlaşılabilmesi için söz sanatlarının bilinmesi gerekir.</p>
<p>Benzetme</p>
<p>Aralarında çeşitli yönlerden iki bulunan iki şeyden benzerlik bakımından güçsüz olanı, nitelikçe daha üstün olana benzetmektir.</p>
<p>“Aslan      gibi    güçlü    askerlerimiz var.”</p>
<p>Benzeyen   Ben.     Ben.       Benzeyen<br />
edatı    yönü</p>
<p>Bu örnekte olduğu gibi benzetmenin dört unsuru vardır.</p>
<p>*</p>
<p>Benzeyen : Benzetmenin temel unsurudur. Yukarıdaki örnekte “askerler” benzeyendir. Niteledikçe zayıf olandır.<br />
*</p>
<p>Benzetilen : Benzetmenin diğer temel unsurudur, Yukarıdaki örnekte “asla” benzetilendir. Nitelikçe güçlü olandır.<br />
*</p>
<p>Benzetme yönü : Benzeyenle benzetilen arasındaki ilişkidir. Yukarıdaki örnekte arslan ile askerler arasındaki “güçlülük” ilişkisi kurulmuş.<br />
*</p>
<p>Benzetme edatı : Benzetmelerde kullanılan “kadar ve gibi” edatıdır.</p>
<p>Kişileştirme</p>
<p>İnsan dışındaki varlıklara, insan özelliği vermeye denir.</p>
<p>Karnın yardım kazmayınan belinen</p>
<p>Yüzün yırttım tırnağınan elinen</p>
<p>Yine beni karşıladı gülünen</p>
<p>Benim sadık yarim topraktır.</p>
<p>Bu dörtlükte “toprak” kişileştirilmiştir.</p>
<p>“Dağlar uyuyor, günün yorgunluğunu atıyor.”</p>
<p>cümlesinde “dağlar” kişileştirilmiştir.</p>
<p>Konuşturma</p>
<p>İnsan dışındaki varlıkları konuşturma sanatıdır. İntak olan yerde doğal olarak teşhis vardır.</p>
<p>Çilek der ki vişneye git</p>
<p>Tatlı ekşiliği sonsuz</p>
<p>Başka bir ülkedir sanki</p>
<p>Vişne benim en sevdiğim</p>
<p>Bu dörtlükte “çilek” konuşturulmuştur.</p>
<p>Gurbet bile benden bıktı: “Düş yakamdan artık.” dedi.</p>
<p>Bu cümlede de gurbet konuşturulmuştur.</p>
<div class="blogger-post-footer"><script type="text/javascript">// <![CDATA[
google_ad_client = "pub-3333397344182406";
/* 336x280, oluşturulma 01.12.2008 */
google_ad_slot = "7351974886";
google_ad_width = 336;
google_ad_height = 280;
// ]]&gt;</script><br />
<script src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js" type="text/javascript">
</script></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dilveanlatim.com/genel-edebiyat-bilgileri/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ANLATIM BİÇİMLERİ ve DÜŞÜNCEYİ GELİŞTİRME YOLLARI</title>
		<link>http://www.dilveanlatim.com/anlatim-bicimleri-ve-dusunceyi-gelistirme-yollari</link>
		<comments>http://www.dilveanlatim.com/anlatim-bicimleri-ve-dusunceyi-gelistirme-yollari#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 19 May 2010 11:07:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dilveanlatim.com/anlatim-bicimleri-ve-dusunceyi-gelistirme-yollari</guid>
		<description><![CDATA[Çeşitli amaçlara yönelik olarak gerçekleştirilen anlatımın etkileyici olması için çeşitli yöntemlere başvurulur.İşte,anlatımı gerçekleştirirken başvurulan bu yöntemlere Anlatım biçimleri diyoruz. Anlatım biçimlerini şöyle sıralayabiliriz: 1)Açıklayıcı Anlatım, 2)Öyküleyici Anlatım (Hikaye Etme) 3)Betimleyici Anlatım (Tasvir Etme) 4)Tartışmacı Anlatım A)AÇIKLAYICI ANLATIM: Herhangi bir konu hakkında bilgiler vermek,bir şeyler öğretmek amacına yönelik anlatım biçimidir. ÖRNEK:Memduh Şevket Esendal öykülerini sade ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Çeşitli amaçlara yönelik olarak gerçekleştirilen anlatımın etkileyici olması için çeşitli yöntemlere başvurulur.İşte,anlatımı gerçekleştirirken başvurulan bu yöntemlere Anlatım biçimleri diyoruz.</p>
<p>Anlatım biçimlerini şöyle sıralayabiliriz:<br />
<a name="more"></a><span id="more-3523"></span></p>
<p>1)Açıklayıcı Anlatım,</p>
<p>2)Öyküleyici Anlatım (Hikaye Etme)</p>
<p>3)Betimleyici Anlatım (Tasvir Etme)</p>
<p>4)Tartışmacı Anlatım</p>
<p>A)AÇIKLAYICI  ANLATIM:</p>
<p>Herhangi bir konu hakkında bilgiler vermek,bir şeyler öğretmek amacına yönelik anlatım biçimidir.</p>
<p>ÖRNEK:Memduh Şevket Esendal öykülerini sade ve temiz bir Türkçe�le yazmış,öykücülükte Çehov tarzını benimsemiştir.Onun öykülerini okuyanlar eserin içinde kendilerini,çevrelerini ve hayatta karşılaştıkları kişileri bulur gibi olurlar.Esendal,günlük hayatı iyimser bir hava içinde verir.Öykülerindeki olaylar son derece basittir.</p>
<p>B)TARTIŞMACI ANLATIM:</p>
<p>Okuyucuyu veya dinleyiciyi istenilen davranış ve düşünce biçimine yöneltmek amacıyla başvurulan bir anlatım biçimidir.Bu anlatım biçimiyle okuyucunun sahip olduğu düşüncenin</p>
<p>değiştirilmesi amaçlanır.Yani amaç düşünce ve konularda değişiklik yapmaktır.</p>
<p>ÖRNEK:Edebiyat metninin dili günlük iletişim dilinden bütün bütüne ayrıymış gibi görülegelmiştir bizde.İstiareli, aktarmalı, doğallıktan uzak bir dil olarak düşünülmüştür hep.Edebiyat sözcüğü;süslü püslü, özentili, abartmalı ve boş sözler yığını gibi bir anlam kazanmıştır bu yüzden.Bunu da,edebiyat dilini günlük dilden apayrı gören bir anlayışa bağlayabiliriz.Oysa edebiyat dili günlük dilden tümüyle kopuk bir dil değildir.Gündelik dilin güzel, duygusal bir doku içinde yeniden düzenlenimidir bir bakıma.</p>
<p>C)ÖYKÜLEYİCİ ANLATIM:</p>
<p>Bu anlatımda amaç;olayı okuyucunun gözü önünde canlandırmak,anlatmak istenileni bir olay içerisinde vermektir.Öyküleyici anlatımda olaylar oluş haline uygun olarak bir dizi halinde verilirse birbirine bağlanır.Öyküleme, tasarlanan ya da yaşanan bir olayın anlatımıdır.Roman, hikaye ve masalların anlatımı öyküleyici anlatım biçimindedir.</p>
<p>ÖRNEK:Ağır adamlarla kahveye girdi Hasan.Olanları düşündü bir süre.Otursam mı oturmasam mı diye bir tereddüt geçirdi.Sonra oturdu bir köşeye isteksiz.Babadan kalma tütün tabakasını çıkardı,kalınca bir sigara sardı.Öyle dalmıştı ki masasına konan çay bardağının sesi bile dikkatini çekmemişti.</p>
<p>D)BETİMLEYİCİ ANLATIM (TASVİR ETME):</p>
<p>Betimleme en yalın biçimiyle sözcüklerle resim çizme işidir.Varlıkların niteliklerini,bu varlıkların duyularımız üzerinde uyandırdıkları izlenimleri belirtmektir.Betimleme nesnelerin, varlıkların, belirgin özelliklerini tanıtıp göz önünde canlandırmaktır.Bu anlatımda okuyucunun çeşitli duyularına seslenilerek anlatılan varlıkla ilgili izlenim kazanılması amaçlanır.Bu amacın gerçekleşmesi için titiz bir gözlem gerekir.Gözlem sırasında ayırt edici özelliklerin anlatılmasına özen gösterilir.</p>
<p>ÖRNEK:Eski bir taş köprü geçildikten sonra fakir mahallelere giriliyor ve sefalet,bütün dehşeti ve çirkinliğiyle başlıyordu.Ortalarından akan çirkin sularında yarı çıplak çocuklarla çamurdan köpekler, eğri büğrü sokaklar� Tezekten, çamurdan yapılmış yarı yarıya toprağa gömülmüş penceresiz kulübeler�/span&gt;</p>
<p>DÜŞÜNCEYİ GELİŞTİRME YOLLARI</p>
<p>Bir yazıda ileriye sürülen görüş ve düşüncenin inandırıcılığını sağlamak amacıyla yazar çeşitli yollara başvurur.Düşünceyi geliştirmek için başvurulan yöntemler şunlardır:</p>
<p>1)TANIMLAMA:</p>
<p>Bir kavrama ya da olayın belirgin özellikleriyle tanıtılmasına tanımlama denir.Tanım kısaca �edir� sorusuna verilen cevaptır.</p>
<p>ÖRNEK:İnsan vücudunun en küçük yapı taşına hücre denir.(Nesnel)</p>
<p>*Yiğitlik, kahramanlık, savaş temalarını işleyen şiirlere epik şiir denir.(Nesnel)</p>
<p>*Yaşam, güçlükleri yenebilme sanatıdır.(Öznel)</p>
<p>*Toros dağlarının etekleri Akdeniz�en başlar.(Değil)</p>
<p>2)ÖRNEKLENDİRME:</p>
<p>İleriye sürülen soyut düşüncenin somutlaştırılması yöntemidir.Söylenmek istenilenin okuyucunun kafasında canlandırılmasını sağlayan bir yöntemdir.</p>
<p>ÖRNEK:</p>
<p>Genç Kalemler hareketi,edebiyatımıza özellikle dil konusunda yepyeni bir anlayışı getirmiştir.Türkçe kendi benliğine yavaş yavaş dönmeye başlamış;halk,aydınların yazdıklarını anlar duruma gelmiştir.1911�i yıllarda yazan Ömer Seyfettin�, Ziya Gökalp� açıp okuyun, severek, anlayarak okursunuz yazdıklarını.Sözcükler, tamlamalar�ep anlayacağınız biçimdedir.</p>
<p>3)KARŞILAŞTIRMA:</p>
<p>Karşılaştırmada iki varlık, iki kavram ya da iki şey arasındaki benzerlik ve karşıtlıklardan yararlanma söz konusudur.Benzerliklerin ya da karşıtlıkların ortaya konması karşılaştırma ile olur.</p>
<p>ÖRNEK:Özge Ali�e göre daha çalışkandır.</p>
<p>*En çok sevdiğim arkadaşım sensin.</p>
<p>*Eski şiir hayali öğeleri yeni şiir ise somut öğeleri içerir.</p>
<p>4)TANIK GÖSTERME(ALINTI YAPMA):</p>
<p>Anlatılmak istenilen düşüncenin başkalarının görüşlerinden,sözlerinden yararlanarak açıklanması yoludur.Başkalarının aynı konuda söylediği sözler yazı içerisinde alıntı olarak gösterilir.Tanık olarak düşüncesine başvurulan kişinin, konusunda uzman güvenilir olması gerekir.</p>
<p>ÖRNEK:Mutluluk, aslında herkesin çok yakınında.İsteyen herkes, her an mutlu olabilir.Fizolof Sokrates: �ir kitap, bir çiçek, bir kuş�e büyük saadet!�derken bunu anlatmıyor mu?</p>
<p>5)SAYISAL VERİLERDEN YARARLANMA:Düşünceyi inandırıcı kılmanın yollarından biri de sayısal verilerden yararlanmadır.İnsanlar okuduklarının sayılarla desteklendiğini görürlerse yazıyı daha da inandırıcı bulurlar.</p>
<p>ÖRNEK:Ada pazarı Şeker  Fabrikası 1953�e işletmeye açıldı. Kuruluşta günde 1800 ton olan pancar işleme kapasitesi 1980�e 6000 tona çıkarıldı. Bu büyük bir gelişme.</p>
<div class="blogger-post-footer"><script type="text/javascript">// <![CDATA[
google_ad_client = "pub-3333397344182406";
/* 336x280, oluşturulma 01.12.2008 */
google_ad_slot = "7351974886";
google_ad_width = 336;
google_ad_height = 280;
// ]]&gt;</script><br />
<script src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js" type="text/javascript">
</script></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dilveanlatim.com/anlatim-bicimleri-ve-dusunceyi-gelistirme-yollari/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>DIL VE ANLATIM KAYNAK SITESINE HOŞGELDİNİZ</title>
		<link>http://www.dilveanlatim.com/dil-ve-anlatim-kaynak-sitesine-hosgeldiniz</link>
		<comments>http://www.dilveanlatim.com/dil-ve-anlatim-kaynak-sitesine-hosgeldiniz#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 19 May 2010 11:03:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dilveanlatim.com/dil-ve-anlatim-kaynak-sitesine-hosgeldiniz</guid>
		<description><![CDATA[DIL VE ANLATIM SORULARINDAN DERS ANLATIMLARINA HERŞEYİ BULABİLİRSİNİZ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>DIL VE ANLATIM  SORULARINDAN DERS ANLATIMLARINA HERŞEYİ BULABİLİRSİNİZ<a name='more'></a>
<div class="blogger-post-footer"><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-3333397344182406";
/* 336x280, oluşturulma 01.12.2008 */
google_ad_slot = "7351974886";
google_ad_width = 336;
google_ad_height = 280;
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dilveanlatim.com/dil-ve-anlatim-kaynak-sitesine-hosgeldiniz/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>YGS SORULAR VE ÇÖZÜMLERİ SİZLERE SUNULUYOR.</title>
		<link>http://www.dilveanlatim.com/ygs-sorular-ve-cozumleri-sizlere-sunuluyor</link>
		<comments>http://www.dilveanlatim.com/ygs-sorular-ve-cozumleri-sizlere-sunuluyor#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 11 Apr 2010 13:49:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>
		<category><![CDATA[YGS ÇÖZÜMLERİ]]></category>
		<category><![CDATA[YGS SORU VE CEVAPLAR]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dilveanlatim.com/?p=2044</guid>
		<description><![CDATA[YGS SINVINDAKİ SORULAR VE ÇÖZÜMLERİNİ AYAĞINIZA GETİRDİK.SINAVDIR ÇÖZÜLÜR DEDİK BİR FAYDAMIZ DOKUNSUN İSTEDİK VE BÜTÜN SORULARI SİTEYE KOYDUK ÜSTÜNE ÜSTLÜK ÇÖZÜMLERİNİ DE YAPTIK.ALIN KOLAY GELSİN.HAYIRLI OLSUN.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>YGS SINVINDAKİ SORULAR VE ÇÖZÜMLERİNİ AYAĞINIZA GETİRDİK.SINAVDIR ÇÖZÜLÜR DEDİK BİR FAYDAMIZ DOKUNSUN İSTEDİK VE BÜTÜN SORULARI SİTEYE KOYDUK ÜSTÜNE ÜSTLÜK ÇÖZÜMLERİNİ DE YAPTIK.ALIN KOLAY GELSİN.HAYIRLI OLSUN.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dilveanlatim.com/ygs-sorular-ve-cozumleri-sizlere-sunuluyor/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>TÜRK TİYATROSU</title>
		<link>http://www.dilveanlatim.com/turk-tiyatrosu</link>
		<comments>http://www.dilveanlatim.com/turk-tiyatrosu#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 01 Apr 2010 14:56:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>
		<category><![CDATA[TÜRK TİYATROSU]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dilveanlatim.com/turk-tiyatrosu</guid>
		<description><![CDATA[TÜRK TİYATROSU TARİHİ Tanzimat’tan 1923’e kadar 1860: Gedikpaşa Tiyatrosu yapıldı. 1868: Güllü Agop Osmanlı Tiyatrosu adlı bir grup kurmuştur. Tanzimat sanatçılarının eserleri bu grup tarafından sahneye aktarıldı. Türk oyuncular arasında en ünlüsü Ahmet Fehim’dir. 1914: Darülbedayi kuruldu. 1920: İlk Müslüman Türk kadın sanatçı olan Afife Jale Darülbedayi’de sahneye çıktı. 1923 sonrası 1927: Muhsin Ertuğrul Darülbedayi’nin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="style79"><span class="style40"><span class="style39"> </span></span></div>
<div class="MsoNormal"><span class="style40"><span class="style39"><strong><span class="style76"> </span></strong><span class="style77">TÜRK  TİYATROSU TARİHİ<a name="more"></a></span></span></span></div>
<p><span class="style40"><span class="style39"> </span> </span></p>
<div class="MsoNormal"><span class="style40"><span style="font-family: &amp;quot;Arial&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;;"><span class="style44"> </span></span></span></div>
<div class="style79"><span class="style40"><strong> <em> <span class="style78" style="color: #244061;"> Tanzimat’tan 1923’e kadar</span></em></strong></span></div>
<div class="style79"><span class="style40"><strong> <em> <span class="style78" style="color: #244061;"> 1860:</span></em></strong><span style="color: #244061; font-size: 8pt;"> </span> <span class="style78" style="color: #244061;"> <strong>Gedikpaşa Tiyatrosu</strong></span><span style="color: #244061; font-size: 8pt;"><span class="style78" style="color: #244061;"> yapıldı.</span></span></span></div>
<p><span class="style40"> </span></p>
<div class="style79"><strong><em><span class="style78" style="color: #244061;"> 1868:</span></em></strong><span class="style78" style="color: #244061;"> </span><strong> <span class="style78" style="color: red;">Güllü Agop</span></strong><span class="style78" style="color: #244061;"> Osmanlı Tiyatrosu adlı bir grup kurmuştur. Tanzimat sanatçılarının  eserleri bu  grup tarafından sahneye aktarıldı. Türk oyuncular arasında en ünlüsü <strong>Ahmet Fehim</strong>’dir.</span></div>
<div class="style79"><strong> <em> <span class="style78" style="color: #244061;"> 1914:</span></em></strong><span class="style78" style="color: #244061;"> Darülbedayi kuruldu. </span></div>
<div class="style79"><strong> <em> <span class="style78" style="color: #244061;"> 1920:</span></em></strong><span class="style78" style="color: #244061;"> İlk Müslüman Türk kadın sanatçı olan </span> <strong> <span class="style78" style="color: red;">Afife Jale </span></strong> <span class="style78" style="color: #244061;"> Darülbedayi’de sahneye çıktı.</span></div>
<div class="style79"><strong> <em> <span class="style78" style="color: #244061;"> 1923 sonrası</span></em></strong></div>
<div class="style79"><strong> <em> <span class="style78" style="color: #244061;"> 1927:</span></em></strong><span class="style78" style="color: #244061;"> Muhsin Ertuğrul Darülbedayi’nin başına geçti. Çağdaş tiyatronun  temellerini  attı.</span></div>
<div class="style79"><strong> <em> <span class="style78" style="color: #244061;"> 1949</span></em></strong><span class="style78" style="color: #244061;">:   Devlet Tiyatroları kuruldu.<span id="more-3521"></span></span></div>
<div class="style79"><strong> <em> <span class="style78" style="color: #244061;"> Özel tiyatrolar:</span></em></strong><span class="style78" style="color: #244061;"> 1960’lı yıllarda artış gösterdi.</span></div>
<div class="MsoNormal"><span class="style79"> <strong><em> <span class="style78" style="color: #244061;"> 1964: </span></em></strong> <span class="style78" style="color: #244061;"> Gülriz Sururi-Engin Cezzar Tiyatrosu, Keşanlı Ali Destanı’nı sahneledi.</span></span><strong><em></em></strong></div>
<div class="style79"><strong> <em> <span class="style78" style="color: #244061;"> Belli başlı oyun yazarları:</span></em></strong><span class="style78" style="color: #244061;"> Ahmet Kutsi Tecer (Köşebaşı), Aziz Nesin, </span> <strong> <span class="style78" style="color: red;">Haldun Taner</span></strong><span class="style78" style="color: #244061;">,  Güngör Dilmen, </span><strong> <span class="style78" style="color: red;">Orhan Asena</span></strong><span class="style78" style="color: #244061;">,  Turan Oflazoğlu, <strong>Necati Cumalı</strong>, Sermet Çağan, Turgut  Özakman, Refik Erduran, Recep  Bilginer, Sabahattin Kudret…</span></div>
<p><span class="style39"> <span class="style40"> <span style="font-size: 78%;"><em><strong> </strong></em></span></span></span><br />
<span class="style39"><span class="style40"><span style="font-size: 78%;"><em><strong> </strong></em></span> </span></span></p>
<div class="style47"><span class="style39"><span class="style40"> </span></span></div>
<div class="MsoNormal"><span class="style39"><span class="style40"> <span class="style39"> <span class="style40"> <span class="style45"> <img src="http://www.ekders.net/edebiyat/sbt/uzunbasadon.gif" border="0" alt="" /></span></span></span></span></span></div>
<div class="style62"><span class="style39"><span class="style40"> </span></span></div>
<div class="style62"><span class="style39"><span class="style40"><a name="halduntaner"></a></span></span><span class="style39"><span class="style40"> </span></span></div>
<div class="style62"><span class="style39"><span class="style40"> </span></span></div>
<div class="style62"><span class="style39"><span class="style40"> </span></span></div>
<div class="style62"></div>
<div class="style78"><span class="style39"><span class="style40"><strong> <span class="style52" style="font-family: 'Arial','sans-serif';"> <span class="style39"> <span class="style40"> <span class="style52"> <img style="float: left;" src="http://www.ekders.net/edebiyat/img/halduntaner.jpg" alt="" width="173" height="191" /></span></span></span>HALDUN TANER  (1915 – 1986)</span></strong><br />
</span></span></div>
<div class="style78"><span class="style39"><span class="style40">Gücünü gözlem, mizah ve yergiden alan Haldun Taner;  konuları  büyük şehrin tipik ve türedi yaşamlarından gelme hikayeleriyle  tanınmıştır. </span></span></div>
<div class="style57"><span class="style39"><span class="style40"> </span></span></div>
<p><span class="style39"><span class="style40"> </span></span><span class="style40"><span class="style39"> </span></span></p>
<div class="style57"><span class="style40"><span class="style39"><strong><span class="style52" style="font-family: 'Arial','sans-serif';">HİKaye  kitapları:</span></strong><span class="style52" style="font-family: 'Arial','sans-serif';"> Yaşasın Demokrasi, Tuş, Şişhaneye Yağmur Yağıyordu, On İkiye Bir Var&#8230;</span></span></span></div>
<div class="style57"><span class="style40"><span class="style39"><strong> <span class="style52" style="font-family: 'Arial','sans-serif';">Oyunları:</span></strong><span class="style52" style="font-family: 'Arial','sans-serif';"> Dışardakiler, Fazilet Eczanesi, Lütfen Dokunmayın, Günün Adamı, Huzur  Çıkmazı,  Gözlerimi Kaparım Vazifemi Yaparım, Eşeğin Gölgesi, Vatan Kurtaran  Çoban, Yar  Bana Bir Eğlence, Dev Aynası, Aşk u Sevda&#8230;</span></span></span></div>
<div class="style47"><span class="style40"><span class="style39"><span class="style32"><br />
</span></span></span></div>
<p><span class="style40"><span class="style39"> </span><span class="style45"> </span></span></p>
<div>
<div class="style21"><span class="style40"><span class="style45"><img src="http://www.ekders.net/edebiyat/sbt/uzunbasadon.gif" border="0" alt="" /></span></span></div>
</div>
<div class="style21"><span class="style40"><span class="style45"><a name="necaticumali"></a></span></span></div>
<div class="style21"><span class="style40"><span class="style45"><span class="style78"><strong> <span class="style40"> <span class="style39"> <img style="float: left;" src="http://www.ekders.net/edebiyat/img/necaticumali.jpg" alt="" width="120" height="181" /></span></span></strong></span></span></span></div>
<p><span class="style40"><span class="style45"> </span> </span></p>
<div class="style21"><span class="style78"><strong>NECATİ CUMALI (1921-2001)</strong></span></div>
<p><span class="style40"> <span class="style39"> </span></span></p>
<div class="style81"><span class="style40"><span class="style39"><span class="style76" style="color: #632423;"> <img src="http://www.ekders.net/AppData/Local/Temp/msohtmlclip1/01/clip_image001.gif" alt="*" width="9" height="9" /></span><span class="style76" style="color: #632423;">Şiirlerinde  yalınlık ön plandadır.</span></span></span></div>
<div class="style81"><span class="style40"><span class="style39"><span class="style76" style="color: #632423;"> <img src="http://www.ekders.net/AppData/Local/Temp/msohtmlclip1/01/clip_image001.gif" alt="*" width="9" height="9" /></span><strong><span class="style76" style="color: #632423;">Sabahattin  Ali etkisinde başladığı hikayelerinde daha sonra kendi kimliğini  oluşturmuştur.</span></strong><span style="color: #632423; font-size: 9pt;"></span></span></span></div>
<div class="style82"><span class="style40"><span class="style39"><span class="style76" style="color: #632423;"> <img src="http://www.ekders.net/AppData/Local/Temp/msohtmlclip1/01/clip_image001.gif" alt="*" width="9" height="9" /></span><span class="style76" style="color: #632423;">Şiir,  hikaye, roman ve oyun türünde eserler vermiştir; kimi zaman deneme  türünün  örneklerini oluşturmuştur.</span></span></span></div>
<div class="MsoNormal"><span class="style40"><span class="style39"><span class="style80"> <strong> <span class="style78" style="color: #1d1b11;"> Şiirleri: </span></strong><span class="style78" style="color: red;">Denizin  İlk  Yükselişi</span><span class="style78" style="color: #632423;">, <strong>Yağmurlu Deniz</strong></span></span><span style="color: #632423; font-size: 9pt;">…</span></span></span></div>
<div class="MsoNormal"><span class="style40"><span class="style39"><span class="style80"> <strong> <span class="style78" style="color: #1d1b11;"> Hikâyeleri:</span></strong><span style="color: #632423; font-size: 9pt;"> </span> <span class="style78" style="color: #632423;"> <strong>Susuz Yaz (oyunlaştırıldı)</strong></span><span style="color: #632423; font-size: 9pt;"><span class="style78" style="color: #632423;">,  …</span></span></span><strong><span style="color: #1d1b11; font-size: 9pt;"> </span></strong></span></span></div>
<div class="MsoNormal"><span class="style40"><span class="style39"><span class="style80"> <strong> <span class="style78" style="color: #1d1b11;"> Roman: </span></strong> <span class="style78" style="color: #632423;"> Yağmurlar ve Topraklar, Acı Tütün…</span></span><strong><span style="color: #1d1b11; font-size: 9pt;"></span></strong></span></span></div>
<div class="MsoNormal"><span class="style40"><span class="style39"><span class="style80"> <strong> <span class="style78" style="color: #1d1b11;"> Oyun: </span></strong> <span class="style78" style="color: #632423;"> Boş Beşik, Ezik Otlar, Vur Emri…</span></span><strong><span style="color: #1d1b11; font-size: 9pt;"></span></strong></span></span></div>
<div class="style82"></div>
<div class="style48"><span class="style40"><span class="style39"> </span></span></div>
<div class="MsoNormal"><span class="style40"><span class="style39"><strong> <span class="style44" style="font-family: &amp;quot;;"> </span></strong><span class="style39"><span class="style40"><span class="style45"><img src="http://www.ekders.net/edebiyat/sbt/uzunbasadon.gif" border="0" alt="" /></span></span></span></span></span></div>
<div class="MsoNormal"><span class="style40"><span class="style39"><strong> <span class="style44" style="font-family: &amp;quot;;"> <a name="orhanasena"></a></span></strong></span></span></div>
<div class="MsoNormal"><span class="style40"><span class="style39"><strong> <span style="font-family: &amp;quot;;"><span class="style44"> </span></span></strong></span></span></div>
<div class="MsoNormal"><span class="style40"><span class="style39"><strong> <span class="style44" style="font-family: &amp;quot;;"> <img style="float: left;" src="http://www.ekders.net/edebiyat/img/orhanasena.jpg" alt="" width="100" height="150" />ORHAN  ASENA (1922 – 2001)</span></strong></span></span></div>
<div class="style48"><span class="style40"><span class="style39"> </span></span></div>
<div class="MsoNormal"><span class="style40"><span class="style39"><span class="style44"> <span style="font-family: &amp;quot;;"> </span> <span class="style79"> </span> </span></span></span></div>
<div class="style81"><span class="style40"><span class="style39"><span class="style76" style="color: #632423;"> <img src="http://www.ekders.net/AppData/Local/Temp/msohtmlclip1/01/clip_image001.gif" alt="*" width="9" height="9" /></span><span class="style76" style="color: #632423;">Türk  tiyatrosunun Shakespare’idir.</span></span></span></div>
<div class="style81"><span class="style40"><span class="style39"><span class="style76" style="color: #632423;"> <img src="http://www.ekders.net/AppData/Local/Temp/msohtmlclip1/01/clip_image001.gif" alt="*" width="9" height="9" /></span><strong><span class="style76" style="color: #632423;">Oyunlarında  Anadolu insanını büyük bir tarih yelpazesiyle yansıttı.</span></strong><span style="color: #632423; font-size: 9pt;"></span></span></span></div>
<div class="style82"><span class="style40"><span class="style39"><span class="style76" style="color: #632423;"> <img src="http://www.ekders.net/AppData/Local/Temp/msohtmlclip1/01/clip_image001.gif" alt="*" width="9" height="9" /></span><span class="style76" style="color: #632423;">Sümerler’den  Osmanlı’ya oradan da Cumhuriyet’e kadar birçok dönemi işleyen eserleri  vardır.</span><span style="color: #632423; font-size: 9pt;"></span></span></span></div>
<div class="style48"><span class="style40"><span class="style39"> </span></span></div>
<div class="MsoNormal"><span class="style40"><span class="style39"><span class="style79"> <strong> <span class="style78" style="color: #1d1b11;"> Oyunları: </span></strong><span class="style78" style="color: red;">Hürrem  Sultan</span><span class="style78" style="color: #632423;">,  Karacaoğlan, <strong>Tanrılar ve İnsanlar</strong>,  Simavnalı Şeyh Bedrettin, Ölümü Yaşamak, Ya Devlet Başa Ya Kuzgun Leşe,  Karagöz  Emekli Oldu, Yıldız Yargılanması, Korku…</span></span><strong><span style="color: #1d1b11; font-size: 9pt;"></span></strong></span></span></div>
<div class="style48"><span class="style40"><span class="style39"> </span></span></div>
<div class="MsoNormal"><span class="style40"><span class="style39"> <span class="style39"> <span class="style40"> <span class="style45"><img src="http://www.ekders.net/edebiyat/sbt/uzunbasadon.gif" border="0" alt="" /></span></span></span></span></span></div>
<div class="style47"><span class="style40"><span class="style39"><a name="refikerduran"></a></span></span><span class="style40"><span class="style39"> </span></span></div>
<div class="style47"><span class="style40"><span class="style39"> </span></span></div>
<div class="style47"><span class="style40"><span class="style39"> </span></span></div>
<div class="style47"><span class="style40"><span class="style39"> </span></span></div>
<div class="style47"></div>
<div class="style48"><span class="style40"><span class="style39"> <img style="float: left;" src="http://www.ekders.net/edebiyat/img/Refik_Erduran.jpg" alt="" width="152" height="160" /> <strong>REFİK ERDURAN (1928-)</strong></span></span></div>
<div class="MsoNormal"><span class="style40"><span class="style39"><strong> <span style="font-family: &amp;quot;;"><span class="style44"> </span></span> </strong></span></span></div>
<div class="style81"><span class="style40"><span class="style39"><span class="style76" style="color: #632423;"> <img src="http://www.ekders.net/AppData/Local/Temp/msohtmlclip1/01/clip_image001.gif" alt="*" width="9" height="9" /></span><span class="style76" style="color: #632423;">Uluslararası  Tiyatro Enstitüsü Türkiye Merkezi’nin 1986’dan beri başkanıdır.</span></span></span></div>
<div class="style81"><span class="style40"><span class="style39"><span class="style76" style="color: #632423;"> <img src="http://www.ekders.net/AppData/Local/Temp/msohtmlclip1/01/clip_image001.gif" alt="*" width="9" height="9" /></span><strong><span class="style76" style="color: #632423;">Sivri  dilli bir yazar olarak tanındı.</span></strong><span style="color: #632423; font-size: 9pt;"></span></span></span></div>
<div class="style81"><span class="style40"><span class="style39"><span class="style76" style="color: #632423;"> <img src="http://www.ekders.net/AppData/Local/Temp/msohtmlclip1/01/clip_image001.gif" alt="*" width="9" height="9" /></span><span class="style76" style="color: #632423;">Oyunları  birçok tiyatroda sahnelendi ve ödüller aldı</span><span style="color: #632423; font-size: 9pt;"></span></span></span></div>
<div class="style82"><span class="style40"><span class="style39"><span class="style76" style="color: #632423;"> <img src="http://www.ekders.net/AppData/Local/Temp/msohtmlclip1/01/clip_image001.gif" alt="*" width="9" height="9" /></span><span class="style76" style="color: #632423;">Özel  yaşamı da çok konuşuldu.</span><span style="color: #632423; font-size: 9pt;"></span></span></span></div>
<p><span class="style40"><span class="style39"> </span> </span> <span class="style80"> </span></p>
<div class="style76"><span class="style80"><strong>Eserleri: </strong></span></div>
<p><span class="style80"> </span> <span class="style39"> <span class="style40"> </span></span></p>
<div class="style79"><span class="style39"><span class="style40"><strong> <span class="style78" style="color: #632423;">Domuz, </span></strong> <span class="style78" style="color: #632423;">Er Oyunu, Kavşak,  Neşe’nin  Şarkıları, Sabiha, Yağmur Duası…</span></span></span></div>
<p><span class="style39"><span class="style40"> </span> <span class="style84"> </span></span></p>
<div class="style83"><span class="style39"><span class="style84">İblisler, Azizler, Kadınlar (Anı)</span></span></div>
<p><span class="style39"><span class="style84"> </span> <span class="style40"> </span></span></p>
<div class="MsoNormal"><span class="style39"><span class="style40"><strong> <span style="font-family: &amp;quot;;"> <span class="style44"> </span></span></strong></span></span></div>
<div class="MsoNormal"><span class="style39"><span class="style40"><span class="style40"> <span class="style39"> <span class="style45"><img src="http://www.ekders.net/edebiyat/sbt/uzunbasadon.gif" border="0" alt="" /></span></span></span></span></span></div>
<div class="MsoNormal"><span class="style39"><span class="style40"> <span class="style40"> <span class="style39"> </span></span><span class="style79"><span class="style78"><strong> <a name="recepbilginer"></a> </strong></span></span></span></span></div>
<div class="MsoNormal"><span class="style39"><span class="style40"><span class="style39"> <span class="style40"> <strong> <img style="float: left;" src="http://www.ekders.net/edebiyat/img/recepbilginer.jpg" alt="" width="134" height="155" /></strong></span></span></span></span></div>
<div class="MsoNormal"><span class="style39"><span class="style40"><strong> </strong><span class="style79"><span class="style78"><strong>RECEP BİLGİNER (1922-2005)</strong></span></span></span></span></div>
<div class="style81"><span class="style39"><span class="style40"><span class="style76" style="color: #632423;"> <img src="http://www.ekders.net/AppData/Local/Temp/msohtmlclip1/01/clip_image001.gif" alt="*" width="9" height="9" /></span><span class="style76" style="color: #632423;">Çeşitli  gazetelerde çalıştı.</span></span></span></div>
<div class="style81"><span class="style39"><span class="style40"><span class="style76" style="color: #632423;"> <img src="http://www.ekders.net/AppData/Local/Temp/msohtmlclip1/01/clip_image001.gif" alt="*" width="9" height="9" /></span><strong><span class="style76" style="color: #632423;">TDK  tiyatro ödülü aldı.</span></strong><span style="color: #632423; font-size: 9pt;"></span></span></span></div>
<div class="style81"><span class="style39"><span class="style40"><span class="style76" style="color: #632423;"> <img src="http://www.ekders.net/AppData/Local/Temp/msohtmlclip1/01/clip_image001.gif" alt="*" width="9" height="9" /></span><span class="style76" style="color: #632423;">Oyunları  birçok tiyatroda sahnelendi ve ödüller aldı</span><span style="color: #632423; font-size: 9pt;"></span></span></span></div>
<div class="style82"><span class="style39"><span class="style40"><span class="style76" style="color: #632423;"> <img src="http://www.ekders.net/AppData/Local/Temp/msohtmlclip1/01/clip_image001.gif" alt="*" width="9" height="9" /></span><span class="style76" style="color: #632423;">Tiyatro  Yazarları Derneği başkanlığı yaptı.</span><span style="color: #632423; font-size: 9pt;"></span></span></span></div>
<p><span class="style39"><span class="style40"> </span> <span class="style85"> </span></span></p>
<div class="style76"><span class="style39"><span class="style85"><strong>Eserleri:</strong></span></span></div>
<p><span class="style39"><span class="style85"> </span> <span class="style40"> </span></span></p>
<div class="style79"><span class="style39"><span class="style40"><strong> <span class="style78" style="color: #632423;"> Parkta Bir Sonbahar Günüydü, Utanç Dünyası</span></strong><span class="style78" style="color: #632423;">, </span><span class="style78" style="color: red;">Yunus Emre</span><span class="style78" style="color: #632423;">,  Zenginler Hükümeti (yazılarından seçmeler), İnsan Bir Düşüncedir,  Hapiste Bir  Gazeteci, Bir Zamanlar(şiir)…</span></span></span></div>
<div class="MsoNormal"><span class="style39"><span class="style40"> </span></span></div>
<div class="MsoNormal"><span class="style39"><span class="style40"> <span class="style39"> <span class="style40"> <span class="style45"><img src="http://www.ekders.net/edebiyat/sbt/uzunbasadon.gif" border="0" alt="" /></span></span></span></span></span></div>
<div class="MsoNormal"><span class="style39"><span class="style40"><a name="turanoflazoglu"></a></span></span><span class="style39"><span class="style40"> </span></span></div>
<div class="MsoNormal"><span class="style39"><span class="style40"> </span></span></div>
<div class="MsoNormal"><span class="style39"><span class="style40"> <img style="float: left;" src="http://www.ekders.net/edebiyat/img/turanoflazoglu.jpg" alt="" width="100" height="139" /></span></span></div>
<p><span class="style39"><span class="style40"> </span> <span class="style85"> </span></span></p>
<div class="style76"><span class="style39"><span class="style85"><strong>TURAN OFLAZOĞLU (1932-)</strong></span></span></div>
<p><span class="style39"><span class="style85"> </span> <span class="style40"> </span></span></p>
<div class="MsoNormal"><span class="style39"><span class="style40"> </span></span></div>
<p><span class="style39"><span class="style40"> </span> <span class="style85"> <strong> <span class="style76" style="color: #632423;"> Eserleri:</span></strong></span><span class="style40"> </span></span></p>
<div class="style79"><span class="style39"><span class="style40"><strong> <span class="style78" style="color: #632423;"> Deli İbrahim, Kösem Sultan, Cem Sultan, </span></strong> <span class="style78" style="color: #632423;"> IV. Murat, Sokrates Savunuyor, Genç Osman, Elif Ana, III. Selim, Sinan,  Gardiyan…</span></span></span></div>
<div class="MsoNormal"><span class="style39"><span class="style40"> </span></span></div>
<div class="MsoNormal"><span class="style39"><span class="style40"> </span></span></div>
<div class="MsoNormal"><span class="style39"><span class="style40"> </span></span></div>
<div class="MsoNormal"><span class="style39"><span class="style40"> <span class="style39"> <span class="style40"> <span class="style45"><img src="http://www.ekders.net/edebiyat/sbt/uzunbasadon.gif" border="0" alt="" /></span></span></span></span></span></div>
<div class="MsoNormal"><span class="style39"><span class="style40"><a name="sabahattinkudretaksal"></a></span></span><span class="style39"><span class="style40"> </span></span></div>
<div class="MsoNormal"><span class="style39"><span class="style40"> </span></span></div>
<div class="MsoNormal"><span class="style39"><span class="style40"> </span></span></div>
<div class="MsoNormal"><span class="style39"><span class="style40"> </span></span></div>
<p><span class="style39"><span class="style40"><span class="style85"> </span></span></span></p>
<div class="style76"><span class="style39"><span class="style40"><span class="style85"><strong> <img style="float: left;" src="http://www.ekders.net/edebiyat/img/sabahattinkudretaksal.jpg" alt="" width="141" height="217" />SABAHATTİN KUDRET AKSAL  (1920-1993)</strong></span></span></span></div>
<p><span class="style39"><span class="style40"><span class="style85"> </span> </span></span></p>
<div class="MsoNormal"><span class="style39"><span class="style40"> </span></span></div>
<p><span class="style39"><span class="style40"><span class="style85"> <strong> <span class="style76" style="color: #632423;"> Eserleri:</span></strong></span></span></span></p>
<div class="style79"><span class="style39"><span class="style40"><span class="style78" style="color: #632423;"> Kahvede Şenlik Var, Evimin Üstünde Bulut, Şakacı, Bir Odada Üç Ayna,  Tersine Dönen Şemsiye, Kral Üşümesi, Bay Hiç, Önemli Adam…</span></span></span></div>
<p><span class="style39"><span class="style40"> </span></span></p>
<div class="blogger-post-footer"><script type="text/javascript">// <![CDATA[
google_ad_client = "pub-3333397344182406";
/* 336x280, oluşturulma 01.12.2008 */
google_ad_slot = "7351974886";
google_ad_width = 336;
google_ad_height = 280;
// ]]&gt;</script><br />
<script src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js" type="text/javascript">
</script></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dilveanlatim.com/turk-tiyatrosu/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>CUMHURİYET DÖNEMİ SANATÇILARI</title>
		<link>http://www.dilveanlatim.com/cumhuriyet-donemi-sanatcilari</link>
		<comments>http://www.dilveanlatim.com/cumhuriyet-donemi-sanatcilari#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 01 Apr 2010 14:53:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cumhuriyet Dönemi Edebiyatı]]></category>
		<category><![CDATA[BEHÇET NECATİGİL]]></category>
		<category><![CDATA[CUMHURİYET DÖNEMİ SANATÇILARI]]></category>
		<category><![CDATA[FAZIL HÜSNÜ DAĞLARCA]]></category>
		<category><![CDATA[KEMAL TAHİR]]></category>
		<category><![CDATA[Necip Fazıl Kısakürek]]></category>
		<category><![CDATA[ORHAN KEMAL]]></category>
		<category><![CDATA[SABAHATTİN EYÜBOĞLU]]></category>
		<category><![CDATA[YAŞAR KEMAL]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dilveanlatim.com/cumhuriyet-donemi-sanatcilari</guid>
		<description><![CDATA[YAHYA KEMAL BEYATLI AHMET HAMDİ TANPINAR HUZUR MEMDUH ŞEVKET ESENDAL AYAŞLI VE KİRACILARI SAİT FAİK ABASIYANIK PEYAMİ SAFA DOKUZUNCU HARİCİYE KOĞUŞU FALİH RIFKI ATAY NURULLAH ATAÇ GÜNLERİN GETİRDİĞİ/SÖZDEN SÖZE SUUT KEMAL YETKİN ABDÜLHAK ŞİNASİ HİSAR FAHİM BEY VE BİZ AHMET KUTSİ TECER AHMET MUHİP DIRANAS CAHİT SITKI TARANCI FAZIL HÜSNÜ DAĞLARCA HALİKARNAS BALIKÇISI (CEVAT ŞAKİR [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a name="more"></a></p>
<div style="color: red;">YAHYA KEMAL BEYATLI</div>
<div style="color: red;">AHMET HAMDİ TANPINAR</div>
<div style="color: red;">HUZUR</div>
<div style="color: red;">MEMDUH ŞEVKET ESENDAL</div>
<div style="color: red;">AYAŞLI VE KİRACILARI</div>
<div style="color: red;">SAİT FAİK ABASIYANIK</div>
<div style="color: red;">PEYAMİ SAFA</div>
<div style="color: red;">DOKUZUNCU HARİCİYE KOĞUŞU</div>
<div style="color: red;">FALİH RIFKI ATAY</div>
<div style="color: red;">NURULLAH ATAÇ</div>
<div style="color: red;">GÜNLERİN GETİRDİĞİ/SÖZDEN SÖZE</div>
<div style="color: red;">SUUT KEMAL YETKİN</div>
<div style="color: red;">ABDÜLHAK ŞİNASİ HİSAR</div>
<div style="color: red;">FAHİM BEY VE BİZ</div>
<div style="color: red;">AHMET KUTSİ TECER</div>
<div style="color: red;">AHMET MUHİP DIRANAS</div>
<div style="color: red;">CAHİT SITKI TARANCI</div>
<div style="color: red;">FAZIL HÜSNÜ DAĞLARCA</div>
<div style="color: red;">HALİKARNAS BALIKÇISI (CEVAT ŞAKİR KABAAĞAÇLI)</div>
<div style="color: red;">KEMALETTİN KAMU</div>
<div style="color: red;">CAHİT KÜLEBİ</div>
<div style="color: red;">HALDUN TANER</div>
<div style="color: red;">BEHÇET NECATİGİL</div>
<div style="color: red;">SABAHATTİN EYÜBOĞLU</div>
<div style="color: red;">NECİP FAZIL KISAKÜREK</div>
<div style="color: red;">ORHAN KEMAL</div>
<div style="color: red;">KEMAL TAHİR</div>
<div style="color: red;">YAŞAR KEMAL<span id="more-3520"></span></div>
<div class="style56"><strong> <span class="style52" style="font-family: &amp;quot;;"> CUMHURİYET DÖNEMİ SANATÇILARI</span></strong></div>
<div class="style54"><strong> <span class="style52" style="font-family: &amp;quot;;"> </span></strong></div>
<div class="style57"><img style="float: left;" src="http://www.ekders.net/edebiyat/img/yahyakemal.jpg" alt="" width="100" height="110" /></div>
<p><strong><span class="style52" style="font-family: &amp;quot;;">YAHYA  KEMAL BEYATLI (1884-1958)</span></strong></p>
<div class="style68">Yahyâ Kemal kendi dönemindeki akımlardan farklı bir yol bularak, Türk  tarihinin,  Türk sanatının başarılı geçmişini, sanatsal güzelliklerini ve bunlar  karşısındaki kişisel duygularını dile getirmiştir.</div>
<div class="style68">Aruz vezniyle, eski nazım biçimleri ile yeni konuları başarıyla  işlemiştir.  Şiirleri ve düzyazı türünde eserleri vardır.</div>
<div class="style68">Parnasizmin edebiyatımızda en önemli temsilcisidir. Şiirde, dile,  sözcüklerin  özenle seçilerek yerli yerinde kullanılmasına, biçim mükemmelliğine,  ahenk ve  kafiyeye önem vermiştir.</div>
<div class="style68">Yahya Kemal, aruzu “Türk aruzu” haline getiren sanatçılarımızdandır.  Aruz  veznini Türkçe’ye başarıyla uygulamıştır. “Ok” şiiri hariç bütün  şiirlerinde  aruz veznini kullanmıştır. Dili başarıyla kullanmıştır.</div>
<div class="style68">Şiirde işlediği başlıca temalar, aşk, tabiat, ölüm ve sonsuzluktur.  Osmanlı’ya  hayrandır ve bunu şiirlerinde açıkça görmek mümkündür. Türk tarihine  özlem  duyar. İstanbul’u şiirlerinde en çok işleyen şairlerimizden biridir.  Osmanlı  medeniyetinin en güzel eserlerini barındıran İstanbul’a hayrandır.</div>
<div class="style54"><strong> <span class="style52" style="font-family: &amp;quot;;"> Şiir kitapları:</span></strong><span class="style52" style="font-family: &amp;quot;;"> Kendi Gök Kubbemiz, Rübailer, Eski Şiirin Rüzgârıyla.</span></div>
<div class="style54"><strong> <span class="style52" style="font-family: &amp;quot;;"> Nesir türündeki eserleri: </span></strong> <span class="style52" style="font-family: &amp;quot;;"> Edebiyata Dair, Aziz İstanbul, Eğil Dağlar, Siyasi ve Edebi Portreler,  Siyasi  Hikayeler.</span></div>
<div class="style54"><span class="style40"> <span class="style39"> <span class="style45"><img src="http://www.ekders.net/edebiyat/sbt/uzunbasadon.gif" border="0" alt="" /></span></span></span></div>
<div class="style65"></div>
<div class="style54"></div>
<div class="style54"></div>
<div class="style54"></div>
<div class="style68"></div>
<div class="style57"><img style="float: left;" src="http://www.ekders.net/edebiyat/img/ahmethamdi.jpg" alt="" width="168" height="225" /></div>
<p><strong><span class="style52" style="font-family: &amp;quot;;">AHMET  HAMDİ TANPINAR (1901-1962)</span></strong></p>
<div class="style68">Hikaye, roman, deneme, makale, edebiyat tarihi ve şiir türünde eserleri  vardır.  Tanpınar’ın en önemli yönü şairliğidir. Şiirlerinde temel unsur <strong>musiki, his</strong> ve <strong>hayâldir.</strong> Ahmet Hamdi Tanpınar’ın  şiirlerinde dış öğe olarak “ahenk”, iç öğe olarak <strong>“zaman”</strong> kavramıyla “bilinçaltı” ağır  basar.</div>
<div class="style68">A.Hamdi Tanpınar, renkli ve pürüzsüz görüntüleriyle, insanı içten  kavrayan bir  şairdir. Şiirlerini sade bir dille ve hece vezniyle yazmıştır.  Şiirleriyle  olduğu kadar, psikolojik hikâye, roman ve edebi incelemeleriyle de  tanınır.  Hikâye ve romanlarında kendi dönemindeki toplum hayatını, bu hayatın  çelişkilerini ortaya koymuştur. Tanpınar’ın roman ve hikayelerinde  psikolojik  yön önemli bir yer tutar. Sanatçı, dili başarıyla kullanmıştır. “<strong>Huzur</strong>” romanı edebiyatımızın en mükemmel romanlarındandır.</div>
<div class="style57"><strong> <span class="style52" style="font-family: &amp;quot;;">Tanpınar’ın başlıca eserleri  şunlardır:</span></strong></div>
<div class="style69">Şiirler, Huzur, Beş Şehir,  XIX. Asır Türk Edebiyatı Tarihi, Mahur Beste, Saatleri Ayarlama  Enstitüsü,  Sahnenin Dışındakiler, Yaz Yağmuru ve Abdullah Efendi’nin Rüyaları.</div>
<div class="style54"><span class="style52" style="font-family: &amp;quot;;"> </span><span class="style40"><span class="style39"><span class="style45"><img src="http://www.ekders.net/edebiyat/sbt/uzunbasadon.gif" border="0" alt="" /></span></span></span></div>
<div class="style65"></div>
<div class="style54"></div>
<div class="style54"></div>
<div class="style54"><img style="float: left;" src="http://www.ekders.net/edebiyat/img/huzur1.png" alt="" width="290" height="394" /><strong><span style="font-family: &amp;quot;;"><span class="style52"> </span></span><span class="style52" style="font-family: &amp;quot;;">HUZUR</span></strong></div>
<div class="style68">Tanpınar, kültürümüzü bir iç alem medeniyeti&#8217;nin tezahürü olarak görür.  Bu  medeniyeti, belirli, bir ahlakı taşıyan &#8216;manevi vazifelerine inanmış,  muayyen  bir ruh nizamından geçmiş, nefislerini terbiye etmiş&#8217;insanlar meydana  getirmiştir.</div>
<div class="style68">Huzur&#8217;un kahramanlarından Mümtaz, roman boyunca kendisini &#8216;huzur&#8217;a  kavuşturacak  bir &#8216;iç nizam&#8217;ı aramaktadır. Eserde hastalık, ölüm, tabiat, kozmik  unsurlar,  medeniyet, sosyal meseleler, çeşitli ruh halleri ve estetik fikirleri iç  içe  verilir. Ancak bütün bunların üzerinde romana hakim olan Mümtaz&#8217;la  Nuran&#8217;ın  aşklaradır. İstanbul, bu aşkın yaşandığı çevre olmaktan çıkarak, adeta  bir roman  kahramanı gibi ele alınır.</div>
<div class="style68">Huzur için, belli bir dünya görüşüne, bir hayat nizamına kavuşamamış  Cumhuriyet  aydınlarının &#8216;huzursuzlukları&#8217;nı dile getiriyor denebilir.</div>
<div class="style57"><span class="style52" style="font-family: &amp;quot;;"> </span><span class="style40"><span class="style39"><span class="style45"><img src="http://www.ekders.net/edebiyat/sbt/uzunbasadon.gif" border="0" alt="" /></span></span></span></div>
<div class="style66"></div>
<div class="style57"></div>
<div class="style57"></div>
<div class="style68"></div>
<div class="style57"><strong> <span class="style52" style="font-family: &amp;quot;;">MEMDUH ŞEVKET ESENDAL (1883 –1952)</span></strong></div>
<div class="style54"><img style="float: left;" src="http://www.ekders.net/edebiyat/img/memduhsevket.jpg" alt="" width="153" height="226" /><span style="font-family: &amp;quot;;"><span class="style52"> </span></span> <span class="style52" style="font-family: &amp;quot;;">Memduh Şevket Esen­dal, halkın içinden, ilgi çekmeyen  kişileri ve onların  önemsiz görünen davranışlarını konu olarak alır. Onların yaşayışlarının  gülünç,  iyi ve kötü yönlerini okuyucuya sevdirerek tanıtır. Bütün kişileri  sevimlidir,  onların düzensizliklerini bile her zaman çevremizde görüyor, tanıyor  gibi  oluruz.</span></div>
<div class="style68">M.Ş. Esendal hikaye türüne yalınlık (sadelik) getirmiş, onu gereksiz  süslemelerden kurtararak halktan kişilere ve basit görünüşlü gerçek  olaylara  yöneltmiştir. “Marifet”i hayata uymayan bir şey olarak kabul eden M.  Şevket,  hikayelerinde kişileri ve onları ilgilendiren bazı sorunları ve ruhsal  durumları  basitçe anlatmasını bilmiştir. Eserlerinde konuşma dilini kullanır.  Hikâyelerinde gözlem gücü son derece kuvvetlidir. Hikâyeciliğimizde  Çehov  tarzının temsilcisidir.</div>
<div class="style54"><strong> <span class="style52" style="font-family: &amp;quot;;"> Romanları:</span></strong><span class="style52" style="font-family: &amp;quot;;"> Ayaşlı ve Kiracıları, Miras, Vassaf Bey.</span></div>
<div class="style54"><strong> <span class="style52" style="font-family: &amp;quot;;"> Hikaye kitaplarının başlıcaları da şunlardır: </span></strong> <span class="style52" style="font-family: &amp;quot;;">Otlakçı, Hikâyeler, Mendil  Altında, Hava Parası, Temiz Sevgiler’dir. </span></div>
<div class="style54"><span class="style40"> <span class="style39"> <span class="style45"><img src="http://www.ekders.net/edebiyat/sbt/uzunbasadon.gif" border="0" alt="" /></span></span></span><span class="style52" style="font-family: &amp;quot;;"> </span></div>
<div class="style65"></div>
<div class="style54"></div>
<div class="style54"><strong> <span class="style52" style="font-family: &amp;quot;;"> </span></strong></div>
<div class="style57"><strong> <span class="style52" style="font-family: &amp;quot;;"> </span></strong></div>
<div class="style57"><img style="float: left;" src="http://www.ekders.net/edebiyat/img/ayaslivekiracilari.jpg" alt="" width="120" height="177" /><strong><span style="font-family: &amp;quot;; font-size: 9pt;"></span></strong></div>
<div class="style58"><strong> <span class="style52" style="font-family: &amp;quot;;">AYAŞLI VE KİRACILARI/ Memduh Şevket  Esendal</span></strong></div>
<div class="style70">&#8220;Ayaşlı ile Kiracıları&#8221;, yazarın en önemli yapıtlarından biridir.  1946&#8242;da CHP  Roman Ödülü&#8217;nü de alan yapıtta, Memduh Şevket Esendal cumhuriyetin ilk  yıllarındaki Ankara&#8217;dan bir kesit sunar.</div>
<div class="style59"><span style="font-family: &amp;quot;;"> <span class="style52"> </span></span><span class="style52" style="font-family: &amp;quot;;">Cumhuriyetin ilk yıl­larında,  Ankara’da, Ayaşlı İbrahim Efendi adında biri, dokuz odalı bir apartman  dairesini  oda oda kiraya vermektedir. Bir köy ağasının oğlu olan Ayaşlı İbrahim,  eşkıyalık, zaptiye çavuşluğu, arzuhalcilik, otelcilik, vb. gibi türlü  boyalara  boyanmış bir adamdır. Odalarda, kadın, erkek, genç, ihtiyar, evli,  bekâr,  çeşitli insanlar oturmaktadır. (Ayaşlı’nın apartman katında geçen  hayatını anı  biçiminde yazan bekâr bir banka memuru; eski bir çiftlik sahibi olan  yaşlı Hasan  Bey; eski konsoloslardan ihtiyar Şefik Bey; odun ve kömür satıcısı  Buharalı  Abdülkerim ile karısı İffet Hanım; eski bar kızlarından Faika ile kocası  şöför  Fuat; geceleri odasında kumar oynatan Turan Hanım’la kocası Hâki Bey,  bunlardan  başka ikide bir değişen hizmetçiler; dışardan gelip giden misafirler.)  Romanda,  Türkiye’nin çeşitli kademelerinden gelen bu insanların ayrı ayrı  maceraları ve  birbirleriyle olan ilişkileri anlatılmaktadı</span></div>
<p><span class="style52"> <img src="http://www.ekders.net/edebiyat/sbt/uzunbasadon.gif" border="0" alt="" /></span><span class="style40"> </span></p>
<div class="style67"><span class="style40"><br />
</span></div>
<div class="style67"><span class="style40"><br />
</span></div>
<div class="style59"><span class="style40"><strong> <span class="style52" style="font-family: &amp;quot;;"> </span></strong></span></div>
<div class="style57"><span class="style40"><img style="float: left;" src="http://www.ekders.net/edebiyat/img/saitfaik.jpg" alt="" width="119" height="148" /></span></div>
<p><strong><span class="style52" style="font-family: &amp;quot;;">SAİT  FAİK ABASIYANIK (1906-1954)</span></strong></p>
<div class="style68">Türk edebiyatında, her şeyden önce hikâyeliğimizde, yeni bir dönemin,  izleri  hâlâ görülmekte olan başlatıcısıdır.</div>
<div class="style68">Sait Faik’e kadar işitilmemiş, okunmamış sözler, hatta kelimeler,  yadırganan bir  üslup, konu sayılamayacak kadar aykırı kar­şılanan konular&#8230; Bütün  bunlar  edebiyatımız için, hepsi de ilk olan dikkatlerin, ilgilenişlerin,  duygulanma  tarzlarının ve mühimseyişlerin ortaya çıkardığı bir kişiliktir.</div>
<div class="style54"><span style="font-family: &amp;quot;;"> <span class="style52"> </span> </span> <span class="style52" style="font-family: &amp;quot;;"> Yazmanın kendisi için bir ihtiyaç olduğuna inanmıştır. Gözlemci ve  gerçekçi bir  yazardır. Toplumu konu alan hikayelerinde toplumdaki bazı problemleri  işler.</span></div>
<div class="style68">Düşüncelerini ve hayallerini içtenlikle anlatır. Hikayelerinde yakından  tanıdığı, gözlemlediği kişileri okuyucularına tanıtır. Kişileri,  yaşadıkları  çevreye ve karakterlerine uygun olarak ele alır ve anlatır. <strong>Deniz, tabiat, yaşlı bir adam, bir boyacı  çocuk, balıkçı kahvesi</strong> vs. onun hikayelerinde sık sık rastlanan  unsurlardır.  Hikayelerinde yapmacılıktan ve sanat kaygısından uzak bir dille  yazmıştır.  Edebiyatımızda <strong>Çehov </strong>tarzı hikayenin  temsilcilerindendir.</div>
<div class="style57"><strong> <span class="style52" style="font-family: &amp;quot;;">Hikayelerinden bazıları şunlardır:</span></strong></div>
<div class="style68">Semaver, Şahmerdan, Sarnıç, Havada Bulut, Son Kuşlar, Alemdağ’da Var Bir  Yılan,  Lûzumsuz Adam, Mahalle Kahvesi, Tüneldeki Çocuk, Kumpanya vb.</div>
<div class="style57"><strong> <span class="style52" style="font-family: &amp;quot;;">Medar-ı Maişet Motoru, Kayıp Aranıyor</span></strong><span class="style52" style="font-family: &amp;quot;;"> adlı romanları da vardır.</span></div>
<p><span class="style45"> <img src="http://www.ekders.net/edebiyat/sbt/uzunbasadon.gif" border="0" alt="" /></span></p>
<div class="style57"></div>
<div class="style57"></div>
<div class="style57"><strong> <span class="style52" style="font-family: &amp;quot;;">PEYAMİ SAFA (1889-1961)</span></strong></div>
<div class="style57"><img style="float: left;" src="http://www.ekders.net/edebiyat/img/peyamisafa1.jpg" alt="" width="110" height="119" /><span class="style52" style="font-family: &amp;quot;;">Roman, hikaye  ve  makale türünde eserler yazmıştır. Peyami Safa konuya hakim, kuvvetli  üslubu ve  eserlerini ören zengin fikir unsurları ile edebiyatımızda ateşli ve  enerjik  sanat hamleleri göstermiş kudretli bir yazardır.</span></div>
<div class="style68">Edebi hayatı I. Dünya Savaşı yıllarında başlamış olan bu sanatçı daha  çok şahsi  gayretleri ile bilhassa Batının fikir hareketlerini yakından takip  ederek,  felsefe ve psikoloji alanlarında geniş bilgiler edinmiştir. Romanlarında   psikolojik tahlillere önem vermiş ve bunda da başarılı olmuştur.  Dokuzuncu  Hariciye Koğuşu adlı romanında kendi hayatın bir bölümünü anlatmıştır.</div>
<div class="style68">Peyami Safa’nın “<strong>Gün Doğuyor</strong>” isimli  bir tiyatro denemesi de vardır. Kurtuluş Savaşı büyüklerinin hayatlarını  anlatan  biyografik eserleri, Tasvir yayınları arasında yayınlanan “<strong>Kimdir?  Nedir?</strong>” isimli sekiz kitap tutarındaki yazıları, onun fikri  hayatını tanıtan araştırıcı yazılarıdır.</div>
<div class="style54"><strong> <span class="style52" style="font-family: &amp;quot;;"> Başlıca Eserleri:</span></strong><span class="style52" style="font-family: &amp;quot;;"> Sözde Kızlar, Canan, Mahşer, Fatih-i Harbiye, Matmazel Noralya’nın  Koltuğu  Yalnızız, Şimşek&#8230;</span></div>
<p><span class="style45"> <img src="http://www.ekders.net/edebiyat/sbt/uzunbasadon.gif" border="0" alt="" /></span></p>
<div class="style65"></div>
<div class="style54"></div>
<div class="style54"></div>
<div class="style57"><img style="float: left;" src="http://www.ekders.net/edebiyat/img/dokuzuncu.jpg" alt="" width="169" height="253" /><span style="font-family: &amp;quot;; font-size: 9pt;"></span></div>
<div class="style54"><strong> <span class="style52" style="font-family: &amp;quot;;"> DOKUZUNCU HARİCİYE KOĞUŞU/ Peyami Safa</span></strong></div>
<div class="style57"><span class="style52" style="font-family: &amp;quot;;">On beş yaşında bir  çocuk, yedi yıldan beri bacağındaki kemik hastalığı yüzünden hastahane  hastahane  dolaşmaktadır. İyileşmesi için, heyecansız, durgun bir hayat sürmesi  salık  verilir, aksi halde ameliyat olması gerekecektir. Çocuk, sık sık gidip  geldiği  Erenköy’deki akrabası Paşa’nın kızı Nüzhet’i sevmeğe başlar. Nüzhet’i,  Ragıp Bey  adında bir doktor ister. Çocuk kıskanır., acılı, heyecanlı, bunalımlı  günler  yaşar; bu yüzden hastalığı azar, sonunda hastahaneye yatar, ameliyat  olur.</span></div>
<div class="style68"></div>
<div class="style57"></div>
<p><span class="style52"><img src="http://www.ekders.net/edebiyat/sbt/uzunbasadon.gif" border="0" alt="" /></span></p>
<div class="style68"></div>
<div class="style57"><img style="float: left;" src="http://www.ekders.net/edebiyat/img/falihrifki.jpg" alt="" width="75" height="117" /><strong><span class="style52" style="font-family: &amp;quot;;">FALİH  RIFKI ATAY (1894-1971)</span></strong></div>
<div class="style68"></div>
<div class="style68">Türkçe’yi en yalın ve en duru bir anlatıma ulaştıran yazarlarımızdan  biri de  Falih Rıfkı Atay’dır.</div>
<div class="style68">Falih Rıfkı Atay’ın nesir dilimizin gelişmesinde ve özellikle  Cumhuriyetten  sonraki Türk seyahat edebiyatının oluşumunda inkar edilemez bir yeri  vardır.</div>
<div class="style57"><strong> <span class="style52" style="font-family: &amp;quot;;">Denizaşırı, Yeni Rusya, bizim Akdeniz,  Tuna Kıyıları, Yolcu Defteri </span></strong> <span class="style52" style="font-family: &amp;quot;;"> adlı eserlerinde dış ülkelerde gördüklerini anlatırken sırası geldikçe  Türkiye  ile gezdiği yerler arasında karşılaştırmalar yaparak önemli noktalara  parmak  basar.</span></div>
<div class="style57"><strong> <span class="style52" style="font-family: &amp;quot;;">Ateş ve Güneş, Zeytin</span></strong><span style="font-family: &amp;quot;; font-size: 9pt;">d</span><span class="style52" style="font-family: &amp;quot;;"><strong>ağı  ve Çankaya’</strong></span><span style="font-family: &amp;quot;; font-size: 9pt;"><span class="style52" style="font-family: &amp;quot;;">da Birinci  Dünya Savaşı yıllarından başlayarak günümüze kadar  geçen olayları ve inkılapları anlatır.</span></span></div>
<div class="style57"><strong> <span class="style52" style="font-family: &amp;quot;;">Eski Saat ve Akşam</span></strong><span class="style52" style="font-family: &amp;quot;;"> adlı  eserlerinde, yazdığı  fıkralarını toplamıştır.</span></div>
<div class="style68">Politikayla ilgili makale, fıkra ve hatıralarını topladığı <strong>Niçin Kurtulmak, Batış Yılları, Çile</strong> gibi eserleriyle, <strong>Roman</strong> adlı bir denemesi vardır.</div>
<div class="style68"></div>
<p><span class="style52"><img src="http://www.ekders.net/edebiyat/sbt/uzunbasadon.gif" border="0" alt="" /></span><span class="style52"></span></p>
<div class="style57"></div>
<div class="style57"></div>
<div class="style57"></div>
<div class="style57"><strong> <span class="style52" style="font-family: &amp;quot;;"> <img style="float: left;" src="http://www.ekders.net/edebiyat/img/nurullahatac.jpg" alt="" width="120" height="120" />NURULLAH ATAÇ (1898-1957)</span></strong></div>
<div class="style68">Nurullah Ataç, Cumhuriyet sonrası edebiyatımızda bir yol gösterici  görevi yapmış  sayılır. Onun dil, sanat, edebiyat ve bazı kişisel davranışlar  üzerindeki bu  uyarıcı yazıları yanında ikinci önemli yönü Türkçeyi özleştirmedeki  yılmayan  çabasıyla, nesir anlatımında devrik cümlenin, konuşma dilinin  gerekliliğinin  savunması ve uygulamasıdır.</div>
<div class="style57"><strong> <span class="style52" style="font-family: &amp;quot;;">Deneme, söyleşi ve eleştiri  türlerindeki yazılarını içeren kitaplar şunlardır:</span></strong></div>
<div class="style68">Karalama Defteri, Günlerin Getirdiği, Sözden Söze, Ararken, Diyelim, Söz   Arasında.</div>
<div class="style68"></div>
<div class="style65"><img src="http://www.ekders.net/edebiyat/sbt/uzunbasadon.gif" border="0" alt="" /></div>
<div class="style68"></div>
<div class="style54"><strong> <span class="style52" style="font-family: &amp;quot;;"> <img style="float: left;" src="http://www.ekders.net/edebiyat/img/gunleringetirdigi.jpg" alt="" width="100" height="156" />Günlerin Getirdiği ve  Sözden Söze</span></strong></div>
<div class="style54"><span style="font-family: &amp;quot;;"> <span class="style52"> </span></span> <span class="style52" style="font-family: &amp;quot;;"> Nurullah Ataç&#8217;ın  bu denemeleri kırk yılı aşkın bir süre önce yazılmış, ama yine de  tazeliklerini,  diriliklerini yitirmemişler. Ataç&#8217;ın coşkuyla ve inançla kaleme aldığı,  sorgulamayı hiç bırakmadığı konular, eleştiri oklarını sakınmadan  yönelttiği  edebiyatçılar var &#8220;Günlerin Getirdiği&#8221; ile &#8220;Sözden Söze&#8221;de. </span></div>
<div class="style54"><em> <span class="style52" style="font-family: &amp;quot;;"> &#8220;Hani aile içinde, yaşlı bekar amcalar vardır. Bir günleri bir günlerine  pek  uymaz. Neden hoşlanır, kimi sevmezler, kimi sever, neden hoşlanmazlar,  belli  olmaz. Ama yine de patavatsızlıklarına rağmen dürüsttürler,  hırçınlıklarına  rağmen candan. Hatta yolları beklenir. Yine çıkagelse de didişse, kavga  etse,  veriştirse diye varlıkları aranır. İşte Ataç usta da edebiyatımızın  böyle  eserekli bir amcası idi.&#8221;</span></em></div>
<div class="style54"><strong> <span class="style52" style="font-family: &amp;quot;;"> </span></strong><span class="style52"><img src="http://www.ekders.net/edebiyat/sbt/uzunbasadon.gif" border="0" alt="" /></span></div>
<div class="style65"></div>
<div class="style54"></div>
<div class="style54"></div>
<div class="style54"></div>
<div class="style57"><strong> <span class="style52" style="font-family: &amp;quot;;"> <img style="float: left;" src="http://www.ekders.net/edebiyat/img/suutkemalyetkin.jpg" alt="" width="125" height="153" />SUUT KEMAL YETKİN  (1903-1980)</span></strong></div>
<div class="style68">Sanat, estetik, resim, felsefe konularında eserler veren, birçok  dergilerde yine  bu konularda yazılar yazan Ord. Prof. Suut Kemal Yetkin, edebiyatımızda  özellikle deneme ve eleştirmeleriyle tanınmıştır.</div>
<div class="style68">Sanat, edebiyat konuları üzerindeki özel görüşleriyle düşüncelerini,  kesin  yargılarla kurallara bağlanmaksızın duygulu bir biçimde eleştirir.</div>
<div class="style68">Açık ve özlü bir anlatımı vardır.</div>
<div class="style68">Denemeleri: <strong>Düş’ün Payı, Yokuşa Doğru,  Denemeler, Edebiyat Konuşmaları, Edebiyat Üzerine.</strong></div>
<div class="style68">Bunlardan başka Andre Gide’den çevirdiği <strong> “Seçme Yazılar”,</strong> Calvet’ten çevirdiği “<strong>Dünya  Edebiyatı’nın Ölmeyen Üç Tipi: Hamlet – Don Kişot- Faust”</strong></div>
<div class="style68"></div>
<p><span class="style52"><img src="http://www.ekders.net/edebiyat/sbt/uzunbasadon.gif" border="0" alt="" /></span><span class="style52"></span></p>
<div class="style57"></div>
<div class="style57"></div>
<div class="style57"></div>
<div class="style57"><strong> <span class="style52" style="font-family: &amp;quot;;"> <img style="float: left;" src="http://www.ekders.net/edebiyat/img/abdulhaksinasi.jpg" alt="" width="122" height="133" />ABDÜLHAK ŞİNASİ HİSAR  (1888-1963)</span></strong></div>
<div class="style68">Tenkit yazıları ve romanlarıyla tanınır. Nesirlerinde görgü, hatıra,  tasvir ve  kültür unsurları ağır basar. Sanatlı uzun cümleleri vardır.</div>
<div class="style68"></div>
<div class="style54"><strong> <span class="style52" style="font-family: &amp;quot;;"> Önemli romanları: </span></strong> <span class="style52" style="font-family: &amp;quot;;"> Fahim Bey ve Biz, Çamlıcaa’daki Eniştemiz’dir. </span></div>
<div class="style54"><strong> <span class="style52" style="font-family: &amp;quot;;"> Nesirleri:</span></strong><span class="style52" style="font-family: &amp;quot;;"> Boğaziçi Mehtapları, Geçmiş Zaman Köşkleri, Boğaziçi Yalıları diğer bazı   eserleridir.</span></div>
<div class="style65"><img src="http://www.ekders.net/edebiyat/sbt/uzunbasadon.gif" border="0" alt="" /></div>
<div class="style65"></div>
<div class="style54"></div>
<div class="style54"></div>
<div class="style54"></div>
<div class="style54"></div>
<div class="style57"><span style="font-family: &amp;quot;; font-size: 9pt;"></span></div>
<div class="style54"><strong> <span class="style52" style="font-family: &amp;quot;;"> </span></strong></div>
<div class="style54"><strong> <span class="style52" style="font-family: &amp;quot;;"> <img style="float: left;" src="http://www.ekders.net/edebiyat/img/fahimbeyvebiz.jpg" alt="" width="176" height="242" />FAHİM BEY ve BİZ /  Abdülhak Şinasi Hisar</span></strong></div>
<div class="style54"><strong> <span class="style52" style="font-family: &amp;quot;;"> </span></strong></div>
<div class="style54"><span style="font-family: &amp;quot;;"> <span class="style52"> </span></span> <span class="style52" style="font-family: &amp;quot;;"> Fahim Bey,  Bursa eşrafından birinin oğludur. Galatasaray’da okumuş, bir süre  Bâbıâli’de  aylıksız olarak çalışmış; babası İstanbul’a gelirse durumunu anlamasın  diye  büyük bir konak tutmuş, döşeyemediği bu konağın boş odalarında sabahları  keman  çalmış; günün birinde Londra elçiliği üçüncü katibi olmuştur. Bu iş  kendisine o  kadar önemli görünmüş olacak ki, Londra’nın en büyük terzisine gidip,  bir  sefaret katibine iyi giyimli olmak için ne lazımsa yapmasını söylemiş;  bir süre  sonra elçiliğe, kapılardan sığmayan bir ambar getirmişler. Fahim Bey, bu  bir  ambar dolusu elbiseyi bütün ömrü boyunca giymek zorunda kalmış.  Gençliğinde  kendisini damat alabilecek birçok paşa ve beylerden birinin kızıyla  evlenip  zengin bir eve iç güveysi girmektense, orta-halli bir ailenin kızı  Saffet  Hanım’la evlenmeyi yeğlemiştir. 1908 Meşrutiyeti’nden sonra memlekette  bir “özel  teşebbüs” modası başlayınca, Fahim Bey de Dışişlerindeki görevinden  ayrılarak  Bursa Ovası’nda pamuk yetiştirmeyi düşünmüş, planlar kurmuş, işi  gerçekleştirmek  için bir sermaye sahibi aramaya koyulmuştur. Fakat elinde bir imtiyazı  yoktur,  toprakların sahipleri başka başka kimselerdir, bütün bu kimseler onu  kendilerine  vekil yapmış değildirler; bu adamlara Fahim Bey’in planlarını nasıl  kabul  ettireceği, bulunacak sermayeyi onlara hangi güvence (teminat)  karşılığında  dağıtacağı ve ortaklaşa pamuk ekimini nasıl düzenleyip yöneteceği belli  değildir. Sermaye sahipleri bunun sadece hayal olduğunu görünce  cayarlar. Fahim  Bey, bundan sonraki  hayatı hep bu  işin peşinde koşmakla geçer. İstanbul’un kenar mahallelerindeki küçük  evinde  yoksul, sıkıntılı bir hayat sürerken bile, büyük bir şirketin başında  olmanın  getireceği servet, bolluk ve mutluluk hayallerine gönlünü kaptırır. O  kadar ki,  günün birinde iş gerçekleşirse kendini bir şirket yönetimine hazırlamış  olmak  için, Galata’da, Arslan Hanı’nda bir idarehane açar ve bu hayali şirket  adına  hayali alışverişlere girişir, defterler doldurur, mektuplar yazar,  bunlara yine  kendisi cevaplar verir. Olay duyulunca, Fahim Bey’in adı büsbütün  “deli”ye çıkar  ve hayatı, bir türlü gerçekleşemeyen bu hayallerin arasında sona erer.</span></div>
<div class="style65"><img src="http://www.ekders.net/edebiyat/sbt/uzunbasadon.gif" border="0" alt="" /></div>
<div class="style54"><strong> <span class="style52" style="font-family: &amp;quot;;"> </span></strong></div>
<div class="style57"><strong> <span class="style52" style="font-family: &amp;quot;;"> <img style="float: left;" src="http://www.ekders.net/edebiyat/img/ahkutsitecer.gif" alt="" width="60" height="92" />AHMET KUTSİ TECER  (1901-1967)</span></strong><span style="font-family: &amp;quot;; font-size: 9pt;"></span></div>
<div class="style68">Şiirlerinde yer yer Anadolu halk motiflerini işleyen A. Kutsi Tecer,  duygulu  şiirler ve memleket şiirleriyle kendini tanıtan bir şairimizdir. Hece  ölçüsüne  yeni biçimler arayışı da başka bir özelliğidir.</div>
<div class="style68">Avrupai şiir anlayışından âşık tarzı söyleyişe yönelmiştir. Türk halk  şiirinden  yararlanarak yazdığı şiirleri vardır. Şiirlerinde iç duygu ve bununla  birlikte  gelişen hafif sesli bir musiki havası vardır.</div>
<div class="style57"><strong> <span class="style52" style="font-family: &amp;quot;;">“Şiirler”</span></strong><span class="style52" style="font-family: &amp;quot;;"> tek şiir  kitabıdır.</span></div>
<div class="style68">Tiyatro eserleri: <strong>Koçyiğit Köroğlu,  Köşebaşı, Satılık Ev, Bir Pazar Günü vs. </strong></div>
<p><span class="style52"><img src="http://www.ekders.net/edebiyat/sbt/uzunbasadon.gif" border="0" alt="" /></span></p>
<div class="style68"></div>
<div class="style57"><strong> <span class="style52" style="font-family: &amp;quot;;"> <img style="float: left;" src="http://www.ekders.net/edebiyat/img/ahmdranas.gif" alt="" width="60" height="82" />AHMET MUHİP DIRANAS  (1909-1980)</span></strong></div>
<div class="style68">Fransız sembolist şiirin öncülerinden Baudelaire’in (Bodler) etkisi  altında  kalan Ahmet Muhip Dıranas, “biçim” ve “ahenk”i kaygı edinmiş yeni bir  yapı  içinde ruhun dalgalanışlarını dile getirmeye çalışmıştır. Şiirlerinde  konu  olarak Anadolu’yu, memleket manzaralarını, tabiat ve tarih sevgilerini  işlemiştir. Destanımsı şiirler yazmıştır. Şiirde yeni bir bütünlük  kurmaya  çalışmıştır. Ölçü ve kafiyeye sıkı sıkıya bağlıdır. Sese ve ahenge önem  vermiştir.</div>
<div class="style68">Şiirleri İş Bankası’nca 1974 yılında Şiirler adı altında toplanmıştır.</div>
<div class="style68">Tiyatro eserleri:</div>
<div class="style57"><strong> <span class="style52" style="font-family: &amp;quot;;">Gölgeler, O Böyle İstemezdi&#8230;</span></strong></div>
<p><span class="style52"><img src="http://www.ekders.net/edebiyat/sbt/uzunbasadon.gif" border="0" alt="" /></span><span style="font-family: &amp;quot;; font-size: 9pt;"> </span></p>
<div class="style57"></div>
<div class="style68"></div>
<div class="style57"><strong> <span class="style52" style="font-family: &amp;quot;;">CAHİT SITKI TARANCI (1910 – 1956) </span></strong></div>
<div class="style57"><img style="float: left;" src="http://www.ekders.net/edebiyat/img/cahitsitki.gif" alt="" width="141" height="196" /><span class="style52" style="font-family: &amp;quot;;">Ahmet Muhip  Dıranas  gibi, <strong>Baudelaire</strong>’in (Bodler)  etkisinde kalan Cahit Sıtkı Tarancı, <strong> “yaşama güzelliği”</strong> içinde <strong>“ölümlü  olma” </strong>bilincine varan; bunun acısını çekerek “<strong>ölüm  ve yalnızlık</strong>” karşısında duygulanan bir şair olarak tanınır. Ölümü  unutabildiği şiirlerinde mutludur. Onun şiirlerinde “<strong>ölüm  korkusu</strong>” <strong>ile “yaşama sevinci</strong>” iç  içedir. </span></div>
<div class="style68">Sade, yalın, ahenkli bir dille, konuşma diliyle şiirlerini yazmıştır.  Şiirlerinde iç sıkıntılarını, karamsarlığı ve özellikle ölüm konusunu  işler.</div>
<div class="style68">Başlıca eserleri:</div>
<div class="style57"><strong> <span class="style52" style="font-family: &amp;quot;;">Otuz Beş Yaş, Düşten Güzel </span></strong> <span class="style52" style="font-family: &amp;quot;;"> ve<strong> Ömrümde Sükut’</strong>tur. </span></div>
<div class="style68">Cahit Sıtkı’nın arkadaşı Ziya Osman Saba’ya yazdığı mektuplar  edebiyatımızın en  güzel edebi mektup örnekleridir. Bunlar “<strong>Ziya’ya  Mektuplar</strong>” adıyla kitaplaştırılmıştır. Cahit Sıtkı’nın hikayeleri de  vardır.</div>
<p><span class="style52"><img src="http://www.ekders.net/edebiyat/sbt/uzunbasadon.gif" border="0" alt="" /></span><span class="style52"></span></p>
<div class="style68"></div>
<div class="style57"><strong> <span class="style52" style="font-family: &amp;quot;;"> <img style="float: left;" src="http://www.ekders.net/edebiyat/img/fazilhusnu.jpg" alt="" width="126" height="146" />FAZIL HÜSNÜ DAĞLARCA (1914  &#8211; </span> <span style="font-family: &amp;quot;; font-size: 9pt;"> )</span></strong></div>
<div class="style57"><span class="style52" style="font-family: &amp;quot;;">Fazıl Hüsnü’nün  şiirleri, destanlar, topumcu gerçekçi şiirler ve felsefi-lirik  şiirlerden  oluşur. Şiire soyut konularla başlamıştır. Bu dönemdeki şiirlerinde  tezatlar  vardır. Yaratılışı, kâinatın sırlarını araştırmaya çalışır. Sonraki  döneminde  kahramanlık konularını işler. Yapma destanları ve epik söyleyişi ile  yeni  şiirimizde kendine özgü bir yer edinmiştir.</span></div>
<div class="style68">Başlıca eserleri:</div>
<div class="style57"><strong> <span class="style52" style="font-family: &amp;quot;;">Çocuk ve Allah, Çakır’ın Destanı, Üç  Şehitler Destanı ve Yedi Memetler.</span></strong></div>
<div class="style57"><strong> <span class="style52" style="font-family: &amp;quot;;"> </span></strong></div>
<p><span class="style52"><img src="http://www.ekders.net/edebiyat/sbt/uzunbasadon.gif" border="0" alt="" /></span><span class="style52"></span></p>
<div class="style57"></div>
<div class="style57"></div>
<div class="style57"></div>
<div class="style57"><strong> <span class="style52" style="font-family: &amp;quot;;"> <img style="float: left;" src="http://www.ekders.net/edebiyat/img/halikarnasbalikcisi.jpg" alt="" width="200" height="293" />HALİKARNAS BALIKÇISI (1886  – 1973)</span></strong></div>
<div class="style68">Asıl adı Cevat Şakir Kabaağaçlı’dır. Halikarnas, Bodrum’un antik çağdaki   ismidir.</div>
<div class="style68">Halikarnas Balıkçısı deniz hikayeleriyle tanınmış bir yazarımızdır.  Konuları  daima Ege ve Akdeniz kıyı ve açıklarında gelişen, denize bağlı  olaylardan  oluşmuştur. İçinde yaşadığı, en küçük ayrıntılarına kadar bildiği hür ve  âsi  denizi, denizin emrindeki balıkçıları, dalgıçları, sünger avcılarını ve  gemileri  zengin bir terim ve mitologya hazinesinden güçlenerek, denize karşı  sonsuz bir  hayranlıktan gelen şiirli, yer yer aksayan, ama sürükleyip götüren bir  anlatımla  hikaye ve romana geçirmiştir.</div>
<div class="style57"><strong> <span class="style52" style="font-family: &amp;quot;;">Hikayeleri:</span></strong><span class="style52" style="font-family: &amp;quot;;"> Ege  Kıyılarından, Merhaba  Akdeniz, Ege’nin Dibi, Yaşasın Deniz, Gülen Ada, Dalgıçlar, Mavi Sürgün,  Parmak  Damgası.</span></div>
<div class="style57"><strong> <span class="style52" style="font-family: &amp;quot;;">Romanları:</span></strong><span class="style52" style="font-family: &amp;quot;;"> Ötelerin  Çocuğu, Uluç  Reis, Turgut Reis, Deniz Gurbetçileri.</span></div>
<div class="style57"><strong> <span class="style52" style="font-family: &amp;quot;;">Denemeleri:</span></strong><span class="style52" style="font-family: &amp;quot;;"> Anadolu  Efsaneleri,  Anadolu Tanrıları, Anadolu’nun Sesi, Hey Koca Yurt, Merhaba Anadolu,  Düşün  Yazıları, Altıncı Kıta Akdeniz, Çiçeklerin Düğünü&#8230;</span></div>
<p><span class="style52"><img src="http://www.ekders.net/edebiyat/sbt/uzunbasadon.gif" border="0" alt="" /></span><span class="style52"></span></p>
<div class="style57"></div>
<div class="style57"><strong> <span class="style52" style="font-family: &amp;quot;;"> </span></strong></div>
<div class="style57"><img style="float: left;" src="http://www.ekders.net/edebiyat/img/kemkamu.gif" alt="" width="55" height="89" /><strong><span class="style52" style="font-family: &amp;quot;;">KEMALETTİN  KAMU (1901 – 1948)</span></strong></div>
<div class="style68">Milli Mücadele yıllarında yazdıklarıyla ün kazanan Kemalettin Kamu,  sonraları  Varlık ve Oluş dergilerinde şiirler yayımlamıştır.</div>
<div class="style68">Kamu, savaş, yurt, gurbet ve aşk konularında dil ve ahengi sağlam lirik-  epik,  hece şiirleriyle tanınmıştır. Şiirleri ölümünden sonra “<strong>Kemalettin   Kamu, Hayatı, Şahsiyeti ve Şiirleri</strong>” adlı kitapta yayımlanmıştır.</div>
<p><span class="style52"><img src="http://www.ekders.net/edebiyat/sbt/uzunbasadon.gif" border="0" alt="" /></span><span class="style52"></span></p>
<div class="style68"></div>
<div class="style57"><strong> <span class="style52" style="font-family: &amp;quot;;">CAHİT KÜLEBİ (1917- 1997)</span></strong></div>
<div class="style57"><img style="float: left;" src="http://www.ekders.net/edebiyat/img/cahkulebi.gif" alt="" width="56" height="75" /><span class="style52" style="font-family: &amp;quot;;">1940-1950  yıllarını  kapsayan Yeni Şiir akımında kendine özel bir yer ayırdı. Aydın bir dil  ile,  zaman zaman kötümser, güvensiz kendi türküsünü söylemiştir. Yarım  kafiyeler, iç  sesler, duygu ve düşüncelerine eklediği zarif benzetmeler ve  söyleyişindeki  titizlikle en sevilen şairler arasına girmiştir. Yurt köşelerinin  manzara ve  insan gerçeklerini, modern bir biçim ve yeni bir romantizmle yaşatma,  anılarla  güçlü içten bir duyarlık, onun başlıca özelliğidir. </span></div>
<div class="style68">Şiir kitapları: <strong>Adamın Biri, Rüzgar,  Atatürk Kurtuluş Savaşında, Yeşeren Otlar, Süt, Şiirler, Yangın.</strong> Daha sonra  bütün şiirlerini <strong>Bütün Şiirler</strong> adlı  kitabıyla yayımlamıştır.</div>
<p><span class="style52"><img src="http://www.ekders.net/edebiyat/sbt/uzunbasadon.gif" border="0" alt="" /></span><span class="style52"></span></p>
<div class="style57"></div>
<div class="style57"></div>
<div class="style57"></div>
<div class="style68"></div>
<div class="style57"><strong> <span class="style52" style="font-family: &amp;quot;;">HALDUN TANER (1915 – 1986)</span></strong></div>
<div class="style57"><img style="float: left;" src="http://www.ekders.net/edebiyat/img/halduntaner.jpg" alt="" width="173" height="191" /><span class="style52" style="font-family: &amp;quot;;">Edebiyat  Fakültesi’nde tiyatro tarihi dersleri vermiş, gazetelerde sanat ve  kültür  azıları, fıkralar yazmıştır. </span></div>
<div class="style68">Gücünü gözlem, mizah ve yergiden alan Haldun Taner; konuları büyük  şehrin tipik  ve türedi yaşamlarından gelme hikayeleriyle tanınmıştır.</div>
<div class="style57"><strong> <span class="style52" style="font-family: &amp;quot;;">Hikaye kitapları:</span></strong><span class="style52" style="font-family: &amp;quot;;"> Yaşasın  Demokrasi, Tuş,  Şişhaneye Yağmur Yağıyordu, On İkiye Bir Var&#8230;</span></div>
<div class="style57"><strong> <span class="style52" style="font-family: &amp;quot;;">Oyunları:</span></strong><span class="style52" style="font-family: &amp;quot;;"> Dışardakiler, Fazilet  Eczanesi, Lütfen Dokunmayın, Günün Adamı, Huzur Çıkmazı, Gözlerimi  Kaparım  Vazifemi Yaparım, Eşeğin Gölgesi, Vatan Kurtaran Çoban, Yar Bana Bir  Eğlence,  Dev Aynası, Aşk u Sevda&#8230;</span></div>
<p><span class="style52"><img src="http://www.ekders.net/edebiyat/sbt/uzunbasadon.gif" border="0" alt="" /></span><span class="style52"></span></p>
<div class="style57"></div>
<div class="style57"></div>
<div class="style57"></div>
<div class="style57"></div>
<div class="style68"></div>
<div class="style57"><strong> <span class="style52" style="font-family: &amp;quot;;">BEHÇET NECATİGİL ( 1916 – 1979 )</span></strong></div>
<div class="style57"><img style="float: left;" src="http://www.ekders.net/edebiyat/img/behcetnecatigil.jpg" alt="" width="130" height="149" /><span class="style52" style="font-family: &amp;quot;;">Behçet  Necatigil  şiirlerinde, orta halli bir vatandaşın birey olarak başından geçebilecek   durumları hatırlatmış, ev-aile-yakın çevre üçgeninde, gerçek ve hayal  yaşantılarını iletmeye, duyurmaya çalışmıştır. Bu arada biçim  yenileştirmelerinden dolayı yadırgandığı da olmuştur.</span></div>
<div class="style57"><strong> <span class="style52" style="font-family: &amp;quot;;">Şiir kitapları:</span></strong><span class="style52" style="font-family: &amp;quot;;"> Kapalı  Çarşı, Çevre,  Evler, Eski Toprak, Dar Çağ, Yaz Dönemi, Divançe, Beyler, Sergilerde&#8230;  Radyo  oyunları yazmıştır. Bunlar<strong> Yıldızlara  Bakmak, Gece Aşevi, Üç Turunçlar, Pencere </strong>adlı kitaplarında  toplanmıştır.</span></div>
<div class="style57"><strong> <span class="style52" style="font-family: &amp;quot;;">“Edebiyatımızda İsimler Sözlüğü</span></strong><span class="style52" style="font-family: &amp;quot;;">”  ile <strong>“Edebiyatımızda Eserler Sözlüğü”</strong> adlı önemli iki eseri de vardır. </span></div>
<p><span class="style52"><img src="http://www.ekders.net/edebiyat/sbt/uzunbasadon.gif" border="0" alt="" /></span><span class="style52"></span></p>
<div class="style57"></div>
<div class="style57"></div>
<div class="style57"></div>
<div class="style57"></div>
<div class="style57"><strong> <span class="style52" style="font-family: &amp;quot;;"> <img style="float: left;" src="http://www.ekders.net/edebiyat/img/sabahattineyuboglu.jpg" alt="" width="154" height="180" />SABAHATTİN EYÜBOĞLU (1908 –  1973)</span></strong></div>
<div class="style68">Sanat sorunlarımızla toplumsal sorunlarımızı kuvvetli bir kültürle  araştıran  yazardır. Tarihimiz içinde Anadolu’nun en bilinçli yorumcularındandır.  Olaylara  Batı kültürünün geniş açısından bakar. Anadolu, Anadolu halkı, Atatürk  tutkunluğu, demokrasi, halk sanatı, halk dili, halk eğitimi en çok  üzerinde  durduğu ana konulardır. Halkı hor görenlere her fırsatta çatar. Daha çok  deneme  ve inceleme türünde eser vermiştir.</div>
<div class="style54"><strong> <span class="style52" style="font-family: &amp;quot;;"> Eserleri:</span></strong><span class="style52" style="font-family: &amp;quot;;"> Mavi ve Kara, Yunus Emre’ye Selam, Siyah Kalem, Hitit Güneşi, Anadolu  Yolları,  Pir Sultan Abdal.</span></div>
<div class="style65"><img src="http://www.ekders.net/edebiyat/sbt/uzunbasadon.gif" border="0" alt="" /></div>
<div class="style54"></div>
<div class="style65"></div>
<div class="style54"></div>
<div class="style54"></div>
<div class="style68"></div>
<div class="style54"><strong> <span class="style52" style="font-family: &amp;quot;;"> NECİP FAZIL KISAKÜREK ( 1905 – 1983)</span></strong></div>
<div class="style57"><img style="float: left;" src="http://www.ekders.net/edebiyat/img/necipfaz%C4%B1l.jpg" alt="" width="161" height="174" /><span class="style52" style="font-family: &amp;quot;;">Modern Türk  şiirinin  mistik şairidir. Nesirleri de olmasına rağmen asıl güçlü yanı  şiirlerindedir. </span></div>
<div class="style68">Halk şiirimizin öz ve biçim yapısından yararlandığı, bunlara Batılı,  modern bir  özellik kazandırdığı; sonraları dinsel duyuşlara karar kıldığı görülür.</div>
<div class="style68">Sağlam bir teknikle, esrarlı iç âlemini, felsefi görüşlerini, etkileyici  bir  güçle dile getirir.</div>
<div class="style68">Şiirin yanı sıra makale, tarih, eleştiri, biyografi, hikaye türlerinde  de  eserler yazmıştır.</div>
<div class="style57"><strong> <span class="style52" style="font-family: &amp;quot;;">Eserleri:</span></strong></div>
<div class="style57"><strong> <span class="style52" style="font-family: &amp;quot;;">Şiirleri:</span></strong><span class="style52" style="font-family: &amp;quot;;"> Kaldırımlar,  Örümcek Ağı,  Ben ve  Ötesi.</span></div>
<div class="style57"><strong> <span class="style52" style="font-family: &amp;quot;;">Tiyatro eserleri:</span></strong><span class="style52" style="font-family: &amp;quot;;"> Künye,  Satırbaşı, Bir  Adam Yaratmak, Para.</span></div>
<div class="style57"><strong> <span class="style52" style="font-family: &amp;quot;;">Monografi:</span></strong><span class="style52" style="font-family: &amp;quot;;"> Namık Kemal,  Ulu Hakan  Abdülhamit.</span></div>
<div class="style68">Bunların dışında <strong>Aynadaki Yalan </strong> (roman)<strong> Cinnet Mustatili, Çöle İnen Nur</strong> ve daha pek çok eseri vardır.</div>
<div class="style57"></div>
<div class="style57"></div>
<div class="style52"><img src="http://www.ekders.net/edebiyat/sbt/uzunbasadon.gif" border="0" alt="" /></div>
<div class="style54"><strong> <span class="style52" style="font-family: &amp;quot;;"> ORHAN KEMAL ( 1914 – 1970)</span></strong></div>
<div class="style47"><img style="float: left;" src="http://www.ekders.net/edebiyat/img/orhankemal1.jpg" alt="" width="125" height="82" /></div>
<div class="style52" style="text-indent: 8px;"><span style="font-family: Tahoma;">Yazın  yaşamına askerdeyken şiirle başladı. İlk şiirleri Raşit Kemali imzasıyla  “Yedigün”  ve “Yeni Mecmua”da  çıktı. Bunları, hapisteyken “Yeni Ses”, “Ses”,  “Yürüyüş” dergilerinde yayımladıkları izledi. Nazım Hikmet’in etkisiyle  düzyazıya yöneldi. İlk düzyazısı, Baba Evi romanının bir bölümü olan  “Balık”  1940’ta “Yeni Edebiyat” gazetesinde yayımlandı. İlk öykülerini ise Raşit  Kemali  ve Orhan Raşit imzalarıyla yine aynı gazetede yayımladı. Bunları,  1942’de ve  1943’lerde, Orhan Kemal imzasıyla “Yürüyüş” ve “İkdam” gazeteleri ile  “Yurt ve  Dünya” dergisinde çıkan öyküleri izledi. Bu yıllarda şiirlerini de  yayımlamakla  birlikte, asıl çalışmalarını öyküye yöneltti. Öyküleri “Varlık”, “Gün”,  “Yığın”,  “Seçilmiş Hikayeler”, “Yaprak”, “Yeni Başdan”, “Yeditepe”, “Beraber”  gibi  dergilerde yayımlanırken; birçok romanı da “Vatan”, “Dünya”, “Ulus”,  “Son  Havadis” ve “Cumhuriyet” gazetelerinde tefrika edildi.</span></div>
<div class="style52" style="text-indent: 8px;"><span style="font-family: Tahoma;">Kardeş  Payı ile 1958, Önce Ekmek’ le de 1969 Sait Faik Hikaye Armağanı’nı; yine  Önce  Ekmek kitabıyla 1969 Türk Dil Kurumu Öykü Ödülü’nü kazandıÖykü ve  romanlarının  yanı sıra film senaryoları yazdı. 72. Koğuş, Murtaza, Eskici Dükkanı,  Kardeş  Payı adlı yapıtlarını oyunlaştırdı. İspinozlar oyununu yazdı. Bu  oyunları  çeşitli tiyatrolar tarafından sahnelendi. 72. Koğuş oyunuyla 1967’de  Ankara  Sanat Severler Derneği’nce en iyi oyun yazarı seçildi.</span></div>
<div class="style52" style="text-indent: 8px;"><span style="font-family: Tahoma;">İlki  1972’de verilen (Yılmaz Güney , Boynu Bükük Öldüler ), her yıl yazarın  ölüm  yıldönümünde verilmek üzere, konulan “Orhan Kemal Roman Armağanı” ailesi   tarafından düzenlendi.</span></div>
<div class="style64" style="text-indent: 8px;"><span style="font-family: Tahoma; color: navy;">Yapıtları</span></div>
<div style="text-indent: 8px;"><span style="font-family: Tahoma; font-size: x-small;"> <span class="style64">Öykü:</span><span class="style52"> Ekmek Kavgası,  1949; Sarhoşlar, 1951; Çamaşırcının kızı, 1952;  72.Koğuş, 1954; Grev, 1954; Arka Sokak, 1956; Kardeş Payı, 1957; Babil  Kulesi,  1957; Dünyada Harp Vardı, 1963; Mahalle Kavgası, 1963; İşsiz, 1966; Önce  Ekmek,  1968; Küçükler ve Büyükler, (ö.s.), 1971. Ayrıca öykülerinden yapılan  derlemeler  Bilgi Yayınevi’nce dört cilt olarak yayınlandı: I. Yağmur Yüklü  Bulutlar, 1974;  II. Kırmızı Küpeler, 1974; III. Oyuncu Kadın, 1975; IV. Serseri  Milyoner/İki  Damla Gözyaşı, 1976. Arslan Tomson, (ö.s.), 1976; İnci’nin Maceraları,  (ö.s.),  1979.</span></span></div>
<div style="text-indent: 8px;"><span style="font-family: Tahoma; font-size: x-small;"> <span class="style64">Roman:</span><span class="style52"> Baba Evi,  1949; Avare Yıllar, 1950; Murtaza, 1952; Cemile, 1952;  Bereketli Topraklar Üzerinde,  1954; Suçlu, 1957; Devlet kuşu, 1958;  Vukuat  Var, 1958; Gavurun kızı, 1959; Küçücük, 1960; Dünya Evi, 1960; El Kızı,  1960;  Hanımın Çiftliği, 1961; Eskici ve Oğulları, 1962 ( Eskici Dükkanı adıyla  1970);  Gurbet Kuşları, 1962; Sokakların Çocuğu, 1963; Kanlı Topraklar, 1963;  Bir Filiz  Vardı, 1965; Müfettişler Müfettişi, 1966; Yalancı Dünya, 1966; Evlerden  Biri,  1966; Arkadaş Islıkları, 1968; Sokaklardan Bir Kız, 1968; Üç Kağıtçı,  1969; Kötü  Yol, 1969; Kaçak, (ö.s.) 1970; Tersine Dünya, (ö.s.) 1986.</span></span></div>
<div style="text-indent: 8px;"><span style="font-family: Tahoma; font-size: x-small;"> <span class="style64">Oyun:</span><span class="style52"> İspinozlar,  1965; 72. Koğuş, 1967. Anı: Nazım Hikmet’le Üç buçuk Yıl,  1965. İnceleme: Senaryo Tekniği ve Senaryoculuğumuzla İlgili Notlar,  1963.  Röportaj: İstanbul’dan Çizgiler, (ö.s.) 1971.</span></span><span class="style52"> </span></div>
<div class="MsoNormal"></div>
<div class="style52"><img src="http://www.ekders.net/edebiyat/sbt/uzunbasadon.gif" border="0" alt="" /></div>
<div class="style52"></div>
<div class="style61"><strong><span class="style52">KEMAL TAHİR</span></strong></div>
<p><img style="float: left;" src="http://www.ekders.net/edebiyat/img/kemaltahir.gif" alt="" width="70" height="94" />Kemal  Tahir edebiyata şiirle başladı. İlk şiirleri 1931&#8242;de &#8220;içtihad&#8221;  dergisinde  yayınlandı. <em> <span class="style60"> Yeni Kültür</span></em>, arkadaşlarıya birlikte kurdukları <em>Geçit</em>, <em>Var</em>, <em>Ses</em> dergilerinde şiirleri çıktı.<br />
İlk önemli eseri 4 bölümlük <em>Göl İnsanları</em> uzun öyküsü <em>Tan</em> gazetesinde tefrika olarak yayınlandı, eser 1955&#8242;te kitap olarak  basıldı. Yine  1955&#8242;te basılan <em>Sağırdere</em> romanıyla adını duyurdu.<br />
İstanbul&#8217;u bir çerçeve gibi alıp Türklerin Osmanlılıktan cumhuriyet&#8217;e   geçişini incelediği <em>şehir romanları</em> dizisinin ilk kitabı <em>Esir  Şehrin  İnsanları</em> 1956&#8242;da yayınlandı. Kitapta mütareke   dönemi istanbul&#8217;unu anlattı. Dizinin diğer kitapları <em>Esir Şehrin  Mahpusu</em> 1961&#8242;de, <em>Hür Şehrin İnsanları</em> 1976&#8242;da basıldı.<br />
Başlangıçta köy ve köylü sorunlarına eğildi. daha sonra Türk Tarihi  ve  özellikle yakın tarihin olaylarını ele aldı. <em>Devlet Ana</em>da,  kuruluş  sürecindeki Osmanlı toplumu ve yönetim sistemini, <em>Kurt Kanunu</em>da  Atatürk&#8217;e  karşı düzenlenmek istenen  İzmir Suikastını, <em>Rahmet Yolları Kesti</em> ve <em>Yedi Çınar  Yaylası</em>nda  ağalık ve eşkıyalık olgusunu inceledi. <em>Yorgun Savaşçı</em>da  Anadolu&#8217;daki  başsız, öndersiz ulusal güçlerin birleşip Ulusal Kurtuluş Savaşı&#8217;na  başlamasına  kadar geçen dönemi anlattı. <em>Bozkırdaki Çekirdek</em>te de  köy enstitüleri üzerinde durdu.<br />
Ekonomik zorluklar nedeniyle gazetelere tefrika romanları yazan  Tahir, aynı  zamanda çevirilerini yaptığı Mayk   Hammer serisi için yeni kitaplar da yazdı.</p>
<ul>
<li>Göl İnsanları</li>
<li>Sağırdere</li>
<li>Esir Şehrin İnsanları</li>
<li>Körduman</li>
<li>Rahmet Yolları Kesti</li>
<li>Yediçınar Yaylası</li>
<li>Köyün kamburu</li>
<li>Esir Şehrin Mahpusu</li>
<li>Kelleci Memet</li>
<li>Yorgun Savaşçı</li>
<li>Bozkırdaki Çekirdek</li>
<li>Devlet Ana</li>
<li>Kurt Kanunu</li>
<li>Büyük Mal</li>
<li>Yol Ayrımı</li>
<li>Namusçular</li>
<li>Karılar Koğuşu</li>
<li>Hür Şehrin İnsanları</li>
<li>Dam Ağası</li>
<li>Harem&#8217;de Dört Kadın</li>
<li>Kemal Tahir&#8217;e Mapusaneden Mektuplar (Nazım Hikmet&#8217;le yazışmaları)</li>
</ul>
<div class="style52"><img src="http://www.ekders.net/edebiyat/sbt/uzunbasadon.gif" border="0" alt="" /></div>
<div class="style52"></div>
<div class="MsoNormal"></div>
<div class="MsoNormal"></div>
<p><strong><span class="style52">YAŞAR KEMAL</span></strong><br />
<img style="float: left;" src="http://www.ekders.net/edebiyat/img/yasarkemal01.jpg" alt="" width="236" height="170" />Asıl  adı <strong>Kemal Sadık Gökçeli&#8217;</strong>dir.<br />
Yaşar Kemal, 1923   yılında  Osmaniye iline bağlı <span class="style60"> Hemite köyünde</span> ya da şimdiki adıyla Göğceli&#8217;de (Gökçedam) doğdu.  Henüz  ortaokul sıralarındayken halk yazınına duyduğu ilgi onu folklor  derlemeleri  yapmaya yöneltti. O dönemde şiirleri Adana Halkevi&#8217;nin yayını olan  &#8220;Görüşler  Dergisi&#8221;nde yayımlandı. Ortaokulun son sınıfındayken okulu bırakmak  zorunda  kalarak ırgatlık, amelebaşılık, pirinç tarlalarında su bekçiliği,  arzuhalcilik,  öğretmenlik, kütüphane memurluğu gibi işlerde çalıştı. Bu arada &#8220;Ülke&#8221;,  &#8220;Kovan&#8221;,  &#8220;Millet&#8221;, &#8220;Beşpınar&#8221; dergilerinde şiirleri görüldü.<br />
1940’lı yıllarda Adana’da çıkan Çığ dergisi çevresindeki yazar ve  aydınlarla  ilişki kurdu ve şiirleri o dergide de yayımlanmaya başladı. Abidin   Dino ve ağabeyi Arif Dino ile kurduğu yakınlık onun düşünce ve  edebiyat  dünyasının gelişimini etkiledi.<br />
Ramazanoğlu Kütüphanesi’nde çalıştığı dönemde Orhan   Kemal’le tanıştı. İlk öyküleri “Bebek”, “Dükkâncı”, “Memet ile  Memet”  1950’lerde yayımlandı. İlk öyküsü “Pis Hikâye”yi ise 1944’te Kayseri’de   askerliğini yaparken yazdı.<br />
1951 yılında  İstanbul&#8217;a yerleşerek,  Cumhuriyet Gazetesi&#8217; nde fıkra ile röportaj yazarlığı yapmaya  başladı.  &#8220;Dünyanın En Büyük Çiftliğinde Yedi Gün&#8221; başlıklı röportajıyla  Gazeteciler  Cemiyeti Özel Başarı Armağanı&#8217;nı kazandı. O yıllarda öyküleriyle de ilgi  çeken  sanatçının 1952 yılında &#8220;Sarı Sıcak&#8221; adlı öykü kitabı yayımlandı. İlk  romanı  &#8220;İnce Memed&#8221; 1955 yılında çıktı. 1955-1984 yılları arasında öykü, roman,   röportaj ile makalelerinden oluşan 33 kitabı yayımlandı.<br />
Yaşar Kemal, ilk romanı &#8220;<span class="style60">İnce  Memed</span>&#8221; ile 1955   yılında <span class="style60"> Varlık Roman Armağanı</span>&#8216;nı kazandı. 1974 yılında &#8220;Demirciler Çarşısı  Cinayeti&#8221;  adlı yapıtı, Madaralı Roman Ödülü&#8217; nü aldı. &#8220;Yer Demir Gök Bakır&#8221;  Fransa&#8217;da 1977  yılında, Edebiyat Eleştirmenleri Sendikası tarafından yılın en iyi  yabancı  romanı seçildi. &#8220;Binboğalar Efsanesi&#8221; 1979 yaz dönemi için Büyük  Edebiyat Jürisi  tarafından seçilen kitaplar arasında yer aldı. 1982 yılında uluslararası  Del  Duca Ödülü&#8217; ne değer görülen Yaşar Kemal, 1984 yılında Fransa&#8217; nın  Légion  D&#8217;Honneur nişanını aldı.<br />
Yapıtlarında  Torosları,  Çukurova&#8217;yı, Çukurova insanının acı yaşamını, ezilişini,  sömürülüşünü, kan  davasını, ağalık ile toprak sorununu ortaya koyan yazarın betimlemeleri  yapıtlarının en önemli özelliğidir. 39 dilde yayımlanmış olan  kitaplarıyla,  dünya yazınında çok önemli bir yere sahiptir.<br />
İspanyol göçmeni Mandil Paşa&#8217;nın torunu Tilda ile evliydi.</p>
<h2 class="style52">Eserleri</h2>
<ul>
<li> Sarı Sıcak, 1955,</li>
</ul>
<h3 class="style62">Roman</h3>
<dl>
<dt><span class="style63">İnce Memed Serisi</span><span class="style52"> </span></dt>
</dl>
<ul>
<li> İnce Memed I,1955,</li>
<li>İnce Memed II, 1969,</li>
<li>İnce Memed III, 1984,</li>
<li>İnce Memed IV, 2006,</li>
</ul>
<dl>
<dt><em>Bir Ada Hikayesi Serisi</em> </dt>
</dl>
<ul>
<li> Fırat Suyu Kan Akıyor Baksana, Adam, 1997,</li>
<li> <span class="style60"> Karıncanın Su İçtiği</span>, Adam, 2002,</li>
<li> <span class="style60"> Tanyeri Horozları</span>, Adam, 2002,</li>
</ul>
<dl>
<dt><em>Dağın Öte Yüzü Serisi</em> </dt>
</dl>
<ul>
<li> Ortadirek, 1960,</li>
<li> <span class="style60"> Yer Demir Gör Bakır</span>, 1963,</li>
<li> <span class="style60"> Ölmez Otu</span>, 1968,</li>
</ul>
<dl>
<dt><em>Akçasazın Ağaları Serisi</em> </dt>
</dl>
<ul>
<li> <span class="style60"> Demirciler Çarşısı Cinayeti</span>,</li>
<li> Yusufçuk Yusuf,</li>
</ul>
<dl>
<dt><em>Kimsecik Serisi</em> </dt>
</dl>
<ul>
<li> <span class="style60"> Yağmur Kuşu</span>,</li>
<li> <span class="style60"> Kale Kapısı</span></li>
<li> <span class="style60"> Kanın Sesi</span></li>
</ul>
<dl>
<dt><em>Efsane Derlemeleri-Romanlar</em> </dt>
</dl>
<ul>
<li> Üç Anadolu Efsanesi, İst.: Ararat, 1967,</li>
<li> Ağrıdağı Efsanesi, İst.: Cem, 1970,</li>
<li> Binboğalar Efsanesi, İst.: Cem, 1971,</li>
</ul>
<dl>
<dt><em>Diğer Romanları</em> </dt>
</dl>
<ul>
<li> Algözüm Seyreyle Salih, 1976, Cem,</li>
<li> <span class="style60"> Çakırcalı Efe</span>, Ararat, 1972,</li>
<li> Yılanı Öldürseler, 1976,</li>
<li> <span class="style60"> Kuşlar da Gitti</span>, 1978,</li>
<li> Deniz Küstü, 1978,</li>
</ul>
<p><span class="style52"> </span></p>
<h3 class="style62">Röportaj</h3>
<ul>
<li> <span class="style52">Allahın Askerleri</span><span class="style52">,  1978, İst.: Milliyet Yayınları, </span></li>
<li> <span class="style60"> Yanan Ormanlarda 50 Gün</span>, İst.:    Türkiye Ormancılar Cemiyeti, 1955,</li>
<li> <span class="style60"> Çukurova Yana Yana</span>, İst.: Yeditepe, 1955</li>
<li> <span class="style60"> Peribacaları</span>, İst.: Varlık, 1957,</li>
<li> <span class="style60"> Bu Diyar Baştan Başa</span>, İst.: Cem, 1971,</li>
<li> <span class="style60"> Bir Bulut Kaynıyor</span>, İst.: Cem, 1974,</li>
<li> <span class="style60"> Yaşar Kemal Kendini Anlatıyor</span>, 2000, .</li>
</ul>
<p><span class="style52"> </span></p>
<h3 class="style62">Deneme-derleme</h3>
<ul>
<li> <span class="style60"> <span class="style52">Ağıtlar</span></span><span class="style52">, Adana:  Halkevi, 1943 </span></li>
<li> <span class="style60"> Taş Çatlasa</span>, İst.: Ataç, 1961</li>
<li> <span class="style60"> Baldaki Tuz</span>, (1959-74 gazete yazıları) İst.: Cem, 1974,</li>
<li> <span class="style60"> Gökyüzü Mavi Kaldı</span>, (halk edebiyatından seçmeler, S. Eyüboğlu ile)</li>
<li> <span class="style60"> Ağacın Çürüğü</span>: Yazılar-Konuşmalar, (der. Alpay Kabacalı) İst.:  Milliyet,   1980,</li>
<li> <span class="style60"> Yayımlanmamış 10 Ağıt</span>, İst.: Anadolu Sanat, 1985</li>
<li> <span class="style60"> Sarı Defterdekiler</span>: Folklor Derlemeleri, (haz. Alpay Kabacalı)  İst.:   Yapı Kredi, 1997</li>
<li> <span class="style60"> Ustadır Arı</span>, İst.: Can, 1995,</li>
<li> <span class="style60"> Zulmün Artsın</span>, İst.: Can, 1995.</li>
</ul>
<h3 class="style62">Çocuk romanı</h3>
<ul>
<li> <span class="style60"> <span class="style52">Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal Karınca</span></span><span class="style52">, İst.: Cem, 1977 </span></li>
</ul>
<h3 class="style62">Çeviri</h3>
<ul>
<li> <span class="style60"> <span class="style52">Ayışığı Kuyumcuları</span></span><span class="style52"> (A. Vidalie; Thilda Kemal ile), İst.: Adam, 1977 </span></li>
</ul>
<h2 class="style52">Ödülleri</h2>
<ul class="style52">
<li>“Dünyanın En Büyük Çiftliğinde Yedi Gün” adlı röportaj dizisi ile  1955   Gazeteciler Cemiyeti Başarı Armağanı</li>
<li>İnce Memed ile 1956 Varlık Roman Armağanı</li>
<li>Teneke’den aynı adla uyarlanan oyunu ile 1966 İlhan İskender  Armağanı</li>
<li>“Teneke” oyunu ile 1966 Uluslararası Nancy Tiyatro Festivali  Birincilik   Ödülü</li>
<li>Demirciler Çarşısı Cinayeti ile 1974 Madaralı Roman Armağanı</li>
<li>Yer Demir Gök Bakır ile 1977 Fransa Eleştirmenler Sendikası En İyi   Yabancı Roman Ödülü</li>
<li>Ölmez Otu ile 1978’de Fransa’da En İyi Yabancı Kitap Ödülü</li>
<li>Binboğalar Efsanesi ile 1979 Fransa “Büyük Jüri” En İyi Kitap Ödülü</li>
<li>1982 Uluslararası Cino Del Duca Ödülü</li>
<li>1984 Fransız Legion d’Honneur Ödülü Commandeur payesi</li>
<li>1984 TÜYAP Kitap Fuarı Halk Ödülü 1985 Sedat Simavi Vakfı Edebiyat  Ödülü</li>
<li>Kale Kapısı ile 1986 Orhan Kemal Roman Ödülü</li>
<li>1988 TÜYAP Kitap Fuarı Halk Ödülü</li>
<li>1988 Fransa Kültür Bakanlığı Commandeur des Arts et des Lettres  Nişanı</li>
<li>1991 Fransa Strasbourg Üniversitesi Onur Doktorası</li>
<li>1992 11. TÜYAP Kitap Fuarı Onur Yazarı</li>
<li>1992 Antalya Akdeniz Üniversitesi Onur Doktorası</li>
<li>1993 Kültür Bakanlığı Büyük Ödülü</li>
<li>1994 Mülkiyeliler Birliği Rüştü Koray Armağanı</li>
<li>1995 Morgenavissen Jylaand-Pösten Ödülü (Danimarka)</li>
<li>1996 Türkiye Yayıncılar Birliği Düşünce Özgürlüğü Ödülü</li>
<li>Kanun Sesi ile 1996 Akdeniz Yabancı Kitap ödülü (Perpignan, Fransa)</li>
<li>1996 VIII Katalunya Uluslar arası Ödülü (Barcelona, İspanya)</li>
<li>1996 Hellman/Hammet Baskı ?????????? Cesaret Ödülü, New York</li>
<li>1997 Nonino Ödülü (?????????, İtalya)</li>
<li>1997 Kenne Vakfı Düşünce ve Söz Özgürlüğü Ödülü (Uppsda, İsveç)</li>
<li>1997 Norveç Yazarlar Birliği ödülü, Wole Soyinka ile ortak</li>
<li>1997 Frankfurt Kitap Fuarı Alman Yayıncalar Birliği ödülü</li>
<li>1998 Frei Üniversitesi Berlin fahri doktora</li>
<li>1998 Bordeaux Yayıncılar Birliği Yabancı Edebiyat ödülü</li>
<li>2002 Bilken Üniversitesi fahri doktora</li>
<li>2003 Z. Homerus Şiir ödülü</li>
<li>2003 Savanos ödülü (Selanik)</li>
<li>2003 Türkiye Yayıncılar Birliği Yayıncılık Emek ödülü.</li>
</ul>
<div class="blogger-post-footer"><script type="text/javascript">// <![CDATA[
google_ad_client = "pub-3333397344182406";
/* 336x280, oluşturulma 01.12.2008 */
google_ad_slot = "7351974886";
google_ad_width = 336;
google_ad_height = 280;
// ]]&gt;</script><br />
<script src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js" type="text/javascript">
</script></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dilveanlatim.com/cumhuriyet-donemi-sanatcilari/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>CUMHURİYET DÖNEMİ TOPLULUKLARI</title>
		<link>http://www.dilveanlatim.com/cumhuriyet-donemi-topluluklari</link>
		<comments>http://www.dilveanlatim.com/cumhuriyet-donemi-topluluklari#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 01 Apr 2010 14:50:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dilveanlatim.com/cumhuriyet-donemi-topluluklari</guid>
		<description><![CDATA[YEDİ MEŞALECİLER ZİYA OSMAN SABA GEÇEN ZAMAN &#8211; NEFES ALMAK GARİPÇİLER ORHAN VELİ KANIK BÜTÜN ŞİİRLERİ(ORHAN VELİ) OKTAY RIFAT HOROZCU MELİH CEVDET ANDAY İKİNCİ YENİ AKIMI EDİP CANSEVER &#160;&#160; YEDİ MEŞALECİLER&#160; Yedi Meşaleciler, yeni bir edebiyat, farklı bir şiir oluşturmak amacıyla bir araya geldiler. İlkelerini, “samimilik, içtenlik, canlılık ve devamlı yenilik” şeklinde açıklamışlardır. Beş Hececiler’i [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="color: red;"><a name='more'></a>YEDİ MEŞALECİLER </div>
<div style="color: red;">ZİYA OSMAN SABA</div>
<div style="color: red;">GEÇEN ZAMAN &#8211; NEFES ALMAK</div>
<div style="color: red;">GARİPÇİLER</div>
<div style="color: red;">ORHAN VELİ KANIK</div>
<div style="color: red;">BÜTÜN ŞİİRLERİ(ORHAN VELİ)</div>
<div style="color: red;">OKTAY RIFAT HOROZCU</div>
<div style="color: red;">MELİH CEVDET ANDAY</div>
<div style="color: red;">İKİNCİ YENİ AKIMI</div>
<div style="color: red;">EDİP CANSEVER</div>
<p>
<div class="MsoNormal"><span class="style40"><span class="style39"><span style="font-family: &quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;;"> <span class="style52">&nbsp;&nbsp; </span></span></span></span>YEDİ MEŞALECİLER<br /><span class="style40"><span class="style39"><span style="font-family: &quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;;"><span class="style52">&nbsp; </span> </span> <span class="style52" style="font-family: &quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;;"> Yedi Meşaleciler,  yeni bir edebiyat, farklı bir şiir oluşturmak amacıyla bir araya  geldiler.  İlkelerini, “samimilik, içtenlik, canlılık ve devamlı yenilik” şeklinde  açıklamışlardır. Beş Hececiler’i eleştirdiler ve onlara karşı çıktılar.  Batı  edebiyatını, özellikle Fransız edebiyatını kendilerine örnek alıp,  izleyeceklerini söylemelerine rağmen, Beş Hececiler’in yolundan  gitmişlerdir. <o:p></o:p> </span></span></span></div>
<div class="style48"></div>
<div class="style48"><span class="style40"><span class="style39">Bu topluluk şu  sanatçılardan oluşur:<o:p></o:p></span></span></div>
<div class="MsoNormal"><span class="style40"><span class="style39"><b> <span class="style52" style="font-family: &quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;;"> Ziya Osman Saba<o:p></o:p></span></b></span></span></div>
<div class="MsoNormal"><span class="style40"><span class="style39"><b> <span class="style52" style="font-family: &quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;;"> Sabri Esat Siyavuşgil<o:p></o:p></span></b></span></span></div>
<div class="MsoNormal"><span class="style40"><span class="style39"><b> <span class="style52" style="font-family: &quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;;"> Kenan Hulusi<o:p></o:p></span></b></span></span></div>
<div class="MsoNormal"><span class="style40"><span class="style39"><b> <span class="style52" style="font-family: &quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;;"> Yaşar Nabi Nayır<o:p></o:p></span></b></span></span></div>
<div class="MsoNormal"><span class="style40"><span class="style39"><b> <span class="style52" style="font-family: &quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;;"> Cevdet Kudret Solok<o:p></o:p></span></b></span></span></div>
<div class="MsoNormal"><span class="style40"><span class="style39"><b> <span class="style52" style="font-family: &quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;;"> Muammer Lütfi<o:p></o:p></span></b></span></span></div>
<div class="MsoNormal"><span class="style40"><span class="style39"><b> <span class="style52" style="font-family: &quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;;"> Vasfi Mahir Kocatürk<o:p></o:p></span></b></span></span></div>
<div class="MsoNormal"><span class="style40"><span class="style39"><span class="style52" style="font-family: &quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;;"><o:p>&nbsp;</o:p></span><span class="style40"><span class="style39"><span class="style45"><a href="http://www.ekders.net/edebiyat/cumhuriyetdonemitopluluklar/index.html#top"><img border="0" src="http://www.ekders.net/edebiyat/sbt/uzunbasadon.gif" /></a></span></span></span><o:p></o:p></span></span></div>
<div class="MsoNormal"><o:p><span class="style40"><span class="style39"> <span class="style52" style="font-family: &quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;;"> <a href="http://draft.blogger.com/post-create.g?blogID=679012447973557742" name="ziyaosmansaba"></a>&nbsp;</span></span></span></o:p></div>
<div class="MsoNormal"><o:p></o:p><span class="style40"><span class="style39"> </span></span></div>
<div class="MsoNormal"><o:p></o:p></div>
<div class="style48"></div>
<div class="MsoNormal"><span class="style40"><span class="style39"><b> <span style="font-family: &quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;;"> <span class="style52">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<img alt="" height="64" src="http://www.ekders.net/edebiyat/img/ziyaosmansaba.jpg" style="float: left;" width="92" />&nbsp; </span></span> <span class="style52" style="font-family: &quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;;"> ZİYA OSMAN  SABA (1910- 1957)<o:p></o:p></span></b></span></span></div>
<div class="style48"></div>
<div class="MsoNormal"><span class="style40"><span class="style39"><span style="font-family: &quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;;"> <span class="style52">&nbsp;&nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp;</span></span><span class="style52" style="font-family: &quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;;">İçinde bulunduğu grup  olan Yedi Meşaleciler arasında şiire en çok bağlı kalan sanatçıdır. İlk  şiirleri  Servet-i Fünun (Uyanış) dergisinde çıkan Ziya Osman Saba, Yedi Meşale  şairleri  arasındadır. Bu topluluğun şiir anlayışını, yaşamının sonuna dek  sürdüren tek  şairdir. İçe dönük bir şair olan Ziya Osman Saba, bu özelliğini  şiirlerinde de  göstermektedir. Kendine özgü üslubuyla hikayeler de yazan Saba, bir  İstanbul  yazarı olarak çevresindeki değişimin içinde hep incelikleri,  güzellikleri aradı.<o:p></o:p></span></span></span></div>
<div class="style48"></div>
<div class="MsoNormal"><span class="style40"><span class="style39"><span style="font-family: &quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;;"> <span class="style52">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span> <span class="style52" style="font-family: &quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;;"> Şiirlerinde  çocukluk ve ilk gençlik anılarına bağlılık, yaşamın küçük  mutluluklarından  duyulan sevinç, acıma duygusu, iyilik düşüncesi, İstanbul sevgisi,  Tanrı&#8217;ya  şükran, ölüm gerçeğini kabulleniş gibi konuları, gözlemci ve dışavurumcu  bir  tarzla genellikle hece ölçüsüyle, ama kimi zaman serbest ölçüyü de  kullanarak  işlemiştir.<o:p></o:p></span></span></span></div>
<div class="style48"></div>
<div class="style48"><span class="style40"><span class="style39">Şiirlerini <b>Sebil ve Güvercinler</b>, <b>Geçen  Zaman</b>, <b>Nefes Almak</b> kitaplarında  toplayan şair, hikayelerini de “<b>Mesut  İnsanlar Fotoğrafhanesi</b>” ile “<b>Değişen  İstanbul</b>” kitaplarında bir araya getirdi. Yazar Ziya Osman Saba, 29  Ocak  1957’de İstanbul&#8217;da öldü.<o:p></o:p></span></span></div>
<div class="MsoNormal"><span class="style40"><span class="style39"><span class="style52" style="font-family: &quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;;"><o:p>&nbsp;</o:p></span><span class="style40"><span class="style39"><span class="style45"><a href="http://www.ekders.net/edebiyat/cumhuriyetdonemitopluluklar/index.html#top"><img border="0" src="http://www.ekders.net/edebiyat/sbt/uzunbasadon.gif" /></a></span></span></span><o:p></o:p></span></span></div>
<div class="MsoNormal"></div>
<div class="MsoNormal"><o:p></o:p><span class="style40"><span class="style39"> </span></span></div>
<div class="MsoNormal"><o:p></o:p><span class="style40"><span class="style39"> </span></span></div>
<div class="MsoNormal"><o:p></o:p><span class="style40"><span class="style39"> </span></span></div>
<div class="MsoNormal"><o:p></o:p></div>
<div class="MsoNormal"><span class="style40"><span class="style39"><span style="font-family: &quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;; font-size: 9pt;"><o:p></o:p></span></span></span></div>
<div class="MsoNormal"><span class="style40"><span class="style39"><b> <span class="style52" style="font-family: &quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;;"> <img alt="" height="150" src="http://www.ekders.net/edebiyat/img/gecenzaman.jpg" style="float: left;" width="111" />GEÇEN ZAMAN<o:p></o:p></span></b></span></span></div>
<div class="MsoNormal"><span class="style40"><span class="style39"><b> <span class="style52" style="font-family: &quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;;"><o:p> &nbsp;</o:p></span></b></span></span></div>
<div class="style48"><span class="style40"><span class="style39">Hiç olmazsa unutmamak  isterdim.<o:p></o:p></span></span></div>
<div class="style48"><span class="style40"><span class="style39">Eski geceler,  sevdiklerimle dolu odalar<o:p></o:p></span></span></div>
<div class="style48"><span class="style40"><span class="style39">Yalnız bırakmayın be­ni  hatıralar.<o:p></o:p></span></span></div>
<div class="style48"><span class="style40"><span class="style39">Az yanımda kal çocukluğum<o:p></o:p></span></span></div>
<div class="style48"><span class="style40"><span class="style39">Temiz yürekli uysal  çocukluğum.<o:p></o:p></span></span></div>
<div class="style48"><span class="style40"><span class="style39">Ah, ümit dolu gençliğim,<o:p></o:p></span></span></div>
<div class="MsoNormal"><span class="style40"><span class="style39"><b> <span class="style52" style="font-family: &quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;;"><o:p> &nbsp;</o:p></span></b></span></span></div>
<div class="style47"><span class="style40"><span class="style39"><br /></span></span></div>
<div class="style47"><span class="style40"><span class="style39"><br /></span></span></div>
<div class="style47"><span class="style40"><span class="style39"><br /></span></span></div>
<div class="style47"><span class="style40"><span class="style39"><br /></span></span></div>
<div class="MsoNormal"><span class="style40"><span class="style39"><b> <span class="style52" style="font-family: &quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;;"><o:p> &nbsp;</o:p></span></b><span class="style40"><span class="style39"><span class="style45"><a href="http://www.ekders.net/edebiyat/cumhuriyetdonemitopluluklar/index.html#top"><img border="0" src="http://www.ekders.net/edebiyat/sbt/uzunbasadon.gif" /></a></span></span></span><o:p></o:p></span></span></div>
<div class="MsoNormal"><span class="style40"><span class="style39"><b> <o:p> <span class="style52" style="font-family: &quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;;"> <a href="http://draft.blogger.com/post-create.g?blogID=679012447973557742" name="garipciler"></a>&nbsp;</span></o:p></b></span></span></div>
<div class="MsoNormal"><o:p><span class="style40"><span class="style39"> </span></span></o:p></div>
<div class="MsoNormal"><span class="style40"><span class="style39"><b> <span class="style52" style="font-family: &quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;;"><o:p> &nbsp;</o:p></span></b></span></span></div>
<div class="MsoNormal"><span class="style40"><span class="style39"><b> <span class="style52" style="font-family: &quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;;"> GARİP AKIMI (1940)<o:p></o:p></span></b></span></span></div>
<div class="MsoNormal"><span class="style40"><span class="style39"><b> <span class="style52" style="font-family: &quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;;"><o:p> &nbsp;</o:p></span></b></span></span></div>
<div class="MsoNormal"><span class="style40"><span class="style39"><span style="font-family: &quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;;"> <span class="style52">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span> <span class="style52" style="font-family: &quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;;"> 1940 yılında  kendilerine Garipçiler adını veren topluluk, <b>Orhan Veli Kanık</b>, <b>Melih  Cevdet Anday</b> ve <b>Oktay Rıfat Horozcu</b>’dan  oluşur.<o:p></o:p></span></span></span></div>
<div class="MsoNormal"><span class="style40"><span class="style39"><span style="font-family: &quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;;"> <span class="style52">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span> <span class="style52" style="font-family: &quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;;"> Şiirde her türlü  kurala ve belirli kalıplara karşı çıkmışlardır. Kuralsızlığı kural  edindiler.  Şiirde ölçü, kafiye ve dörtlüğe karşı çıktılar. Şairaneliği, mecazlı  söyleyişleri, sanatları kabul etmediler. Süslü ve sanatlı dile karşı  çıkıp sade  bir dil kullandılar. <o:p></o:p></span></span></span></div>
<div class="MsoNormal"><span class="style40"><span class="style39"><span style="font-family: &quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;;"> <span class="style52">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span> <span class="style52" style="font-family: &quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;;"> Şiirde o  döneme kadar işlenmemiş konuları ele aldılar. Konuşma dili ile günlük  sıradan  konuları işlediler. Şiirlerinin başlıca konuları, günlük hayat, sıradan  insanların problemleri, yaşama sevinci ve hayattaki bazı garipliklerdi.  Halk  deyişlerinden yararlanmışlar, toplumsal yergiye yer vermişlerdir.<o:p></o:p></span></span></span></div>
<div class="MsoNormal"><span class="style40"><span class="style39"><b> <span class="style52" style="font-family: &quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;;"><o:p> &nbsp;</o:p></span></b><span class="style40"><span class="style39"><span class="style45"><a href="http://www.ekders.net/edebiyat/cumhuriyetdonemitopluluklar/index.html#top"><img border="0" src="http://www.ekders.net/edebiyat/sbt/uzunbasadon.gif" /></a></span></span></span><o:p></o:p></span></span></div>
<div class="style47"><o:p><span class="style40"><span class="style39"> <a href="http://draft.blogger.com/post-create.g?blogID=679012447973557742" name="orhanvelikanik"></a></span></span></o:p><span class="style40"><span class="style39"> </span></span></div>
<div class="MsoNormal"><o:p><span class="style40"><span class="style39"> </span></span></o:p><span class="style40"><span class="style39"> </span></span></div>
<div class="MsoNormal"><o:p><span class="style40"><span class="style39"> </span></span></o:p><span class="style40"><span class="style39"> </span></span></div>
<div class="MsoNormal"><o:p><span class="style40"><span class="style39"> </span></span></o:p><span class="style40"><span class="style39"> </span></span></div>
<div class="MsoNormal"><o:p><span class="style40"><span class="style39"> </span></span></o:p></div>
<div class="MsoNormal"><span class="style40"><span class="style39"><b> <span class="style52" style="font-family: &quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;;"> ORHAN VELİ KANIK (1914-1950) <o:p></o:p></span></b></span></span></div>
<div class="style47"><span class="style40"><span class="style39"><img alt="" height="141" src="http://www.ekders.net/edebiyat/img/orhanvelikanik1.jpg" style="float: left;" width="98" /></span></span></div>
<div class="MsoNormal"><span class="style40"><span class="style39"><span style="font-family: &quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;;"> <span class="style52">&nbsp;&nbsp; </span></span> <span class="style52" style="font-family: &quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;;"> Orhan Veli Kanık, Türk  şiirinde, iki arkadaşıyla birlikte (Oktay Rıfat, Melih Cevdet Anday)  büyük bir  atılım yaşmış, yeni bir anlayışın öncüsü olmuştur.<o:p></o:p></span></span></span></div>
<div class="MsoNormal"><span class="style40"><span class="style39"><span style="font-family: &quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;;"> <span class="style52">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span> <span class="style52" style="font-family: &quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;;"> Onun 1941’de  arkadaşlarıyla birlikte yayımladıkları “<b>Garip</b>” adlı şiir  kitabı ve yazdığı “<b>Önsöz</b>”, Türk şiirinin günden güne  donmuş olan eski değerlerini  yıkmış, şiire başka bir açıdan bakılmasını sağlamıştır.<o:p></o:p></span></span></span></div>
<div class="MsoNormal"><span class="style40"><span class="style39"><span style="font-family: &quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;;"> <span class="style52">&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span> <span class="style52" style="font-family: &quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;;"> Ölçüye baş kaldırıp  serbestçe yazmak; kafiyeyi şiir için gerekli görmekten şiirden silmek;  onu hayal  gücünün kapalı duvarlarından kurtarıp sokağa, gerçek hayata çıkarmak;  yapmacıksız, tabii bir söyleyişle&nbsp;  günülk yaşayış içinde halktan insanları yakalamak; her çeşit kelimeyi,  konuyu  şiire sokmak, halk deyişlerinden yararlanmak, toplumla ilgili yergiye  yer  vermek&#8230;işte Orhan Veli’nin açtığı çığırın ilkeleri bunlardır. Orhan  Veli bu  ilkelerin hem savunuculuğunu hem de uygulayıcılığını yapmıştır. Bu  ilkeleri&nbsp; şiirlerinde&nbsp; başarıyla  uygulamıştır.<o:p></o:p></span></span></span></div>
<div class="MsoNormal"><span class="style40"><span class="style39"><b> <span class="style52" style="font-family: &quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;;"> Şiir kitapları: <o:p></o:p></span></b></span></span></div>
<div class="style48"><span class="style40"><span class="style39">Garip, Vazgeçemediğim,  Destan Gibi, Yenisi Karşı.<o:p></o:p></span></span></div>
<div class="MsoNormal"><span class="style40"><span class="style39"><b> <span class="style52" style="font-family: &quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;;"> Nesir eserleri:<o:p></o:p></span></b></span></span></div>
<div class="style48"><span class="style40"><span class="style39">Sanat ve Edebiyat  Dünyamız, Bindiğimiz Dal.<o:p></o:p></span></span></div>
<div class="MsoNormal"><span class="style40"><span class="style39"><b> <span class="style52" style="font-family: &quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;;"><o:p> &nbsp;</o:p></span></b><span class="style40"><span class="style39"><span class="style45"><a href="http://www.ekders.net/edebiyat/cumhuriyetdonemitopluluklar/index.html#top"><img border="0" src="http://www.ekders.net/edebiyat/sbt/uzunbasadon.gif" /></a></span></span></span><o:p></o:p></span></span></div>
<div class="style47"><o:p><span class="style40"><span class="style39"> <a href="http://draft.blogger.com/post-create.g?blogID=679012447973557742" name="butunsiirleri"></a></span></span></o:p><span class="style40"><span class="style39"> </span></span></div>
<div class="MsoNormal"><o:p><span class="style40"><span class="style39"> </span></span></o:p><span class="style40"><span class="style39"> </span></span></div>
<div class="MsoNormal"><o:p><span class="style40"><span class="style39"> </span></span></o:p></div>
<div class="MsoNormal"><span class="style40"><span class="style39"><b> <span class="style52" style="font-family: &quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;;"><o:p> &nbsp;</o:p></span></b></span></span></div>
<div class="MsoNormal"><span class="style40"><span class="style39"><img alt="" height="246" src="http://www.ekders.net/edebiyat/img/orhenvelibutunsiirleri.jpg" style="float: left;" width="162" /></span></span></div>
<p><span class="style40"><span class="style39"></span><b><span class="style52" style="font-family: &quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;;">ANLATAMIYORUM</span></b><b><span style="font-family: &quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;; font-size: 9pt;"><o:p></o:p></span></b> </span>
<div class="style48"></div>
<div class="style48"><span class="style40">Ağlasam sesimi duyar  mısınız,<o:p></o:p></span></div>
<div class="style48"><span class="style40">Mısralarımda;<o:p></o:p></span></div>
<div class="style48"><span class="style40">Dokunabilir misiniz,<o:p></o:p></span></div>
<div class="style48"><span class="style40">Gözyaşlarıma, ellerinizle?<o:p></o:p></span></div>
<div class="style48"></div>
<div class="style48"><span class="style40">Bilmezdim şarkıların bu  kadar güzel,<o:p></o:p></span></div>
<div class="style48"><span class="style40">Kelimelerinse kifayetsiz  olduğunu<o:p></o:p></span></div>
<div class="style48"><span class="style40">Bu derde düşmeden önce.<o:p></o:p></span></div>
<div class="style48"></div>
<div class="style48"><span class="style40">Bir yer var, biliyorum;<o:p></o:p></span></div>
<div class="style48"><span class="style40">Her şeyi söylemek mümkün;<o:p></o:p></span></div>
<div class="style48"><span class="style40">Epeyce yaklaşmışım,  duyuyorum;<o:p></o:p></span></div>
<div class="style48"><span class="style40">Anlatamıyorum<o:p></o:p></span></div>
<div class="MsoNormal"><span class="style40"><b> <span class="style52" style="font-family: &quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;;"><o:p> &nbsp;</o:p></span></b><span class="style40"><span class="style39"><span class="style45"><a href="http://www.ekders.net/edebiyat/cumhuriyetdonemitopluluklar/index.html#top"><img border="0" src="http://www.ekders.net/edebiyat/sbt/uzunbasadon.gif" /></a></span></span></span><o:p></o:p></span></div>
<div class="MsoNormal"><span class="style40"><b> <span style="font-family: &quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;; font-size: 9pt;"><o:p> &nbsp;</o:p></span><span class="style52" style="font-family: &quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;;"><a href="http://draft.blogger.com/post-create.g?blogID=679012447973557742" name="oktayrifathorozcu"></a></span></b></span></div>
<div class="MsoNormal"><o:p><span class="style40"> </span></o:p><span class="style40"> </span></div>
<div class="MsoNormal"><o:p><span class="style40"> </span></o:p></div>
<div class="MsoNormal"><span class="style40"><b> <span class="style52" style="font-family: &quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;;"><o:p> &nbsp;</o:p></span></b></span></div>
<div class="MsoNormal"><span class="style40"><b> <span class="style52" style="font-family: &quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;;"> <img alt="" height="140" src="http://www.ekders.net/edebiyat/img/oktayrifat1.jpg" style="float: left;" width="112" />OKTAY RIFAT HOROZCU (1914-  1988)<o:p></o:p></span></b></span></div>
<div class="MsoNormal"><span class="style40"><b> <span class="style52" style="font-family: &quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;;"><o:p> &nbsp;</o:p></span></b></span></div>
<div class="MsoNormal"><span class="style40"><span style="font-family: &quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;;"> <span class="style52">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span> </span> <span class="style52" style="font-family: &quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;;"> Yeni akımın Orhan  Veli ile birlikte önde gelen şairi Oktay Rıfat, halk masalarından halk  deyimlerinden, halk tekerlemelerinden, onlara yeni görünüşler sağlayarak   yararlanmış, toplum sorunlarına değinmiştir. “<b>Perçemli Sokak</b>”  adlı kitabıyla birlikte şiir anlayışında büyük  değişiklik olmuş; soyut şiire kaymıştır. Roman ve tiyatro eserleri  vardır. <o:p></o:p> </span></span></div>
<div class="MsoNormal"><span class="style40"><b> <span class="style52" style="font-family: &quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;;"> Şiir kitapları:<o:p></o:p></span></b></span></div>
<div class="style48"><span class="style40">Yaşayıp Ölmek, Aşk ve  Avarelik Üzerine Şiirler, Güzelleme, Karga ile Tilki, Aşk Merdiveni,  Denize  Doğru Konuşma, Dilsiz ve Çıplak, Koca Bir Yaz vs&#8230;<o:p></o:p></span></div>
<div class="MsoNormal"><span class="style40"><b> <span class="style52" style="font-family: &quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;;"> Oyunları:<o:p></o:p></span></b></span></div>
<div class="style48"><span class="style40">Kıskançlar, Oyun İçinde  Oyun, Kadınlar Arasında Atlar ve Filler, Yağmur Sıkıntısı, Çil Horoz  vs&#8230;<o:p></o:p></span></div>
<div class="MsoNormal"><span class="style40"><b> <span class="style52" style="font-family: &quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;;"> Romanları:<o:p></o:p></span></b></span></div>
<div class="style48"><span class="style40">Bir Kadının Penceresinden,  Danaburnu.<o:p></o:p></span></div>
<div class="MsoNormal"><span class="style40"><b> <span class="style52" style="font-family: &quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;;"><o:p> &nbsp;</o:p></span></b></span></div>
<div class="MsoNormal"><o:p><span class="style40"> </span></o:p><span class="style40"> <span class="style40"> <span class="style39"> <span class="style45"><a href="http://www.ekders.net/edebiyat/cumhuriyetdonemitopluluklar/index.html#top"><img border="0" src="http://www.ekders.net/edebiyat/sbt/uzunbasadon.gif" /></a></span></span></span><o:p></o:p></span></div>
<div class="style47"><o:p><span class="style40"> <a href="http://draft.blogger.com/post-create.g?blogID=679012447973557742" name="melihcevdetanday"></a></span></o:p><span class="style40"> </span></div>
<div class="MsoNormal"><o:p><span class="style40"> </span></o:p><span class="style40"> </span></div>
<div class="MsoNormal"><o:p><span class="style40"> </span></o:p><span class="style40"> </span></div>
<div class="MsoNormal"><o:p><span class="style40"> </span></o:p></div>
<div class="MsoNormal"><span class="style40"><img alt="" height="150" src="http://www.ekders.net/edebiyat/img/melihcevdetanday.jpg" style="float: left;" width="103" /></span></div>
<p><span class="style40"></span><b><span class="style52" style="font-family: &quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;;">MELİH  CEVDET ANDAY (1915 &#8211; 2002)<o:p></o:p></span></b> 
<div class="MsoNormal"><b> <span class="style52" style="font-family: &quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;;"><o:p> &nbsp;</o:p></span></b></div>
<div class="MsoNormal"><span style="font-family: &quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;;"> <span class="style52">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span> <span class="style52" style="font-family: &quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;;"> Şiirlerinde  toplumsal gerçekliği işler. İlk şiirlerindeki romantik özelliklerinden  daha  sonra sıyrılarak duygulardan çok aklın egemenliğine, güzel günlerin  özlemine  bırakır. Söz oyunlarından kaçarak yalın bir dil kullanır. Düzyazılarında   çoğunlukla yoğun bir düşünce, şiirsel, espirili, özlü bir dili vardır.<o:p></o:p></span></div>
<div class="MsoNormal"><span style="font-family: &quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;;"> <span class="style52">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span> <span class="style52" style="font-family: &quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;;"> Melih Cevdet  Anday; fıkra, makale, deneme, çeviri, gezi, roman, tiyatro türlerinde  yazmakla  beraber ısrarla şiir üzerinde durur. <o:p></o:p></span></div>
<div class="MsoNormal"><b> <span class="style52" style="font-family: &quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;;"> Şiirleri: </span></b> <span class="style52" style="font-family: &quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;;"> Garip, Rahatı Kaçan Ağaç, Telgrafname, Yan Yana.</span><b><o:p></o:p></b></div>
<div class="MsoNormal"><b> <span class="style52" style="font-family: &quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;;"> Denemeleri: </span></b> <span class="style52" style="font-family: &quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;;"> Doğu-Batı, Konuşarak, Yasak.</span><span style="font-family: &quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;; font-size: 9pt;"><b> <o:p></o:p> </b></span></div>
<div class="MsoNormal"><b> <span class="style52" style="font-family: &quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;;"> Çevirileri: </span></b> <span class="style52" style="font-family: &quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;;"> İngiliz Edebiyatından Denemeler.<o:p></o:p></span></div>
<div class="MsoNormal"><b> <span class="style52" style="font-family: &quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;;"> Tiyatroları : </span></b> <span class="style52" style="font-family: &quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;;"> Komedya, İçerdekiler, Gizli Emir.</span><b><o:p></o:p></b></div>
<div class="style47"></div>
<div class="MsoNormal"><b> <span class="style52" style="font-family: &quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;;"><o:p> &nbsp;</o:p></span></b></div>
<div class="MsoNormal"><b> <span class="style52" style="font-family: &quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;;"><o:p> &nbsp;</o:p></span></b><span class="style40"><span class="style39"><span class="style45"><a href="http://www.ekders.net/edebiyat/cumhuriyetdonemitopluluklar/index.html#top"><img border="0" src="http://www.ekders.net/edebiyat/sbt/uzunbasadon.gif" /></a></span></span></span><o:p></o:p></div>
<div class="MsoNormal"><b> <o:p> <span class="style52" style="font-family: &quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;;"> <a href="http://draft.blogger.com/post-create.g?blogID=679012447973557742" name="ikinciyeniakimi"></a>&nbsp;</span></o:p></b></div>
<div class="MsoNormal"><o:p> </o:p> </div>
<div class="MsoNormal"><o:p> </o:p> </div>
<div class="MsoNormal"><o:p> </o:p> </div>
<div class="MsoNormal"><b> <span class="style52" style="font-family: &quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;;"> İKİNCİ YENİ AKIMI (1950)<o:p></o:p></span></b></div>
<div class="MsoNormal"><b> <span class="style52" style="font-family: &quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;;"><o:p> &nbsp;</o:p></span></b></div>
<div class="MsoNormal"><span style="font-family: &quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;;"> <span class="style52">&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span> <span class="style52" style="font-family: &quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;;"> Orhan Veli ve  arkadaşlarının oluşturmuş olduğu Garip akımına tepki olarak 1950’li  yıllarda  ortaya çıkan bir akımdır. Farklı imgeler, çağrışımlar ve soyutlamalarla  yeni bir  söyleşin hedeflendiği akımın öncüleri arasında&nbsp; <b>Edip Cansever</b>, <b>Turgut Uyar</b>, <b>Cemal Süreyya</b>, <b>İlhan Berk</b>… sayılabilir. İkinci yeni akımı birinci yeni  olarak  bilinen Garip akımı ile zıt özellikleriyle dikkati çeker.<o:p></o:p></span></div>
<div class="MsoNormal"><span style="font-family: &quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;;"> <span class="style52">&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span> <span class="style52" style="font-family: &quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;;"> Bu akımda şiir dili  oldukça zorlanmış, kolay söyleyişler itibar görmemiştir.<o:p></o:p></span></div>
<div class="MsoNormal"><span style="font-family: &quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;;"> <span class="style52">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span> <span class="style52" style="font-family: &quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;;"> Biçim güzelliği  ön plana çıkmıştır.<o:p></o:p></span></div>
<div class="MsoNormal"><span style="font-family: &quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;;"> <span class="style52">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span> <span class="style52" style="font-family: &quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;;"> Kolayca  anlaşılmak yerine kapalı imgesel bir anlatım tercih edilmiş,  soyutlamalarla  şiire derinlik getirilmeye çalışılmıştır.<o:p></o:p></span></div>
<div class="MsoNormal"><span style="font-family: &quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;;"> <span class="style52">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span> <span class="style52" style="font-family: &quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;;"> Bu şairler  noktalama işaretleriyle büyük harf kullanmamışlardır.<o:p></o:p></span></div>
<div class="MsoNormal"><span class="style52" style="font-family: &quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;;"><o:p>&nbsp;</o:p></span><span class="style40"><span class="style52"><a href="http://www.ekders.net/edebiyat/cumhuriyetdonemitopluluklar/index.html#top"><img border="0" src="http://www.ekders.net/edebiyat/sbt/uzunbasadon.gif" /></a></span></span></div>
<div class="style47"><o:p><a href="http://draft.blogger.com/post-create.g?blogID=679012447973557742" name="edipcansever"></a></o:p> </div>
<div class="MsoNormal"><o:p></o:p> </div>
<div class="MsoNormal"><o:p></o:p> </div>
<div class="MsoNormal"><o:p></o:p> </div>
<div class="MsoNormal"><b> <span class="style52" style="font-family: &quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;;"> <img alt="" height="173" src="http://www.ekders.net/edebiyat/img/edipcansever1.jpg" style="float: left;" width="134" />EDİP  CANSEVER (1928-1986)</span></b><span class="style52"> </span> <b> <span style="font-family: &quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;; font-size: 9pt;"><o:p></o:p></span></b></div>
<div class="style48">İkinci Yeni içindeki bazı şairler gibi  anlamsızlığı savunmadı. Kapalı,  anlaşılması güç, yine de anlamdan ayrılmayan bir şiire yöneldi. Çok  farklı  imgeler kullanırken bile düşünce öğesini göz ardı etmedi. Yapıtlarına  tutarlı  bir bütünlük kazandırdı. Şiirinde düzyazı olanaklarını kullanmaktan da  çekinmedi. Yalnız şiirleriyle değil tepkileri ve yaşama biçimiyle de  kendisinden  söz ettirdi. Sürekli yazan, yayınlayan bir şair olarak ilgileri hep  üstünde  tuttu.</div>
<div class="blogger-post-footer"><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-3333397344182406";
/* 336x280, oluşturulma 01.12.2008 */
google_ad_slot = "7351974886";
google_ad_width = 336;
google_ad_height = 280;
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dilveanlatim.com/cumhuriyet-donemi-topluluklari/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
